AKP hükümeti ve Türk devletinin Kandil ve Şengal’e yönelik bir saldırı gerçekleştirmesi uzun süredir bekleniyordu. Bu durum hem AKP hükümetinin söylemlerinden hem de Silopi’de yapılan askeri yığınaktan anlaşılıyordu. Üstelik bu saldırının bir kara harekatı şeklinde gerçekleşeceği tahmin ediliyordu. Fakat Türk devleti saldırının biçimini aniden değiştirdi ve kendisi için en az riskli olan hava saldırısı biçimine dönüştürdü. Tabi bu durumun birçok nedeni var.
Bunlardan birincisi; AKP hükümetinin bölgede karadan hareket edecek yerel güç bulmakta zorlanmasından kaynaklanıyor. İşbirliği yaptığı güçler de bölgede teşhir ve izole olmuş bir durumdalar. Bunların başında da KDP ve Esil Nuceyfi’nin başkanlığındaki Sünni milis gücü Heşdi Vatani geliyor. Her iki gücün bırakalım Türk devleti adına bölgede bir askeri operasyona girişmeleri, kendi adlarına Musul operasyonu gibi bölgenin geleceğinin belirlenmesinde stratejik öneme sahip bir operasyona dahi katılmalarına izin verilmedi. Buna rağmen Türk devleti, KDP’ye bağlı silahlı grupları 3 Mart günü Şengal’e saldırttı. Fakat karşısında ciddi bir uluslararası ve bölgesel tepki gördü. Bundan dolayı da KDP durmak zorunda kaldı. Yoksa KDP Türk devletinin de desteğiyle YBŞ güçlerine karşı sonuna kadar savaşma kararındaydı.
İkinci bir neden ise; Türk devletinin Irak’a Suriye gibi yaklaşamayacağı gerçeğinden kaynaklanıyor. Türk ordusu Cerablus’ta olduğu gibi Irak’ın derinliklerine ve Şengal’e zırhlı araçlar eşliğinde direkt giremez. Irak’ın 120 km derinliğindeki Şengal’e zırhlı araçlar eşliğinde karadan asker göndermek bölgenin işgali anlamına gelecektir. Şengal veya Kandil’e yönelik yapılacak olan bir kara harekatı Türk ordusunun yıllardır Güney Kürdistan’a yönelik yaptığı operasyonlara, sınırı 5-10 km geçmeye benzemez. Çünkü Haftanin, Zap, Avaşin, Xakurke hattında Türk ordusunun operasyon yapması neredeyse Türkiye ve dünya açısından bir normalleşme ve alışkanlık halini almış. Bundan dolayı siyasi tepkisi de çok fazla olmuyor. Ama Şengal ve Kandil Türk devletinin tarihinde ilk defa girecekleri alanlar olduğu için dünya ve Irak açısından ciddi sonuçları olacaktır.
Bir diğer neden ise Türk ordusun bin civarında askeri ve birkaç tankının Başiqa’daki varlığı dahi Irak ve bölge güçleri tarafından daha hazmedememişken, Irak hükümeti tarafından tanınan yerel resmi bir güçle Türk ordusunun savaşması ve bu şekilde Başiqa’yı da geçip, Irak’ın daha derinliklerine inmesi ve Şengal’i işgale girişmesi uluslararası alanda ciddi tepkilerin doğmasına neden olacaktır. Bu durum Irak’ta ve Suriye’de kendilerince bir istikrar oluşturmaya çalışan ABD ve Rusya’nın da hesaplarını alt üst edecektir. DAİŞ ile savaşın yavaş yavaş sona yaklaştığının belirtildiği bir dönemde, böylesi bir durumun yaşanması DAİŞ ile savaşı ciddi şekilde baltalayacaktır. Bu durum Rakka ve Ninova operasyonlarında hissedilecektir. Zaten Türk devleti de bunu istiyor, ama bu durum ne küresel güçlerin ne de bölge güçlerinin işine geliyor. Bu durumda Türkiye’yi bölgede ve dünyada daha fazla yalnızlaştıracaktır.
Tabi bu hava saldırısının bir diğer amacı da müttefiki olan KDP ve Heşdi Vatani güçlerini cesaretlendirmek ve Şengal’e saldırmaları durumunda yanlarında olacağı mesajı vermektir. Hava saldırısında her ne kadar 5 KDP peşmergesi de yaşamını yitirmiş olsa da yaşanan bu durum sadece bir kazadan ibaret ve KDP Türkiye ittifakına zarar verecek nitelikte değil.
Türk devletinin Şengal’i bu kadar önemsemesinin bir nedeni de Rojava’yı kuşatma isteminden kaynaklanıyor. Ama asıl neden DAİŞ ile kopan bağlantı yollarını yeniden açma istemidir. Bab hattında Suriye rejiminin, Musul’da Irak ordusunun araya girmesiyle AKP hükümetinin DAİŞ ile olan direkt bağlantı yolları tamamen kesilmişti. Bu şekilde AKP hükümeti bölgedeki en önemli müttefikini yitirdi. Üstelik hem Irak’ta hem de Suriye’de DAİŞ son dönemlerde büyük bir güç kaybı yaşıyor ve yenilgiye doğru gidiyor. Türk devleti de bu şekilde yeni bağlantı yolları açmayı ve DAİŞ’e nefes aldırmayı amaçlıyor. Bunu da Irak ve Suriye ordusuna saldırıp güçlü bir uluslararası tepkiyle karşılaşmaktan ziyade, bu tepkinin daha az olacağı Kürt bölgeleri üzerinden yapmaya çalışıyor.
İşte bu nedenlerden dolayı AKP hükümeti Şengal ve Rojava’ya yönelik şimdilik kara harekatı değil, hava harekatı düzenledi. Bu şekilde gelecek olan tepkileri ölçmeyi amaçlıyor. Ciddi bir tepkinin gelmemesi durumunda Cerablus’ta olduğu gibi Şengal, hatta Rojava’ya yönelik bir kara harekatını dahi gündemine alabilir.