Eşbaşkanlar ve vekillerin tutuklanmasını protesto eyleminde gözaltına alınarak ‘örgüt üyesi’ suçlamasıyla tutuklanan DBP Eşbaşkanı Sebahat Tuncel, hakimlikte şu savunmayı yaptı: “Türkiye’de siyasi bir darbe ile karşı karşıyayız. Eşbaşkanlar ve milletvekillerinin tutuklanması bu darbenin en belirgin özelliğidir. Darbeye karşı direnmek darbeye durmak her kesimin hakkıdır. Bu darbe karşısında kaybeden HDP olmayacaktır. Kaybeden Türkiye demokrasisi ve siyaseti olacaktır. Türkiye de siyaset ne yazık ki yargı eliyle dizayn ediliyor. Biz bir kez daha bununla karşı karşıya kaldık. Bu gelenek devam etmektedir özellikle AKP iktidarı döneminde de bu tutum katı bir şekilde devam etmektedir. Bugün DBP’ye yönelik tutum kati ispatıdır. Karşınızda olmam hukuki değildir. 

Karar Ankara’da verilmiştir

Kürt halkının sesini kısma Kürt halkının nefesini kesme amaçlanmıştır, sonucu belli bir karardır. Ankara’da bu karar verilmiştir, bunun böyle olduğunun altını çizmek istiyorum. İki dönem milletvekilliği yaptım, yapmış olduğum tüm açıklamalar ve faaliyetler benim varoluş sebebimdir. Bunların yargı konusu olması Türkiye demokrasi çerçevesinde vahim bir tablodur. Özellikle Kürt sorununda bu bir çözüm değildir. Savaş stratejisinin AKP eliyle devreye konulduğu günden bugüne devam etmektedir. Önümüzdeki dosyalar cemaat eliyle hazırlanmıştır, savcılıkta da ifade verdim bu bir hukuki dava değildir, siyasi davadır. Bu nedenle mahkemenizden hiçbir kişisel talebim yoktur.” 

DBP Eşbaşkanı Tuncel, Diyarbakır E Tipi Cezaevi’ne konuldu. 

Kılıfına uydurup aldılar 

Tuncel’in Avukatı Cemile Turhallı Balsak, Amed’de açılan, ayrı ayrı savcılarda olan 7 soruşturma dosyalarının 1 hafta önce birleştirilerek bir savcıya verildiğini aktardı. Turhallı, “Bu birleştirme kararının üzerinden fiili bir durum yaratılarak, gözaltına alınan milletvekilleri için adliye önüne gelen Tuncel, hukuksuz ve haksız bir şekilde gözaltına alındı” diye kaydetti. 

Cemaat eliyle hazırlandı 

Tuncel hakkında soruşturmayı başlatan, dinleme kararı veren polis, savcı ve hakimlerin çoğunun cemaat soruşturmasında tutuklandığını ve meslekten ihraç edildiğine işaret eden Turhallı, “Bu iş hukuksal bir şekle büründürülmeye çalışılmış” diyerek ekledi: “Parlamenter olduğu dönemde yasama dokunulmazlığı olmasına rağmen, bu dönemde yaptığı açıklamalardan dolayı sorumlu tutulmuş ve bunlar suçlama konusu yapılmış. Tuncel’in siyasi parti faaliyetleri kapsamında gerçekleştirdiği, basın açıklamaları ve basına verdiği demeçler suçlama konusu yapılmış. Tuncel milletvekili olduğu dönemde yasama dokunulmazlığı olmasına rağmen telefonu dinlenmiştir. Bu kayıtlar delil olarak dosyaya konulmuş. DTK yasadışı bir platform olarak gösterilmeye çalışılmış. DTK kriminalize edilerek, illegal bir hale büründürülmeye çalışılmış.”