
Başkent Trablus’un dört bir yanında silah sesleri geliyor. Halk ya evlerinden çıkmıyor ya da kenti terk ediyor. Kentin büyük çoğunluğunda kontrolü sağlayan NATO destekli muhaliflerin sevinç gösterileri devam ediyor. Kaddafi sonrası Libya’nın geleceği tartışılırken, gelişmeler Irak savaşının ilk günlerini hatırlatıyor.
2003 yılının 8 Nisan’ında ABD tankları Irak’ın başkenti Bağdat’ın ana meydanına ilerlerken, Saddam’ın Enformasyon Başkanı Muhammed El Sahaf basının karşısına çıkmış ve ABD askerlerinin Bağdat’a doğru ilerlemediğini savunmuştu.
Kaddafi’nin sözcüsü Musa İbrahim de El Sahaf’ın benzer açıklamalarda bulunuyor. NATO destekli muhaliflerin başkent Trablus’u ele geçirmesi ve Kaddafi’nin karargahı yerle bir edilmesine rağmen İbrahim, birçok muhalif komutanı esir aldıklarını ve 6500 gönüllünün Kaddafi safına katıldığını ileri sürdü.
El Cezire televizyonun muhaliflere dayandırdığı bir habere göre Kaddafi, Libya’nın yüzde 95’inin kontrolünü kaybetti.
Sembol heykeller kırıldı
Irak’ı hatırlatan bir başka görüntü ise, her iki liderin rejimin sembolü olan heykellerinin kırılması oldu.
ABD tanklarının Bağdat’ın ünlü Firdevs Meydanı’na girmesinden sonra halk meydandaki 6 metre uzunluğundaki Saddam heykeli ABD askerleri yardımıyla yıkmıştı. Halk, yıkılan heykelin çevresinde sevinç gösterileri yapmıştı.
Önceki gün NATO’nun bombaladığı Kaddafi’nin Bab’ül Aziziye karargahına giren muhalifler, 42 yıllık rejimin simgesi olan Kaddafi’nin heykelinin kafasını kopardı ve sonra heykeli tekmeledi. Göstericiler ayrıca ABD savaş uçağını sıkan el anıtına zarar verdi. Kaddafi, heykeli 1986’da Amerikan uçaklarının sarayını vurması ve kızı Hana’yı öldürmesinin ardından diktirmişti. Yerel televizyonlar, muhaliflerin bu ‘kutlaması’nı görüntülerini yayınladı.
Kaddafi yine konuştu
Bu arada NATO’nun 64 hava saldırısıyla yerle bir olan karargahtan geri çekildikten sonra nerede gittiği bilinmeyen Kaddafi, bir ses kaydıyla halka seslendi. Sözkonusu konuşmasında halka “Trablus’u istila eden şeytanlardan kurtarmaları” çağrısında bulundu. Muhaliflerin karargaha girmesinden sonra yayınlanan ses kaydında Bab’ül Aziziye’den taktik gereği çekildiklerini açıklayan Kaddafi, “Karargah zaten NATO saldırısında yerle bir olmuştu. Ya zafer ya ölüm” şeklinde konuştu.
Kaddafi’nin açıklamasından sonra karargaha giren muhaliflerin tuzağa düşürüldüğü ileri sürüldü. İddiaya göre muhalifler Bab-ül Aziziye karargahını dün sabah dolaşırken, silahlı saldırıya uğradı. Saldırı üzerine muhaliflerden bazılarının siper aldıkları, bazılarının koşarak bir kısmının da kamyonetlerle çıkış kapısına yöneldikleri, daha sonra karargaha geri döndükleri belirtildi.
Bu arada Rusya’ya bağlı Kalmukya Cumhuriyeti eski lideri ve Uluslararası Satranç Federasyonu (FIDE) Başkanı Kirsan İlyumjinov, hem Muammer Kaddafi ile hem de Kaddafi’nin büyük oğlu Muhammed ile görüştüğünü duyurdu. İlyumjinov, Kaddafi’nin kendisine “Ben sağım ve hayattayım. Şu anda Trablus’ta bulunuyorum” dediğini aktardı.
Kaddafi’nin doğum yeri olan Sirte’ye kaçtığı ileri sürülüyordu. NATO güçleri ile muhalifler Sirte’yi çember almıştı.
Öte yandan Libya Ulusal Geçiş Konseyi Başkanı Mustafa Abdülcelil, France24 televizyonuna yaptığı açıklamada Trablus’ta yaşanan çatışmalarda 400’ten fazla kişinin öldüğünü sürdü. Çatışmalarda muhaliflerin Kaddafi yanlısı yaklaşık 600 askeri de esir aldığını belirten Abdülcelil, savaşın ancak Muammer Kaddafi’nin yakalanmasıyla sona ereceğini kaydetti.
TRABLUS