* Bingöl’de 9 Ekim’de iki polisin öldürüldüğü saldırıyı gerçekleştirdikleri iddiasıyla Genç yolunda infaz edilen 4 Kürt’ün bulunduğu araçta çıkan silahların, saldırıda kullanılmadığı hazırlanan balistik raporuyla ortaya çıktı.


* Bu raporun ortaya çıktığı dün Türk Hükümet’inin açıktan hedef gösterdiği HDP’nin PM üyesi Ahmet Karataş, Ankara’da parti binasında saldırıya uğradı. Yedi bıçak darbesiyle yaralanan Karataş’ın durumu ağır. Saldırıyı gerçekleştiren kişi ise yakalandı.


* Saldırının planlı ve örgütlü olduğunu belirten HDP, “Bu saldırı partimize yönelik sürdürülen linç kampanyasının sonucudur” dedi ve Cumhurbaşkanı Recep T. Erdoğan ile Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun sorumluluğuna dikkat çekti.
Bingöl’de 9 Ekim günü 2 polisin öldürülmesinde kullanılan silahlar ile polislere saldırı sonrasında saldırının failleri oldukları iddia edilen ve özel harekat polisleri tarafından Genç yolunda infaz edilen 4 Kürt’ün bulunduğu araçtaki silahların balistik raporu çıktı. Diyarbakır Emniyet Müdürlüğü Kriminal Polis Laboratuvarı’nda yapılan balistik inceleme raporu sonucunda saldırıda kullanılan mermiler ile infaz edilen 4 kişi üzerinde çıkan silahların balistik raporları eşleşmedi. Türk Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “faillerin cezalandırıldığı”, Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun da “faillerin öldürüldüğü” açıklamasını teyit etmeyen balistik raporu, biri 15 yaşında olan öldürülen 4 kişinin durumunu tekrar gündeme getirdi. Suikast ve infaz ile ilgili yayın yasağı halen devam ettiği gibi Türk Hükümeti bu konudaki soruları da yanıtsız bırakıyor.
Türk devletinin ortağı DAİŞ’i Kobanê’yi işgal ve etnik temizlik amacıyla saldırtmasının ardından Kuzey Kürdistan ve Kürtlerin yoğun yaşadığı Türkiye kentlerini kapsayan serhildan dalgası Türk devlet terörüyle karşılaşmıştı. Türk devletini protesto etmek için ayağa kalkan Kürt halkı, Bingöl’de de gösteriler yapmıştı. Gösterilerden sonra şehir merkezinde incelemelerde bulunan Bingöl Emniyet Müdürü Atalay Türker, İl Emniyet Müdür Yardımcısı Atıf Şahin, Başkomiser Hüseyin Hatipoğlu ve koruma polisi Uğur Adlı saldırıya uğramıştı. 9 Ekim’de meydanan gelen saldırıda Emniyet Müdürü Türker ve koruma polisi Adlı ağır yaralanmış, Emniyet Müdür Yardımcısı Atıf Şahin ve Başkomiser Hüseyin Hatipoğlu da ölmüştü.

Hemen ardından yargısız infaz

Olaydan 1 saat 15 dakika sonra Genç ilçesi yolunda 12 AR 900 plakalı araç içerisindeki 4 kişi infaz edilmiş ve “şahısların olayı gerçekleştiren teröristler oldukları” iddia edilmişti.
İçişleri Bakanı Efkan Ala, saldırının ardından düzenlediği basın toplantısında, 5 kişinin öldürüldüğünü açıkladı. Ala’nın açıklamasında geçmesine rağmen öldürüldüğü iddia edilen beşinci kişi Erhan Şenyuva’nın izine rastlanamadı. Genelkurmay Başkanlığı ise, “4 bölücü terör örgütü mensubunun iki piyade tüfeği ile birlikte ölü olarak ele geçirildiğini” öne sürmüştü.

