KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanlığı, Rojava devriminin sadece Rojava’yı demokratikleştirip özgürleştirmediği; aynı zamanda özgür ve demokratik Suriye’nin de temellerini attığını kaydetti. Türk devletinin başından beri devrimi boğmak istediğine dikkat çeken KCK, çeteleri destekleyen Türkiye’nin son saldırıların da arkasında olduğunu vurguladı.

Rojava devrimi, 19 Temmuz 2012’de Kobanê yönetiminin halk tarafından ele geçirilmesiyle başlamıştı. KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanlığı, birinci yıldönümü dolayısıyla yazılı bir açıklama yaptı. Yürütme Konseyi Eşbaşkanlığı, bu devrimin yüzyıllık özlemin ve 40 yıllık büyük mücadelenin sonucu olduğuna dikkat çekerek, Rojava halkı ve gençlerinin on yıllardır tüm parçalarda kan, can ve emek verdiğini hatırlattı.
Yürütme Konseyi Eşbaşkanlığı, bu devrimin gerçekleşmesinde Öcalan’ın büyük emeği olduğunu belirterek, şunları kaydetti: “Önder Apo Rojava halkı ile yirmi yıl iç içe yaşamış; devrimin düşünsel ve toplumsal temelini bu yıllarda çok güçlü atmıştır. Rojava halkının önemli bölümü bu Önderliği tanımış; yaşam ve mücadele tarzına layık olmak için elinden geleni yapmıştır. Böylece Önder Apo sadece Rojavalı kadrolara değil, halka da kendi yaşam ve mücadele tarzını vermiştir. Rojava halkının büyük devrimci öğretmeni olmuştur. Rojava devriminin başarısında Önder Apo’nun bu çabaları, yaşam ve mücadele tarzının halkta yarattığı etkinin rolü büyüktür.”
Rojava devriminde Öcalan’ın Demokratik Modernite paradigması ve üçüncü yolun doğruluğunu kanıtladığı belirtilen KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanlığı açıklamasına şöyle devam edildi: “Devlet ve iktidarı hedefleyen değil de toplumu güç yapmak isteyen cinsiyet özgürlükçü-ekolojik-demokratik toplum paradigması Rojava’da başarılı bir biçimde pratikleşmiştir. Tüm saldırılara rağmen bu devrim kendini koruyabiliyorsa bunun temel nedeni demokratik topluma dayanmasıdır. Demokratik topluma dayalı demokratik konfederal sistem Rojava halkını güç yapmaktadır. YPG bu demokratik topluma dayanarak direnmekte ve saldırıları püskürtmektedir. Demokratik toplum gerçeğinin aynı zamanda güçlü bir savunma gücü olduğu gerçeği Rojava devriminde bir daha kanıtlanmıştır.
Bugün Rojava’da kadın, gençlik, yaşlı, çocuk toplumun tüm kesimi örgütlenmekte ve demokratik toplumu yaratmaktadır. Rojava Kürdistan’daki tüm etnik ve inançsal topluluklar da özgür biçimde örgütlenmekte, yaşama demokratik ortamda özgürce katılmaktadır. Devrim ortamında tam demokrasi ve tam özgürlük yaşanmaktadır. Bu ortamda da zihniyetler, düşünce ve yaşam biçimleri hızla değişmektedir. Rojava’da çok hızlı bir biçimde demokratik toplumcu bir yaşam inşa edilmektedir. Rojava’da tam anlamıyla bir özgür yaşam havası solunmaktadır. Zorluklara karşı direnme ile özgür yaşam havasını soluma aynı anda yaşanmaktadır.”

Rojava devriminin etkisi
Rojava Kürdistan halkının gerçekleştirdiği demokratik devrimin, yarattığı demokratik toplum ve demokratik konfederal yapılanma ile sadece Rojava’yı demokratikleştirip özgürleştirmediği, aynı zamanda özgür ve demokratik Suriye’nin temellerini attığına dikkat çekilen açıklamada şunlar belirtildi: ”Bugün Suriye’nin en temel demokratik gücü Kürtlerdir. Suriye’nin demokratikleşmesinin temelidirler. Eğer bugün Suriye halkı mevcut iktidardan ve demokratik olmayan muhalefetten yana değilse bunu sağlayan Rojava devrimidir. Suriye halkı Rojava devrimi şahsında üçüncü bir yolun varlığını görmüştür. Suriye halkı şimdi üçüncü bir yol temellinde Suriye’nin demokratikleşmesini istemektedir.
Uluslararası güçlerin şimdi mevcut iktidar ve muhalefet dışında yeni bir toplumsal ve siyasi denge arayışı içinde olması Rojava’da ve Suriye’de izlenen politikanın doğruluğunu kanıtlamıştır. Kürtler bu politikalarında ısrar etiklerinde mutlaka başaracaklardır. Sadece Suriye’yi demokratikleştirmeyecekler, Ortadoğu’nun demokratikleşmesinde de örnek model olacaklardır. Suriye’nin Ortadoğu’nun demokratikleşmesinde model olma zemini ve fırsatı doğmuş bulunmaktadır.
Biz de bu temelde Suriye demokrasi güçlerini ve Rojava devrim güçlerini ortaklaştırıp demokratik Suriye ve özgür Kürdistan’ı gerçekleştirmeye çağırıyoruz. Rojava’nın ve Suriye demokrasi güçlerinin geleceği bu birlikteliğe bağlı olacaktır.”

