Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan üzerindeki ağırlaştırılmış tecride tepki gösteren Kobanêli kadınlar, “Başkan ilk kez Kobanê topraklarına ayak bastıktan sonra her şey değişti. Hiçbir güç aramıza giremez” diyor.
Bundan 38 yıl önce darbenin gelişeceğini ön görerek yola çıktı Öcalan ve Hz. İbrahim’in yolculuğuna eş bir yolculuğa imza attı. Savunmalarında da sık sık ‘peygambersel bir yolculuk’ olarak tanımladığı bu süreç Kobanê’ye ayak basması ile devam etti. Bu yolculuk sonrası PKK’yi Kürdistan’ın bir diğer parçası olan Rojava’da ilk sahiplenen ve mücadeleye katılan Kobanêli kadınlar oldu. 19 yıldır devam eden ağırlaştırılmış tecrite karşı konuşan Kobanêli kadınların tek hayali ise Abdullah Öcalan’ı yeniden topraklarında görmek.
‘Bağlılığımız gün geçtikçe büyüyor’
İki yıldır Öcalan’dan haber alamadıklarını belirten Ferîde Şêxo, “Biz Kobanêli anneler olarak Önderimizin izindeyiz” diyor. Öcalan’ın Kobanê’ye ayak bastığı tarihe de tanıklık eden Şêxo, o günü şöyle anlatıyor: “1979 yılında Başkan’ın ilk defa Kobanê’ye geleceğini öğrendik. Başkan’ı görmek için biletimizi aldık. Baas rejiminin baskısından dolayı göremedik. Ama şimdi kadınından çocuğuna, yaşlısından gencine kadar herkes onun izinden gidiyor. Kobanê’den İmralı’ya selamlarımızı gönderiyoruz. Erdoğan tecrit ederek Önderliğimizle aramıza gireceğini düşünmesin. Başkan Apo’nun düşünceleri yüreğimizde yaşıyor, bağlılığımız gün geçtikçe büyüyor.”
‘Tecritle aramıza giremez’
Leyla Elî de Abdullah Öcalan’ın Kobanê’yi nasıl etkilediğini ise şöyle diyor: “Öcalan geldikten sonra Kobanê’de özgürlük düşüncesi filizlendi, her şey değişti. Kadın ve toplum özgürlüğünde ilerleme gerçekleşti. Araştırma ve kendini tanıma aşaması gelişti. Biz kadınlar olarak bu aşamayı o günlere borçluyuz. Türk devleti halk ile Başkan arasına tecritle giremez. Bilsinler ki Başkanımız bizim damarlarımızda, canımızdadır. Uygulanan ağır tecridi kınıyoruz.”
Yürüyüşü bile inanç veriyordu
Cîhan Mehmûd, “Başkan Apo Kobanê’ye ilk geçişinde köyümüz Elpeleûr’e geldi. Babam bize her zaman Önderliği anlatırdı. Önderlik yürüdüğünde bile güçlü adımlar atarak yürüyordu. Sadece o yürüyüşüyle bile inanç veriyordu. Türk devleti şu an Başkanımızı zindana koymuş olabilir ama biz sonuna kadar Başkan’ın fikirlerinin izinde olacağız. Özgürlüğümüz ve geleceğimiz Önderliğin özgür düşüncelerindedir” diyerek tecridi kınıyor.
BERÇEM CÛDÎ/ŞÛJIN/KOBANÊ