• PYD Başkanlık Üyesi Foza Yûsif, Türk devletinin Kürt düşmanlığının gereği Rojava Devrimi’ni boğmak, Kürtleri statüsüz bırakmak, soykırımı tamamlamak için Efrîn’den Kerkük’e kadar işgal etmeye çalıştığını söyledi.
  • Yûsif, “Türk devleti sadece Rojava’yı hedef almıyor, Kürt kimliğini hedef alıyor; dört parça Kurdistan ve Kürtlük için tehdit oluşturuyor. Hedefi Kurdistan’ı işgal edip demografiyi değiştirmektir. Her Kürt buna göre tavır almalı" dedi.

ERKAN GÜLBAHÇE / SAARBRÜCKEN

PYD Başkanlık Üyesi Foza Yûsif, Uluslararası Koalisyon’un Türk devletinin Kuzey-Doğu Suriye Demokratik Özerk Yönetimi’ne saldırılarına, NATO’nun genişletilmesi karşılığında sessiz kaldığını söyledi. Yûsif, "Muhtemelen bu sessizlik, Türk devletinin Finlandiya’nın NATO’ya girmesinine verdiği onayın karşılığıdır. İsveç’in NATO’ya üyeliğini de şimdi ve ileride yapacağı saldırılar için koz olarak masada bekletiyor" dedi. 

Türk devletinin Kuzey-Doğu Suriye’ye yönelik bir hafta süren saldırıları sonucunda altyapı, hizmet merkezleri, hastaneler, okullar, sağlık ocakları, petrol istasyonları, elektrik istasyonları büyük hasar gördü. Saldırılarda 9 yurttaş şehit düştü. Konuyla ilgili görüştüğümüz PYD Başkanlık Üyesi Foza Yûsif, Türk devletinin, 2012’de Özerk Yönetim’in oluşturulma sürecinden bu yana Rojava Devrimi’ni tasfiye etmek istediğine işaret ederek, saldırılarda asıl saikin Kürt düşmanlığı olduğunu ifade etti.

Asıl sebep Kürt düşmanlığı

Foza Yûsif, Türk devletinin 1920’li yıllarda yürüttüğü soykırım politikasını devam ettirmek istediğini belirterek, şunları söyledi:  şöyle konuştu: "Asıl amacı Rojava Devrimi’ni boğmaktır. Her ne kadar farklı nedenler öne sürse de bunlar yalandır, kamuoyunu yanıltmak için bunlara başvuruyor. Asıl sebep Kürt düşmanlığıdır. Türk devleti sadece Rojava’yı hedef almıyor, Kürt kimliğini hedef alıyor. TC, sadece Rojava’daki Kürtler için değil, Kürt kimliği, dört parça Kurdistan için bir tehdit oluşturuyor. Hedefi Kurdistan’ı işgal edip demografiyi değiştirmek, etnik temizlik yapmak. Kürt partileri, sivil toplum örgütleri bunun farkında olmalı ve ona göre tavır almalı. Rojava Devrimi, Kürdistan’ın bir kazanımı ve emeğinin sonucudur. Bu devrime sahip çıkmalıyız, çünkü bu devrim tüm Kürtlerin kazanımıdır. Bu kazanımın sahiplenilmesi, savunulması her Kürt bireyinin görevidir."

Sözleşme sonrası tesadüf değil

Foza Yûsif, geçtiğimiz ay onaylanan Kuzey-Doğu Suriye Demokratik Özerk Yönetimi Toplumsal Sözleşmesi’nin hemen ardından Türk devletinin saldırmasının da tesadüf olmadığına dikkat çekerek, “Amacı da bu Toplumsal Sözleşme’yi hayata geçirtmemektir. Bizim de buna karşılık  azimle, kararlı bir biçimde bu Toplumsal Sözleşme’yi pratiğe geçirmemiz, Özerk Yönetim’i güçlendirmemiz gerekir" dedi.

Apaçık savaş suçu işliyor

Türk devletinin bu saldırılarla uluslararası hukuka göre savaş suçu işlediğinin altını çizen Yûsif, şöyle devam etti: ”Hukuk ve diplomasi alanında Türk devletinin bu saldırılarını teşhir etmek için girişimlerimiz devam ediyor. Türk devletinin suçların belge haline getirip arşivleyen bir hukuk ekibimiz var. Bu çalışmayı Türk devletinin yargılanması için yapıyoruz ve uluslararası hukukla ilgilenen kurumlara iletmeye çalışıyoruz. Zaten Türk devletinin kendisi açık bir biçimde savaş suçu işlediğini itiraf ediyor. Türk Dışişleri Bakanı’nın açıklamaları var. Bunların hepsi bizim için delil niteliğinde.” 

İsveç kartı koz olarak masada

Türk devletinin uluslararası güçlerin sessizliğinden cesaret aldığını hatırlatan Roza Yûsif, sessizliğin altında NATO’nun genişleme planlarının saklı olduğuna işaret ederek, şöyle konuştu: “ABD öncülüğündeki Uluslararası Koalisyon ve Rusya isteseler bu saldırıların önünü bir biçimde alabilirler. Hava sahasını Türkiye için açık bırakmışlar. Koalisyon güçleri, Türkiye’nin İsveç’in NATO’ya katılmasını onaylaması karşılığında  Türk devletinin saldırılarına karşı sessiz kalma kararı almış. Muhtemelen bu sessizlik, Türk devletinin Finlandiya’nın NATO’ya girmesine verdiği onayın karşılığıdır. Türk devleti, İsveç’in NATO’ya üyeliğini de şimdi ve ileride yapacağı saldırılar için koz olarak masada bekletiyor. Rusya da Türkiye’nin NATO’ya daha fazla yanaşmaması için bunları yapıyor. Bu güçler Türkiye’ye cesaret veriyor, onlar da yaşananlardan sorumludur. Bu konseptin bir parçasıdır."

Yüz yıl sonra yeni bir işgal planı

Foza Yûsif Türk devletinin amacının Kürtlerin statü sahibi olmasını engellemek olduğunun altını çizerek, şunları kaydetti: "Musul’dan Kerkük’e kadar her yeri işgal etmek istiyorlar. Suriye’nin zayıflığından faydalanarak Rojava’da işgal planını devreye sokmak istiyorlar. Kerkük’ün Türk toprağı olduğunu göstermek için yaptıkları ortada. Musul’a bağlı Başika’da yaptıkları ortada. Halep ve çevresindeki çetelerin desteklenmesi de ortada. İdlib, Efrîn, Serêkanîyê, Girê Spî gibi yerleşim yerlerinin işgali de yüz yıl sonra bölgede kaybettiği iktidarını sağlama girişimleridir."

Dostların desteğine ihtiyaç

Son olarak Rojava’nın enternasyonalist, çevreci, feminist, solcu, demokrat dostlarına da çağrıda bulunan Foza Yûsif, şunları ekledi: “Rojava’ya yönelik saldırıları gündemleştirmelerini, vatandaşı oldukları devletlerin Türk devletine baskı yapması için kamuoyu oluşturmalarını bekliyoruz. Türk devletinin saldırılarını teşhiri ve durdurulması için onların desteğine ihtiyacımız var."