Ocak ayının son iki haftası ve şubat ayının ilk iki haftası arasında üç gün tutulan Xızır Orucu, Alevi inancında önemli bir yere sahip.
Alevi Piri Mustafa Mısır, Xızır ritüelinin yanlızca Alevilikte olmadığını, diğer inançlarda da görüldüğünü söyledi.
Pir Mısır, Xızır Orucu’nun içeriğini şu şekilde açıkladı: “Sevgi ve kardeşlik inancı üzerine kurulan Xızır ritüeli, bütün inançlarda mevcutur. Xızır, darda ve zorda olan insanlara yetişendir. Bu günler içerisinde üç gün Xızır orucu tutulur. Bu aynı zamanda baharın ve Newroz’un da müjdecisidir. Herkes evinin önünü temizliyerek bu günlere hazırlanır. Herkes birbirinden rızalık ister. Toplumun rızasını almak, yaradanın da rızasını almak anlamına geliyor. Bizim yolumuz, bizim mürşidimizdir. Masum olarak dünyaya geldik. Sonra nefsimiz, ruhumuzu kirletti. Xızır Orucu, bu kirlerden arınmanın ve temizlenmenin adıdır. Alevilik bugünlere gelmişse doğru temeller üzerinde şekilendiği içindir. Hak ve adaletin temsiliyetini yaptığı için kendisini korumuştur. Cennet de, cehennem de bu dünyadadır. Eşlerimizi kendimize huri edinerek evimizi cennete çevirebiliriz. Yaradılış itibariyle herkes yaradan karşısında eşitir. Yaradan yere göğe sığmaz ama insanın kalbine sığabilir.”
Xızır Orucu dolayısıyla Hak-Evi’nde düzenlenen etkinliğe evlerde yapılan yemekler getirilerek katılanlara ikram edildi. Pir Mustafa Mısır da “Uyandırılan çıramız, hakka yürüyenlere ışık olsun” sözleri ile çıra uyandırdı. Cemin zakirleri Serdar Güzel ve Müslüm Kaya’nın yanı sıra sanatçı Hüseyin Güneş de sazı ve sözüyle etkinliğe ayrı bir renk kattı.
M.ZAHİT EKİNCİ/HAMBURG