
Tuncel, belediyelere baskın yapan polislerin kullandığı “Yönetime el koyduk” söylemini de değerlendirdi. Tuncel, şunları söyledi: “Bu anlayış, Yurtta Sulh Konseyi’nden farklı bir durum değildir. Kaymakam ve Vali Yardımcılarının belediyelerde ne işi var? Bu belediyeler konusunda sorunuzunuz varsa, halkın belediyeleri olmadığını iddia ediyorsanız hemen yarın seçimlere gidelim. Bu halk da iradesini ortaya koysun. Ama Kürdistan halkı karşısında AKP’nin hükmü kalmamıştır. AKP hükümeti halkın evini başına yıkan, sivilleri katleden devlet gücüdür. AKP, Kürdistan’da sadece vali ve kaymakamlarla kalmıştır, başkaca da hükmü yoktur. Halkımızı cezalandıran bu yaklaşıma karşı sessiz kalmak insanlık onurundan vazgeçmektir. Biz onurumuzdan vazgeçmeyeceğiz. Bu kayyumlar yok hükmündedir. Bu uzun soluklu bir mücadele olacak. Umudumuzu kırmak istiyorlar ama biz umudumuzu mücadelemizi büyüterek başarıya ulaşacağız halkımızın bundan kuşkusu olmasın.”
HDP: Yok hükmündedir
Halkların Demokratik Merkezi (HDP) Merkez Yürütme Kurulu yazılı bir açıklama yaparak kayyum atanmasını protesto etti. Açıklamada şu ifadeler kullanıldı:
“Kurban Bayramı’nın arife sabahında, siyasi iktidar 28 belediyeye baskın yaparak ‘yönetime el koyduk’ ifadeleriyle, 36 yıl önceki 12 Eylül 1980 darbesini de hatırlatan tarzda bir kayyum darbesi gerçekleştirmiştir.
15 Temmuz’da Meclis’i, yani halkın seçilmiş iradesini bombalayan zihniyetle, seçilmiş belediyelere ‘yönetime el koyduk’ naraları ile giren ve halkın iradesini gasp eden zihniyet arasında fark yoktur.
Bir kez daha belirtiyoruz ki, AKP iktidarı ve Erdoğan tarafından Kanun Hükmünde Kararname ile getirilen ‘belediyelere kayyum’ düzenlemesi, Anayasa’nın birçok maddesine ve Türkiye’nin imzalamış olduğu Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartı da dahil olmak üzere demokratik uluslararası anlaşmalara, evrensel hukuka ve temel insan haklarına aykırıdır.
Seçmen iradesini yok sayan, seçilmiş yerel yöneticileri ve kurulları işlevsiz kılan, halkın iradesini tanımayan bu hukuksuz düzenleme bizler için yok hükmündedir.
Kayyum darbesi ile esas itibariyle Kürt kentlerinde yüzde 65-95 arasındaki oy oranlarıyla seçilmiş belediyeler, yerel yönetimler hedef seçilmiştir. Bu hukuksuz ve keyfi tutum, Kürt kentlerinde mevcut sorunların derinleşmesine, Kürt sorununun iyice çözümsüz hale gelmesine yol açacaktır.
İktidar, 15 Temmuz’u fırsat bilerek attığı bu vahim adımdan bir an önce vazgeçmelidir.”
DİSK: Halk iradesine darbe
Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK), “Kayyum halk iradesine darbedir” başlığıyla yazılı açıklama yaptı. “Bu düzenlemeler, terörle mücadele öne sürülerek yerel halk iradesinin yok sayılması ve bu iradenin gasp edilmesi anlamına gelmektedir. Yine bu düzenleme seçimle işbaşına gelmiş yerel yönetimlerin merkezi yönetime devredilmesi, merkezi hükümetin taşra örgütü haline getirilmesi anlamına gelmektedir” ifadelerine yer verilen açıklamada, bu düzenlemenin süresinin de belirsiz bırakıldığını ve böylece bir sonraki yerel seçimlere kadar yerel yönetim, AKP’ye bırakıldığı belirtildi.
Açıklamada, son olarak şu ifadeler kullanıldı: “Belediye yöneticilerinin keyfi görevden uzaklaştırılması ve yerlerine hükümetin yaptığı atamalar kabul edilemez. Atanan kayyumlar halk iradesine darbedir.”
GABB: Sonuna kadar direniş
Güneydoğu Anadolu Bölgesi Belediyeler Birliği (GABB) ve Şirnex Belediyesi Eşbaşkanı Serhat Kadırhan, AKP’nin diğer iktidarlar gibi yenileceğini vurguladı.
Kadırhan, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun “Ya herro ya merro” sözlerini sokak ağzı ile yapılmış tehditlere benzeterek, kendilerinin tehditlere hiçbir zaman boyun eğmediklerini vurguladı. Kadırhan, “Eğer tehditlere boyun eğseydik şimdi 106 belediyeye sahip olmazdık. İktidarlar her dönem bizleri, bizim temsil ettiğimiz siyasi hareketi bastırmaya çalışmışlardır ama bu hareket daha büyüyerek onların baskılarını boşa çıkarmıştır” şeklinde konuştu.
Kendilerinin ve halkın kazandığı belediyeleri “mevzii” olarak değerlendiren Kadırhan, her türlü tehdide ve hileye rağmen belediyeleri büyük mücadeleler sonucunda kazandıklarını ifade etti. Kadırhan, “Belediyeler halkın kurumlarıdır ve bu kurumları biz de halk da kolay kolay kayyumlara teslim etmeyeceğiz. Kayyum bizler açısından tanınmayacak. Kürdistan belediyelerinde çalışamayacak” dedi.
AKP ve Erdoğan’ın 15 Temmuz’dan sonra sürekli olarak halkın direnişinde bahsettiğini hatırlatan Kadırhan, “Halkın da belediyelerin de direnme hakkı vardır. Her yönüyle de bu hakkı sonuna kadar kullanacaklardır. Herkesin de bunu böyle bilmesi gerekir” diye konuştu.