9 kişi gözaltına alındı

Saldırı sonrası soruşturmada 9 kişi gözaltına alındı. Sekiz kişi serbest bırakılırken Ali Kılıç G. tutuklandı. G.’nin, ifadesinde, “Çatışmada öldürülen 4 kişiye öncülük yapıyordum. Ne o kişilerin, ne de benim suikast ile hiçbir alakamız yok. Emniyet Müdürü’ne saldırıyı sonradan öğrendim. Öldürülen 4 kişi de Erzurum’dan Diyarbakır kırsalına geçiyordu. Bingöl merkeze gelmeden şehir dışından geçiş yaptık. PKK’ye yardım ettiğim doğru, ancak suikastle bir alakamız yok” dediği belirtilmişti.


‘Mermiler bu tüfeklerden atılmamış’
Katledilen 4 kişinin üzerinden çıktığı belirtilen iki kaleşnikof marka tüfek, balistik incelemesi yapılmak üzere Diyarbakır Kriminal Polis Laboratuvarı’na gönderildi. Laboratuvarda yapılan eşleşme incelemesinde, katledilenlerin üzerinden çıktığı kaydedilen kaleşnikofların suikastte kullanılmadığı saptandı.
T24’ün haberine göre gönderilen silahlar ve polislerin üzerinden çıkan kurşunların eşleştirildiği kriminal raporunda şu ifadelere yer verildi:
“10.10.2014 tarihli ve DYR-BLS-2014-04698 sayılı uzmanlık raporu tanzim ettiğimiz 56-1 27179577/49478 ve 56-1 27111679 numaralı 7.62x39 mili metre çap ve tipinde fişek atan kaleşnikof marka toplam 2 adet tüfekten elde ettiğimiz mukayese mermi çekirdekleriyle mikroskopta ayrı ayrı yapılan karşılaştırmalarında aralarında çeşitli karekteristik izler yönünde farklılıklar bulunduğu görülmüş olup, 7.62 milimetre çapında bir adet deforma mermi çekirdeği ve teşhis niteliği bulunan bir adet mermi çekirdeği, gömlek parçasının söz konusu 56-1 27179577/49478 ve 56-1 27111679 numaralı 7.62x39 mili metre çap ve tipinde fişek atan kaleşnikof marka toplam 2 adet tüfekten atılmadıkları tespit edilmiştir.”

Rapor, devlet erkanını yalanladı

Türk Cumhurbaşkanı Erdoğan, 12 Ekim’de Gümüşhane’de yaptığı konuşmada “güvenlik güçlerinin failleri bulduğunu ve cezalandırdığını” öne sürmüştü. Başbakan Davutoğlu da, olaydan sonra başkanlık ettiği güvenlik zirvesinin ardından yaptığı açıklamada, “Bu çalışmalarda etkin mücadele de Bingöl’de görülmüştü, sorumluları takip esnasında çıkan çatışmada ölü olarak ele geçirilmişlerdi” demişti.

Yargısız infaz olduğu biliniyordu

Olayın hemen ardından konuşan görgü tanıkları, Genç’te yargısız infaz yapıldığını anlatmıştı. HDP Bingöl Milletvekili İdris Baluken, Emniyet içindeki ayrışmalar ve devletin ‘intikam’ mantığını hatırlatarak, suikast ile infaz edilenlerin ilgisinin bulunmadığını açıklamış, konuuyu Meclis gündemine de taşımıştı. HPG, infaz edilenlerin suikast ile ilgililerini net bir dille yalanlamıştı. İnfaz edilenler ve gözaltına alınanların aileleri, Türk devletinin iki polise karşılık 4 Kürt’ü öldürmek istediğini, dolayısıyla fail aramak gibi bir derdinin olmadığını vurgulamıştı. Türk devleti “cezalandırıldı” mantığında ısrar etmekle kalmayıp yayın yasağı da koymuştu.

Son olarak önceki gün konuya dikkat çeken HDP İstanbul Milletvekili Sırrı Süreyya Önder, Bingöl saldırısıyla ilgili olarak TBMM’de bir araştırma komisyonu kurulmasını istediklerini, ancak AKP’nin karşı çıktığını hatırlatıp eklemişti: “En azından polisleri vuran silahlardan çıkan kurşunlar ile infaz edilen kişilere sıkılan kurşunların balistik raporunun kamuoyu ile paylaşılmasını” istemişti.

AMED