Birlik içinde etkinlik

Rojava’daki küçük-büyük tüm siyasi güçlerin de birliklerini demokratik ve özgürlükçü temelde sağlayarak Suriye’nin demokratikleşmesinde rollerini daha etkin oynamaları gerektiğini kaydedilen açıklamada, Rojava’da iktidar ve güç peşinde koşmanın, devrime şantaj yapmanın ve bu temelde Kürtler arası gerilim ve parçalanma yaratmanın, Kürtlerin çıkarına olamayacağının altı çizildi. Açıklamada, şu hususlara dikkat çekildi: “Kürtler birliklerini demokratik temelde güçlendirir, demokratik topluma dayalı olarak özyönetimlerini kurar ve bu demokratik güçlerini Suriye’nin özgürlükçü demokratik güçleri ile birleştirirlerse özgür Kürdistan statüsü temelinde Suriye’nin demokratikleşmesinin de güvencesi olurlar. Bu temelde küçük-büyük tüm Kürdistani güçler demokratik birlik içinde yer alarak bu tarihi dönemde Suriye’nin demokratikleşmesinin temel gücü olmayı bilmelidirler. Devrim, Rojava’daki tüm Kürtlerin ve ezilen toplulukların devrimi olduğu gibi tüm Kürdistan parçalarının da devrimdir. Bu nedenle tüm Kürtleri Rojava devrimini sahiplenmeye ve devrimin başarısı için çalışmaya çağırıyoruz.”

Devrim düşmanları durmuyor

KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanlığı, Rojava’da büyük bir toplumsal ve siyasal devrim yaşanırken, devrim düşmanlarının da bu devrimi dağıtmak ve başarısız kılmak için saldırdığını anımsatarak, açıklamasını şöyle sürdürdü: “Bu devrimin derin demokratik karakteri, Suriye’deki, tüm bölgedeki, hatta Kürtler içindeki gericiliği ürkütmektedir. Tüm bu güçler Rojava devriminin demokratik karakterinde kendi sonlarını görmektedirler. Rojava Kürdistan devrimi başarılı olduğunda devletçi, iktidarcı, antidemokratik güçlerin de ayakta kalma şansı olmayacaktır. Rojava devrimi ile Arap dünyasındaki devrimci demokratik hareketler Ortadoğu’nun zihniyetini de, toplumsal ve siyasal çehresini de değiştirecek bir karaktere sahiptir. Zaten 40 yıldır PKK öncülüğünde gelişen devrimin varlığı ve gücü düşünüldüğünde bölgedeki her türlü gericiliğin sonu giderek yaklaşmaktadır. Bu açıdan Rojava devrimi, Rojava Kürdistan’ın sınırlarını aşarak bölgesel devrim haline gelmiştir.
Rojava devrimine saldırının arkasında bölgesel güçler bulunmaktadır. Esad rejiminin Rojava devrimine saldırmasının bir yönü bu devrimin Suriye’yi demokratikleştirme karakteriyken, diğer yönü ise Suriye ile ittifak halindeki bölge güçlerinin kışkırtmasıdır.
Rojava devriminin ikinci yıllına girerken saldırılar yine artmıştır. Özellikle Serêkaniyê’deki saldırıların arkasında doğrudan Türkiye vardır. Bu gerçeklik bile Rojava devriminin Kürt karşıtlarını ve bölge gericiliğini ne kadar ürküttüğünü göstermektedir.”

Kürdistan halkına çağrı

Tüm bu saldırılara karşı Rojava devriminin toplumdan aldığı güç ile direndiği belirtilen açıklama, şu çağrı ve taahhüt ile noktalandı: “Kürtlerin Filistin’i olan Rojava’ya tüm Kürdistan halkı sahip çıkarak; bu devrimin başarısını Kürtlerin onur ve namus borcu görerek her türlü desteğiyle bu devrimin yanında olacaktır. Rojava devriminin birinci yıllını şehitler şahsında bir daha kutluyor; bu devrimin yanında olacağımızı; Rojava halkı ve özyönetiminin aldığı kararları destekleyeceğimizi bir daha ilan ediyoruz.” 

ANF/BEHDİNAN