Türk çeteciliğinin Almanya şubesi

Dünya Haberleri —

6 Haziran 2021 Pazar - 20:54

  • Türk devletinin tetikçisi ve mafya lideri Sedat Peker’in son videosunda “AKP’li Metin Külünk’ün ricasıyla para gönderdiğini” itiraf ettiği “Osmanen Germania”, Türk milliyetçiliğinin Almanya’daki önemli çetelerinden biriydi. Çete, uyuşturucu, kara para aklama, silah kaçakçılığı, adam yaralama, haraç, şantaj gibi suçlardan yargılanıyor.

Türk devletinin tetikçisi ve mafya lideri Sedat Peker, dün (Pazar) sabah yayınladığı dokuzuncu videosunda AKP’li Metin Külünk’e birçok kez para verdiğini söyledi. 

Bianet’in haberine göre Peker, 4 yıl önce Almanya’daki “Almanyalı Osmanlılar” (Osmanen Germania) çetesine para yardımı yaptığı ve organize ettiği iddialarıyla gündeme gelen Külünk ile ilgili olarak, “Almanya’daki o dernekler var ya, onlara rica ederdi para yollar mısın diye, el altından onlara para yollardım. Bizim diğer milletvekili tanıdıklar, lan bizi de, lan oğlum biz kimseyi söylemeyiz” dedi.

Peker, ayrıca İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun dile getirdiği ve basında Metin Külünk olduğu iddia edilen “Peker’den milletvekiline 10 bin dolar” söylemlerine karşı da, “Öyle her ay göndermedim ama 10 bin dolardan fazlasını gönderdim” açıklamasını yaptı.

Külünk ise basında isminin son günlerde sıklıkla geçmesinin ardından Peker’in videolarından 9 saat önce sosyal medyadan paylaşımlar yaptı ve “Seçimle iş başına gelenler, görev alanlar bu canlı devletin elçisidir. Elçi sözcüdür. Elçinin hukukunun korunması çok değerlidir, Türk’ün töresinde Türk devlet tarihinde binlerce elçi geldi ve görevlerini yapıp gittiler” ifadelerini kullandı.

Peki Metin Külünk kimdir, ‘Almanyalı Osmanlılar’ çetesi ile bağlantısı nedir, çete neler yaptı? Bianet, 4 yıl önce gündeme gelen iddiaları derledi.

Merkez bir boks kulübü 

Peker’in videoda “o dernekler” diye söz ettiği Almanyalı Osmanlılar’ın ana merkezi, uzun süre Hessen eyaletine bağlı Dietzenbach adlı kentte bulunan bir boks kulübü (Osmanen Germania Boxclub) olarak biliniyordu.

2017 yılında Almanya’nın farklı eyaletlerinde birçok kez baskın düzenlenen çeteye uyuşturucu, silah ticareti, kara para aklama, şantaj, belgede sahtecilik gibi suçlamalar yöneltiliyor.

Almanya, söz konusu çeteye Külünk’ün para verdiğini öne sürmüştü. Külünk ile ilgili iddiaların sıklıkla basına yansıdığı 2018 yılında Almanya devlet televizyonu ZDF’de yayınlanan “Frontal 21” programı ve Stuttgarter Nachrichten gazetesi, o dönem AKP Dış İlişkiler Başkan Yardımcısı ve İstanbul milletvekili Külünk’ün “Almanyalı Osmanlılar” çetesiyle yakın bağlantısının olduğu iddia etti. 

‘Hem AKP’li hem milliyetçi’

2016-2018 yıllarında federal meclise veya farklı eyalet parlamentolarına sunulan soru önergelerine verilen cevaplarda ise Almanyalı Osmanlıların özünde uyuşturucu, kara para aklama, silah kaçakçılığı, adam yaralama, haraç, şantaj gibi tipik organize suç çetesi faaliyetleri yürüttüğü ancak diğer yandan üyelerinin hem AKP hem UID (Eski UETD) hem de ülkücü ve milliyetçi çevrelerle ilişkisi olduğu belirtiliyordu.

‘Silah da satın alındı’

Alman güvenlik birimlerinin dinleme ve gözlem tutanaklarına dayandırılan haberlerde Külünk’ün birçok kez Almanyalı Osmanlılar’ın ileri gelen isimlerine para verdiği ya da verdirdiği öne sürülmüştü. Aynı haberde Almanya’daki soruşturma ekipleri, “bu parayla silah da satın alındığını“ dile getirmişti.

