
Halkların Demokratik Kongresi (HDK), 8 yıl 9 ay hapis cezasına çarptırılan BDP İstanbul Milletvekili ve HDK Divan Kurulu üyesi Sebahat Tuncel'e sahip çıktığını bildirdi. Makine Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi'nde düzenlenen basın toplantısına, HDK Yürütme Kurulu üyeleri Levent Tüzel, Şamil Altan, Bircan Yorulmaz, Ender İmrek, Birsen Kaya, Ferhat Tunç, Fatma Gök, Prof. Gençay Gürsoy, Garo Paylan, Hacı Orman ve Gülsüm Ağaoğlu ile çok sayıda HDK aktivisti, Prof. Büşra Ersanlı, ESP Genel Başkanı Figen Yüksekdağ, SDP Genel Başkanı Rıdvan Turan, BDP İstanbul İl Eşbaşkanı Ali Rıza Bilgili, Ufuk Uras, Yusuf Çetin ve Avukat Ercan Kanar katıldı.
Tüzel: İntikam yargılanması
Salona "Vekilimiz Sebahat Tuncel'e sahip çıkıyoruz" yazılı pankart asılırken, HDK adına açılış konuşmasını yapan İstanbul Bağımsız Milletvekili Levent Tüzel, Sebahat Tuncel'in yargılanmasının bir intikam yargılaması olduğunu belirtti. Tüzel, şöyle konuştu: "Bu karar siyasidir, hukuk dışıdır, gayri insani bir karardır. Dağda, ovada süren savaş, şimdi siyaset arenasında da sürüyor. Sonuçta yargılanan, mahkum edilen bir halk iradesidir. Dokunulmazlıklar kaldırılacaksa, öncelikle sahtekarlıktan, yüz kızartıcı suçlardan yargılanan vekillerin dokunulmazlıklarının kaldırılması ve yargılanmaları gerekir."
Tuncel: Hukuki değil siyasi
İkinci dönem milletvekili seçilen BDP Milletvekili Tuncel, ceza için "Kişisel bir mesele değil, büyük bir haritada bir nokta olarak ifade edebiliriz. Türkiye'de Kürt sorununa yaklaşım böyle" diye konuştu. BDP'li vekillerin dokunulmazlıklarının kaldırılması girişimlerine işaret eden Tuncel, "Bu hukuk meselesi değil siyasi bir mesele. Bu konu belli ki siyasi iktidarın önümüzdeki dönem Kürt sorununun çözümüne dair planlaması dahilinde gerçekleşen bir durum" dedi.
Yargı gereğini yapmıştır
Türk Başbakan Erdoğan'ın "Yargıya söyledik gereğini yapsın" dediğini, HSYK Başkanı'nın ise "dili sürçmüştür" diye tashih etmeye kalkıştığını hatırlatan Tuncel, "Yargı gereğini yapmıştır, çünkü bağımsızlıktan uzaklaşmıştır. Mesele şu; ipler kimin elinde. Daha önce askerin elindeydi, şimdi Tayyip Erdoğan'ın elinde" diye konuştu.
Tuncel, Erdoğan'ın "Ya Kandil, ya Meclis" sözünü de hatırlatarak, şöyle konuştu: "Kürtlere yönelik yargı baskısı ile Kandil'in yolunu açıyor. Bence hukukçuların Başbakan hakkında suç duyurusunda bulunması lazım, 'örgüte eleman kazandırmak'tan. Çünkü bu sözlerden sonra onlarca genç gerillaya gitti."
Çözülecekse tutuklayın
"Muhtemelen dokunulmazlıkların kaldırılmasının ön hazırlıklarını yapıyorlar" diyen Tuncel, "Kürt sorunu çözülecekse, gelin beni tutuklayın. Yargıtay'a falan gerek yok. Bir dakika beklemesin, gerekiyorsa Başbakan kendisi gelsin, ben hazırım" dedi. Demokratik siyasetin önü tıkandıkça savaşın derinleştiğini söyleyen Tuncel, AKP Hükümeti yetkililerine "Nefret söyleminden vazgeçin. Terörist ilan ettiğiniz bir halk ile birlikte yaşayamazsınız. Herkesi terörist ilan etmişsiniz. 20 milyon Kürt'ü cezaevine mi göndereceksiniz" diye seslendi.
Av. Kanar: Hukuktan zehirli bir sapma
Tuncel'in avukatı Ercan Kanar ise "Türk yargı pratiğinde şoven ve skandal nitelikli kararlara Tuncel kararıyla bir yenisini daha eklendi" dedi. Kararın yürütmenin yönlendirmesiyle verilmiş siyasi bir karar olduğunu kaydeden Kanar, "Hukuktan zehirli bir sapma. Düşmanla savaş hukukunun bir yansıması olarak mevcut hukuk sistemine giren zehirli bir sapma. Bir Kürt milletvekili olduğu, Kürt halkının talepleri için uğraş veren bir milletvekili olduğu için verilmiş bir karar" dedi.
Av. Kanar, kararı duruşmalı olarak temyiz edeceklerini ve yurt dışına çıkış yasağına İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesi'nde itiraz edeceklerini, bu talepleri kabul edilmezse AİHM'e taşıyacaklarını bildirdi.
İSTANBUL