AKP hükümeti, Saddam ve Esad rejimleri tarafından uygulanan “Arap Kemeri” politikasının benzerini Sûr, Cizîr, Silopî ve Maraş’ta hayata geçiriyor. “Oraları yeniden yurt yapacağız” diyerek “Türk Kemeri” politikasına start veren Erdoğan, Kürdistan kentlerine Arapları ve başka toplulukları yerleştirmek istiyor.



AKP’nin Maraş’ta soykırım politikasının bir parçası olarak hayata geçirmeyi çalıştığı AFAD kampına yönelik tepkiler yükseliyor. HDP Antep Milletvekili Mahmut Toğrul, “Hafız Esad zamanında oluşturulan Arap Kemeri maalesef Türkiye’de de oluşturulmak isteniyor” dedi. Avrupa’da faaliyetlerini sürdüren Maraş Girişimi Sözcüsü Mehmet Üstek, konuyu Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne (AİHM) taşıyacaklarını söyledi. 

Maraş’ın Dulkadiroğlu ilçesine bağlı Kürt Alevilerin yaşadığı Sivrice Höyük (Terolar) Mahallesinde oluşturulmak istenen konteyner kent tedirginlik yaratıyor. DAİŞ ve El Nusra gibi çetelerin üssü haline gelmesinden endişe edilen AFAD kampı tepkilere rağmen hayata geçiriliyor. Kampa karşı Aleviler örgütlerinin 7 gün önce bölgede kurduğu çadıra dün sabah jandarma ekipleri saldırdı. Haber yayına hazırlandığı sırada ise kampın yapılacağı bölgeye giriş ve çıkışlar yasaklanmıştı. 


Kürtsüzleştirme politikasının devamı

Avrupa’da yaşayan Maraşlı Aleviler de, AKP’nin Suriye’de getirdiği çeteleri lAFAD’ın kontenyır kampına yerleştirerek, Alevi Kürtlere yönelik asimilasyon politikasının üst seviyeye çıkartılacağını belirtiyor. Gazetemize konuşan Maraş Girişimi Sözcüsü Mehmet Üstek, açılan kampın, Türk devletinin Maraş’ı Kürtsüzleştirme politikasının bir devamı olduğunu belirtti.    

Üstek, “Pazarcık’ta yıllardır Kürtsüzleştirme politikası var. 12 Eylül’de Pazarcık’taki köyleri boşalttılar. Öyle ki şu anda Pazarcık Kürt şehri olmasına rağmen, nüfus yarı yarıya yapıldı. Bu politika ile yetinmediler, Kürtler orada yaşamasınlar diye verimli tarım arazilerinin bulunduğu ovaya, ÇED raporlarının tersine termik santral ve çimento fabrikası yaptılar. AFAD’ın kampı da devletin Pazarcık ve Maraş’ı Kürtsüzleştirme politikasının sonucudur. Şimdiye kadar katlettiler, vurdular, boşalttılar, yaşanmaz hale getirmek istediler ve şimdi de çeteleri yerleştirerek insanlarımızı kaçırtmak istiyorlar” dedi. “AFAD orada mülteci kampı adı altında DAİŞ kampları açıyor” uyarısında bulunan Üstek “DAİŞ’lileri getirerek Pazarcık’ı Kürtsüzleştirmek istiyorlar” diye belirtti. 


AİHM başvuracağız 

AFAD kampına karşı direnişlerinin devam edeceğini belirten Üstek, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne (AHİM) başvuracaklarını da kaydetti. Elbistan termik santraline karşı bir vatandaşın açtığı davayı hatırlatan Üstek, “Mahkemeyi, ‘kanser yapıyor’ diyerek kazandı. Bundan sonra başvuranlara tazminat ödemeyi kabul etti mahkeme. Çimento fabrikaları konusunda karşı direnişle birlikte belli bir hedefe de gelindi. Fakat yerelde işbirlikçilerini devreye koyarak üçüncü fazda yapmaya çalışıyorlar. Direnişin sürmesi bu konuda çok önemli. Biz Maraş Katliamıyla birlikte başlayan süreci, bu kampta dahil olmak üzere AİHM’e götürmeyi düşünüyoruz” dedi. Üstek, “Ülkede de aynı şekilde buna karşı bireysel şekilde karşı davalar açılacak. Bu davalar, Türkiye’de de karşılığını bulacak. Çimento fabrikalarında gördüğümüz gibi, biz bunları direndiğimiz müddetçe engelleyebiliriz” diye belirtti. 


