
KJB Koordinasyonu yaptığı yazılı açıklamada, AKP Hükümeti’nin Kürtlere karşı başlattığı savaşın kapsamını genişleterek sürdürdüğünü belirtti. Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan üzerindeki tecridin de ağırlaştırılarak devam ettiğini belirtti. Açıklamada şu ifadeler yer aldı: “Hareket ve halk olarak Önderliğimizin sağlığı ve güvenliği hakkında hiçbir haber alınamamaktadır. AKP Hükümeti Önderliğimiz ile avukatlarının görüşmesini tümden kesme temelinde yeni yasa formülleri bulma peşindedir. Bu yasa arayışları ile imha temelindeki yaklaşımlarına meşruiyet kılıfı uydurmaya çalışmaktadır.“
AKP acizlik içerisinde
Gerillaya dönük kara ve hava operasyonları ve sınırötesi harekat hazırlıkları ile imha amaçlı saldırıların sürdürüldüğü belirtilen KJB açıklamasında, AKP’nin Kürt halkının demokratik siyaset mücadelesini terörize etmeye çalıştığı ifade edildi. Kürt halkının demokratik siyasetini ve taleplerini meclise taşırma, demokratik Blok çalışmalarını geliştirme yaklaşımı temelinde demokratik siyaset iradesi koymasına rağmen, AKP Hükümeti’nin fiiliyatta BDP’nin meclise gitmemesi için yoğun bir çaba içerisinde olduğu kaydedildi. Açıklamada, „Nasıl ki 12 Haziran seçimi ardından halkımızın demokratik siyaset iradesine tahammülsüzlüğünü 6 milletvekilinin tutukluluğunda ısrar ederek göstermişse, şimdi de kesintisiz devam eden tutuklamalarla BDP’nin meclisteki varlığını etkisizleştirme, iradesini kırarak teslim alma çabası içerisindedir“ denildi. Bu durumun Kürt halkının Demokratik Özerklik sistemini inşadaki ısrarı ve onurlu mücadelesi karşısında, AKP Hükümeti’nin içine düştüğü acizlik olduğu belirtildi.
Tutuklamaların, halkın demokratik iradesini vesayet altına alma ve BDP’nin meclisteki varlığını zayıflatarak anlamsızlaştırma çabasından ibaret olduğu belirtilen açıklamada, tüm demokrat ve aydın çevrelerin de tutuklamalar karşısında tavır alması gerektiği kaydedildi.
‘İhbar uygulaması AKP’nin kelle avcılığıdır’
Toplumu parçalama ve karşıtlaştırma temelinde geliştirilmeye çalışılan ihbar uygulamasına da dikkat çekilen KJB açıklamasında şöyle denildi: „AKP Hükümeti bir yandan halkımızın özgür ve demokratik iradesini sindirme bir yandan da toplumu parçalama ve karşıtlaştırma temelinde hiçbir ahlaki sınır tanımayan uygulamalarını yasaya dönüştürme çabası içerisindedir. Toplumu açlık politikaları ile terbiye ederek devletin kırıntılarına muhtaç edilmeye çalışılmaktadır. Bu, değerlerinden kopararak onursuzlaştırma politikasıdır. Bu politikaların son uygulama biçimlerinden olan ihbarcılığı geliştirme ve ihbar karşılığında para ve maddi imkanlar sunarak ödüllendirme politikası, AKP hükümetinin topluma reva gördüğü kelle avcılığıdır. Bu, topluma en büyük saygısızlık ve hakarettir. Onuru ile yaşamak isteyen herkes, AKP’nin bu çirkin politikalarına tavır koyarak karşı durmalıdır.“
Serhildan çağrısı
Hava saldırıları nedeniyle yaşamını yitiren dört HPG gerillası için ailelerine ve Kürt halkına başsağlığı dileğinde bulunulan KJB Koordinasyonu açıklamasında, „Önderliğimizin özgürlüğünü, dolayısıyla halkımızın ve kadınların özgürlüğünü gerçekleştirinceye kadar mücadeleyi yükseltme sözü“ verildi.
Serhildanlara ivme kazandırma çağrısı yapan KJB, Kürt halkına yönelik tasfiye ve imha konseptini boşa çıkarmak için, 9 Ekim’’de gerçekleştirilecek olan Gemlik yürüyüşüne güçlü katılmaya çağırdı.
ANF/BEHDİNAN
Kadın kurumları da tepki gösterdi
Demokratik Özgür Kadın Hareketi (DÖKH) bileşenini oluşturan Amed’deki kadın kurumları, yaptığı basın açıklamasıyla önceki gün „KCK“ adı altında çok sayıda eve düzenlenen baskınlarda yüzlerce kişinin gözaltına alınmasını protesto etti. Açıklamayı, kadın kurumları adına Kardelen Kadın Evi Koordinatörü Mukaddes Alataş yaptı.
‘Kime gözdağı veriyorsunuz?’
Alataş, Türkiye’de sivil alanda bir yandan legal siyaset yapma adına her koldan seferberlik ve öngörüşlülük çalışmaları devam ederken, diğer taraftan devletin Kürt siyasetçilerinin önünü bütün erkleriyle kapatma çabası verdiğini söyledi. Kürt siyasetçilere meşru zeminde siyaset yapma şansı bırakılmadığını ifade eden Alataş, „Başbakan Erdoğan’ın ‘Bundan farklı stratejimiz olacak. Bizden iyi niyet beklemesinler’ tehdidiyle ve geçtiğimiz günlerde gözaltına alınacakların listesinin de basın aracılığıyla yayılmasıyla başlayan yeni dönem gözaltı furyası şüphesiz ki Kürt siyasetini ve Kürt sorununun çözüm sürecini baltalama niyetiyle yapılmış bir hesaptır“ şeklinde konuştu.
„Yasa önünde eşitlik ne zaman uygulanacak“ diye soran Alataş, Derik Belediye Başkanı Çağlar Demirel’in evinin kapsının polisler tarafından kırılarak gözaltına alınmasını kınadı. Alataş, „Demirel’i günün hangi saatinde giderseniz gidin makamında bulabilecekken, gecenin bir saati, savcılık iznini kalkan alıp kapısını kırıp içeri girerek, kime, nasıl bir gözdağı verdiğinizi düşünüyorsunuz? Bu zihniyetin tüm halklara verdiği zararı hep beraber yaşayarak gördük“ dedi.
‘Diyaloglar devam etmeli’
KCK Önderi Abdullah Öcalan’a yönelik geliştirilen tecridin 70’inci gününe girdiğini hatırlatan Alataş, şunları aktardı: „Sayın Öcalan’dan 70 gündür hiçbir şekilde haber alamamak süreci bu noktaya getirmiştir. Avukat ve ailesi ile görüşmelerin derhal yapılması, diyalogların kaldığı yerden devam etmesi, Kürt siyasetinin önünde engel olan operasyonlara son verilmesi ve tutuklananların serbest bırakılması gerekmektedir.“
DİHA/AMED