Almanya’nın Münih kentinde 5 yıl süren NSU örgütüne yönelik davaya mağdur aileler adına katılan Avukat Hasan Dilman, dava kapsamının yargılanan 5 kişi ile sınırlı tutulması ve cinayetlerin tüm yönleriyle aydınlatılmamasından ötürü ailelerin tatmin olmadıklarını söyledi. Davanın toplumsal etkilerinin olacağı söyleyen Dilman, NSU’ya yönelik açılan dava ve yargılamanın, Almanya toplumunun büyük bir vicdani muhasebeye girmesine yol açtığını söyledi.
Aileler tepkili
Aralarında Kürtlerin de olduğu 8’i Türkiyeli 10 kişiyi öldürmekle suçlanan aşırı sağcı NSU örgütüne yönelik davada karar açıklandı. Mahkeme heyeti baş sanık Zschäpe’yi suçlu bularak ömür boyu hapis cezasına çarptırdı. Diğer 4 sanığın ise beklenenden daha hafif cezalar alması, katledilenlerin yakınları, mağdurlar ve avukatlarda tepkiye yol açtı.
NSU Davası’nda mağdur ailerin avukatlığını yapan Hasan Dilman, 5 yıl süren davanın Alman toplumunun vicdanına hitap eden tarihi bir dava olduğunu söyledi.
NSU cinayetlerinin tüm bağlantılarıyla aydınlatılmadığını dikkat çeken Dilman, davadan çıkan en önemli sonucun Alman toplumunun ön yargılarının değişmesi ve vicdani bir hesaplaşmaya götürmesi olduğunu söyledi.
Aileler tatmin olmadı
Dilman, mahkeme heyeti ve savcılığın ısrarla davayı 5 kişinin yargılanması olarak ele aldığını, bu yüzden de olayın tamamen aydınlatılmasına olanak verilmediğini söyledi. Dilman, öldürülenlerin ailelerinin, bu örgün arkasındaki güçler, bağlantıları ve destekçilerinin ortaya çıkmaması yani dosyanın bu şekilde kapatılmasından rahatsız olduklarını ifade etti. Ailelerin amacının hangi kişinin kaç yıl ceza aldığından çok olayın tüm ayrıntılarıyla ortaya çıkarılması olduğunu söyleyen Dilman, tüm çabalarına rağmen mahkemenin çerçevesinin yargılanan 5 kişinin dışına çıkmadığını hatırlattı.
Önyargı ve suçlamalar boşa çıkarıldı
Cinayetlerin işlendiği dönemde basının da etkisiyle korkunç şekilde katledilen insanlar için ‘mafya çatışması’, ‘örgüt hesaplaşması’ tarzı suçlamaların kullanıldığını belirten Avukat Dilman, NSU davasının başlanmasının, bir nevi bu insanlara itibarlarının iadesi olduğunu söyledi. Bununla da kamuoyundaki ön yargının önemli oranda ortadan kalktığını sözlerine ekledi.
Alman toplumu ırkçılığın boyutunu gördü
Dilman, “Alman toplumu ırkçılığın ulaşabileceği boyutları bu vahşi cinayetlerle gördü. Diğer yönlerinin yanı sıra bu Alman toplumununa büyük bir vicdan muhakemesi yaptıran bir dava oldu. Mağdur ailelerde katledilen aile bireylerine itham edilen suçlamaların boşa çıkmasının yol açtığı bir rahatlama gözlemlendv Çünkü aileler, çektikleri acı yetmiyormuş gibi suçsuz olduklarını yıllarca en yakın çevrelerine bile ispatlamaya çalıştı. Bence davanın açılması Almanya toplumunun durumunu sorgulamaya başlaması ve ırkçılık konusunda uyanması açısından çok önemli bir adımdı.”
5 yıl süren zorlu mücadele
Münih’te görülen dava duruşmalarının, Mayıs 2013’te başladığını hatırlatan Avukat Hasan Dilman, haftada üç gün yapılan duruşmaların hem kendilerini hem aileleri yıprattığını söyledi. Beklentilerin davanın daha kısa sürede sonuçlanacağı yönünde olduğunu dile getiren Dilman, ancak 5 kişi ile sınırlı tutulan yargılamanın 5 yılı aşkın bir zamana yayılmasına ailelerin psikolojik olarak yıprattığını vurguladı.
Dava bitti ama konu kapanmadı
5 kişinin yargılandığı ve cezalandırıldığı mahkemenin bitmesinin konunun kapandığı anlamına gelmediğini söyleyen Dilman, NSU örgütünün tüm bağlantılarının ortaya çıkması için mücadelenin süreceğini söyledi. Dilman gerek bu örgütün ve cinayetlerinin bütün yönleriyle açığa çıkması gerekirse ırkçılıkla mücadele konusunda herkesin sorumluluğunu yerine getirmesi gerektiğini söyledi.
NSU üç kişi değildi! NSU davasında karar çıktı ancak kurban yakınları ve sivil toplum kuruluşları dosyanın burada kapanmasını istemiyor. Almanya’nın birçok kentinde cinayetlerin tamamen aydınlatılması talebiyle gösteriler düzenlendi. “Sona ermedi” sloganı ile Münih, Berlin, Hamburg, Frankfurt, Kiel ve Rostock kentlerinde yapılan eylemlerde “NSU üç kişi değildi” denilerek tüm bağlantıların ortaya çıkarılması istendi.HABER MERKEZİ