Avrupa’da da eylemler başlayacak

Maraş halkının son iki günden bu yana büyük direniş halinde olduğunu da sözlerine ekleyen Mehmet Üstek, bütün köylerin ise aynı oranda direnişe katılmamasının bir çelişki olduğunu ifade etti. Üstek “ Mantık, ‘ne de olsa bizim köye taraf gelmiyorlar’ mantığıdır’ Devlet de bundan cesaret alıyor. Amacımız bu kampı en kısa süre içerisinde oradan kaldırmak. Bunun örgütleneceğiz, direneceğiz, yasal eylemler ve mahkemeler yoluyla sonuca varacağız. Ülkedeki eylemlilikler belli bir yere geldi. Avrupa’da da ülke için eylemlilik içinde olacağız. Avrupa’da tepki göstermezsek daha çok zarar göreceğiz” dedi. 


Boş evlere çeteleri yerleştiriyorlar

Üstek, Maraş Valiliği’nin, Topaluşağı ve Mazıuşağı köyleri başta olmak üzere 3, 4 köyün muhtarını aradıkları ve boş ev sayısın sorduğunu vurguladı. Üstek devamla “Sizin köyde kaç tane boş ev var bize bildirin’ demişler. DAİŞ çetelerini yerleştirmek istiyorlar. Bizim orada boş evimiz yok. Kışın boş olsa da, yaz aylarında Avrupa’daki halkımız, insanlarımız gidip evlerinde kalıyor. Muhtarlar da aynı tepkiyi gösterdi. Valilik ise halen araştırmaya devam ediyor” dedi.  


Amaç demografik yapıyı bozmak

HDP Antep Milletvekili Mahmut Toğrul ise Maraş’ta kurulmak istenen AFAD kampını, Suriye’nin, Kürtleri eritmek için oluşturduğu Arap Kemeri’ne benzetti. “AKP’nin yanlış politikasından kaynaklı ülkeye hesapsız kitapsız bir mülteci akını var” diyen Toğrul, “Mültecileri AKP iki amaçla kullanıyor. Birincisi daralan dış politikada mülteciler pazarlık konusu olarak kullanılıyor. İkincisi ise, Kuzey Kürdistan ile Suriye arasına bir Arap Kemeri oluşturmak istiyor. Hafız Esad zamanında oluşturulan Arap Kemeri maalesef Türkiye’de de oluşturulmak isteniyor. Bu yapılırken de ülkenin Pazarcık gibi dinamik bölgelerin demografik yapısını bozmak için bir çaba var. Pazarcık Ovası’nın insansızlaştırılması çabası var” dedi. 


Halk kampa karşı

Kampın yapılmak istendiği bölgenin durumuna da işaret eden Toğrul, “Konteynır kentin yapılmak istendiği alan nerede olmaz derseniz, orasıdır. Çünkü orada yaşayan birçok Alevi köyü ve birinci sınıf tarım arazisi var. Bu tarım arazileri HABİTAT koruması altında olan alanlardır. Bu alanın seçilmesi iki çimento fabrikasının orada yapılması ardından, bu tarım arazilerinin çoraklaştırılması ve orada yaşayan insanların elinden alınmak istendiği aklımıza geliyor” diye belirtti. Kampın kurulacağını öğrenir öğrenmez, konuyu araştırıp kamuoyu ile paylaştıklarını belirten Toğrul, Meclis’te kampla ilgili soru önergesi verdiklerini söyledi. Toğrul, aynı şekilde Pazarcık ve Maraş‘taki kurumların da son derece duyarlı davrandığını ve hareket geçtiğini belirtti. Toğrul “Çadırlar kurarak kampı istemediklerini belirttiler. 12 köyün muhtarı bir dilekçe ile valiliğe başvurdu. Bu köylülerin tamamı Alevi değil. Kürt, Alevi, Türk ve Sunni köyleri var. Bunlar valiliğe başvurdu” dedi. 

Toğrul, direnen köylülere yöneticilerin “Siz ne yaparsanız, yapın. Binleri de buraya yığsanız, kampı buraya yapacağız” dediğini, hiçbir öneri ve eleştiriyi de kabul etmediklerini sözlerine ekledi. 


RAMAZAN MARANKOZ/HABER MERKEZİ