Haberlerde Külünk’ün 2017 yılında Alman Federal Meclisi’nin “Ermeni Soykırımı” kararının ardından protesto gösterilerinin organizasyonunda aktif rol aldığı da iddia edilmişti.

Ayrıca yine 2018’de Kuzey Ren-Vestfalya (KRV) eyaleti İçişleri Bakanı Herbert Reul, bir bilgilendirme raporu hazırlamıştı. Raporda Almanya’da polis baskınları ve örgütlü suçlarla gündeme gelen “Almanyalı Osmanlılar” adlı çetenin Ankara tarafından desteklendiği belirtilmişti.

Erdoğan’ın başdanışmanı Çevik

Raporda grubun başkanının Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın başdanışmanı İlnur Çevik tarafından 2016 yılı Ekim ayında Ankara’da kabul edildiğine de değinilmişti.

Raporda ayrıca ziyareti gerçekleştiren başkanın görüşme ile ilgili yaptığı, “Saygıdeğer kurucumuz, Cumhurbaşkanımızın danışmanlarından İlnur Çevik, Almanyalı Osmanlılar’ı Cumhurbaşkanlığı‘nda kabul etti. Grubun sembolünün olduğu tişörtü giyerek cumhurbaşkanlığının yurt dışındaki terör örgütlerine karşı mücadele eden Türk vatandaşlarının arkasında olduğunu söyledi” yorumu da aktarılmıştı.

Almanya, Temmuz 2018’de daha önce  Külünk’ün para verdiğini iddia ettiği “Almanyalı Osmanlılar” çetesinin faaliyetlerine yasak getirdi.

 HABER MERKEZİ

 

Suç örgütünün kısa tarihi

Alman emniyetinin verilerine göre Metin Külünk’ün bağlantı içinde olduğu belirtilen ve Alman güvenlik birimleri tarafından da “rocker organize suç çetesi benzeri” diye tanımlanan Almanyalı Osmanlılar, 2014 yılı sonu ve 2015 başında kuruldu. Kendilerinin tanımlamasına göre boks kulübü olarak kurulan yapılanma, kısa sürede Almanya, Türkiye, Avusturya, İsveç ve İsviçre’de örgütlendi. Almanyalı Osmanlılar üyesi sekiz kişiye yönelik soruşturma, 2017 yılı sonunda tamamlandı. 26 Mart 2018’de de Stuttgart’ta dava görülmeye başladı. Ocak 2019’da sonuçlanan davada yedi sanık, uyuşturucu ticaretinden şantaja, fuhuşa zorlamadan ağır adam yaralamaya uzanan farklı suçlardan cezalara çarptırıldı. Almanyalı Osmanlılar Stuttgart Teşkilatı Başkanı Levent U.’ya altı yıl altı ay, Almanyalı Osmanlılar “Dünya Başkan Vekili” Selçuk S.’ye üç yıl dört ay hapis cezası verildi. Almanyalı Osmanlılar “Dünya Başkanı” Mehmet Bağcı ile diğer sanıklar ise tecilli hapis cezasına çarptırıldı.

Davaya bakan hakimler sıkça Almanyalı Osmanlıların finanse edilmesi, AKP veya Cumhurbaşkanlığı Sarayı ile ilişkisi ve oradan yönetilip yönetilmediği konusunda olayın siyasi boyutu olduğunu dile getirdi. Ancak sonunda bu bağlantıları tüm hatlarıyla ortaya koyacak somut kanıtlar bulunamadığı kaydedildi. Temmuz 2018’de Federal İçişleri Bakanlığı’nın yasakladığı Almanyalı Osmanlıların Stuttgart’taki davası, Ankara ile bağlantısı Almanya’daki önemli davalardan biri oldu, büyük ilgi gördü. Ancak siyasi boyutun öne çıkmaması eleştirildi. Davadaki siyasi boyutun aydınlatılması önündeki en büyük engel, farklı eyaletlerde yürütülen soruşturmada yapılan dinleme protokollerinin ve gizli polislerin ifadelerinin Stuttgart’ta görülen davanın mahkeme heyetine sunulmaması oldu. Almanya’da geçmişte de Türkiye bağlantılı benzer davalarda soruşturmayı yürüten bazı polislerin, güvenlik memurlarının ifadeyi, istihbaratın iş birliğini reddetmesi nedeniyle benzer şekilde aylar süren yargılama sürecine rağmen hafif cezalarla veya takipsizlik kararlarıyla sonuçlanmıştı.

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2021 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.