KESK ve DİSK, hükümet ile Türk-İş arasında imzalanan Toplu İş Sözleşmesi’ne “Yangından mal kaçırırcasına sefalete imza atıldı, bu emekçilerin daha fazla yoksullaşması anlamına geliyor” sözleriyle tepki gösterdi.

Hükümet ile Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu (Türk-İş), kamu işçisinin 2019-2020’deki mali ve sosyal haklarını belirleyen 2019 Dönemi Kamu Kesimi Toplu İş Sözleşmesi (TİS) üzerinde anlaştı. Buna göre; yaklaşık 200 bin kamu işçisi için yüzde 8+4 oranında anlaşma gerçekleşti. Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) Eş Genel Başkanı Mehmet Bozgeyik ve Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) Yönetim Kurulu Üyesi Kanber Saygılı, anlaşmayı değerlendirdi.

Kamu emekçileriyle hükümet arasında 6 aydır devam eden TİS sürecinin kamu emekçileri ve asgari ücretle çalışan işçiler için önemli bir süreç olduğunu belirten Bozgeyik, “En başından itibaren hükümetle yaşanan sıkıntılı ve uzlaşmazlık döneminde Türk-İş’i ziyaret ettik. Demokratik mücadelede yanlarında olacağımızı söyledik. Türk-İş Başkanı Ergün Atalay, Saray’da yapılan görüşmeden sonra bayramda acele bir şekilde Cumhurbaşkanlığı’nın müdahalesiyle TİS masasına oturdu. Türk-İş yüzde 15’lik zam talebiyle TİS masasına oturmuştu. Yüzde 8 +4’e imza attı. Türk-İş’in yüzde taleplerinin neredeyse yarısına yakın bir zamma imza atmalarını ve ‘mutabakat sağladık’ demelerini şaşkınlıkla izliyoruz” dedi.

Emekçiler daha da yoksullaşacak

 Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk ile bir araya gelen Atalay’ın mikrofonu açık kalınca söylediği, “Uzasa işi karıştıracağız. En azından kapattım böyle” sözlerine de tepki gösteren Bozgeyik, “Bu işçilerin yaşamış olduğu sorunların bir çırpıda heba edilmesi anlamına geliyor. Atalay, Temmuz ayında enflasyon yüzde 16 iken yüzde 8+4’e imza atması enflasyonu artışını bile karşılamıyor. Geçmiş dönem işçilerin yaşamış olduğu ücret kayıplarını karşılamayan bir anlayış olarak değerlendiriyoruz. Bu anlaşma emekçilerin yoksullaşmasına neden olacaktır” şeklinde konuştu.

Apar topar imzaladılar

 Türk-İş’in bu sözleşmeyle sefalete imza attığını vurgulayan DİSK Yönetim Kurulu Üyesi Kanber Saygılı, “Bayramın ikinci günü apar topar yangından mal kaçırırcasına hükümetin arzu ve istekleri doğrultusunda bu dönemki sözleşmeye imza atıldı” dedi. Kamu emekçileri açısından bir utanca imza atıldığını söyleyen Saygılı, “Bu aynı zamanda önümüzdeki yıllar için kötü bir referans oldu. Özel sektörde patronların elini güçlendiren bir duruma kötü örnek oldu. Bu anlaşama, işçilerin daha da yoksullaşması anlamına geliyor. İşçiyi açlığa, yoksulluğa mahkum etmek demek. İşsizliğin 7 milyona dayanmasıyla birlikte Türk-İş, işçinin isyan etmeyeceğini düşünerek imza attı. Bu imza ile kamu emekçilerini yoksullukla pençeleşmenin altında bırakmıştır. Önümüzde ki süreç kamu emekçileri bakımından çekilmez bir süreç olacaktır” şeklinde konuştu. 

 

 MA/ANKARA

 
 

Hükümet ve sendikası pazarlık oyunu oynadı

Hükümet ile Memur-Sen’in 2017’de imzaladığı sözleşmeyle, 2018 için yüzde 4+3.5, 2019 için yüzde 4+5 zam verilmişti. Hükümetin önceki günkü teklifi (2020 için yüzde 3.5+3, 2021 için 3+2.5) ise bunun gerisinde kaldı. Son bir yılda memurun kirasında en az 100 liralık artış yaşandı. 4 kişilik ailenin gıda harcamaları da en az 200 TL arttı. Bu nedenle hükümetin ilk altı ayda en düşük maaşta 105 lira artış anlamına gelen teklifi, memurun kira ve gıdasındaki bir yıllık artışı bile karşılamıyor.

Teklifin verildiği toplantıda yaşanan gelişmeler ise “Önceden planlandı mı?” kuşkusunu gündeme getirdi. Toplantı öncesinde bakanlık görevlileri bakanın teklifi açıklayacağını, Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın’ın da dışarıda açıklama yapacağını duyurdu. Toplantı önce basına kapalı başladı. Memur-Sen adına Hacı Bayram Tombul tekliflerine ilişkin sunum yaptı. Sonrasında Türkiye Kamu-Sen ile KESK’e söz verilmedi. Gazeteciler içeriye alındı. Bakan teklifi açıkladı. Söylenildiği gibi de bakanın teklifini açıklamasının ardından Yalçın, teklifi kabul etmediklerini belirterek, yerinden kalktı ve heyeti dışarıya davet etti. Böylece Türkiye Kamu-Sen ile KESK’in kamu işvereni karşısında teklife ilişkin değerlendirme yapma olanakları da ortadan kaldırılmış oldu.

KESK Genel Sekreteri Ramazan Gürbüz, ortada bir “kurgu” olduğunu, görüşmenin “oldu bittiye” getirildiğini söyledi. Gürbüz, “Düşük teklif karşısında ‘Yeni teklifle gelin’ demek abes. Buna karşı verilecek tepki daha güçlü olmalıydı. ‘Üretimden gelen gücümüzü kullanırız’ tutumunun sergilenmesi beklenirdi” dedi.

 

ANKARA