DAİŞ çetelerinin Kobanê’ye yönelik saldırıları devam ederken, yerini yurdunu terk eden binlerce kişi, Suruç’ta çadır kamplarında yaşam mücadelesi veriyor. Her çadırda farklı bir ailenin yaşam öyküsü ve trajedisi ortaya çıkıyor. Bunlardan biri de Arîn Mîrkan Çadır Kent’te yalnız başına yaşayan 70 yaşındaki Rindê İbo. Kulakları iyi duymayan Rindê Îbo’nun tüm ihtiyaçlarını çadırlardaki komşuları karşılıyor. 6 ay önce şeker hastalığı nedeniyle ayağı kesilen Rindê Îbo, savaş nedeniyle iki çocuğu farklı ülkelere göç etmek zorunda kaldığını bir oğlunun ise YPG saflarına katıldığını söylüyor. 



Rindê Îbo’nun vasiyeti

Hastalığı nedeniyle çadırlarda dağıtılan yemeği yiyemediğini belirten Rindê Îbo, Kobanê’den geldiğinden dolayı pişmanlık duyuyor. Îbo, saldırılar esnasında hasta haliyle kaçmak zorunda kaldığını belirterek, “Hastalık nedeniyle ayağımı kestiler. Daha ayağım bağlıyken bu kez komşuların yardımıyla sınırın karşı tarafına geçtim. 2 çocuğum yabancı ülkelere gitmişti. Yaralı olan Lübnan’a diğeri de Almanya’ya gitmiş. En küçük çocuğum Selim de YPG’ye katılınca yalnız başıma kaldım. DAİŞ, köyümüze kadar gelmişti. O sırada eli silah tutan ve toprağını savunmak isteyenler gittiler.” 
Çadırda tek başına yaşama tutunan Rindê Îbo, “Şeker hastası olduğumdan dolayı üç gündür yemek yiyemiyorum” diyor. Kendi topraklarında ölmelerinin dahi engellendiğini vurgulayan Rindê Îbo, son nefesini toprağında vermek istediğini belirterek, vasiyetini bildiriyor: “Bir an önce toprağımıza, Kobanê’ye dönüp orada ölmek istiyorum.’’

DİHA/URFA