Gümüşhane Cezaevi’nde 27 Ocak’tan bu yana açlık grevinde olan Hamza Arzuman ve Reşit İlhan’ın, Türk milli marşı olan ‘İstiklal Marşı’nı okumadıkları ve ayakta sayımı kabul etmedikleri için yerlerde sürüklenerek coplandıkları bildirildi.

Şırnak’ın Silopi ilçesinde geçen yıllarda ilan edilen sokağa çıkma yasakların ardından “örgüt üyesi” iddiasıyla tutuklanan Reşit İlhan, yaklaşık bir yıldır Gümüşhane E Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutuluyor.

Şırnak T Tipi Kapalı Cezaevi’nden Gümüşhane’ye sürgün edildikten sonra oğluyla sadece bir kez görüşe gidebildiğini anlatan Ayşe İlhan, yaklaşık iki aydır telefon görüşmesi dahi yapamadığını söyledi. En son yaptığı telefon görüşmesi hakkında bilgi veren anne İlhan, “Aradığında, ‘işkence yapıyorlar bize. Sıcak su vermiyorlar. Zulüm yapıyorlar. Bizi tek hücreye almışlar’ dedi. Bir daha da ne sesini duydum ne de ondan haber aldım” dedi.

Oğluna ilişkin bilgi alamayan anne İlhan, “Ben adalet istiyorum. Bu zulmü kabul etmiyoruz” diye konuştu.

Silopi’deki yasaklar sonrası tutuklanan ve “örgüt üyesi” suçlamasıyla 15 yıl hapis cezası verilen Hamza Arzuman (21) da aynı cezaevinde tutuluyor. İlhan’la birlikte oğlu Hamza Arzuman’ın süresiz-dönüşümsüz açlık grevinde olduğu bilgisini veren Yunus Arzuman da iki ay boyunca çocuğundan haber alamaması üzerine cezaevine gittiğini anlattı. Cezaevi idaresinin tutsaklara askeri düzende sayımı ve İstiklal Marşı okumalarını dayattığını aktaran baba Arzuman, bunu kabul etmeyen tutsakların gardiyanlarca darp edilerek, tek kişilik hücrelere atıldığını söyledi. Tutsakların spor, havalandırma ve iletişim haklarının engellendiğini belirten baba Arzuman, “Açlık grevindeki oğlum çok zayıflamıştı. Açlık grevinde olduklarını biliyorlar ama B1 ve B12 vitaminlerini vermiyorlar. ‘Burası Şırnak değil, Gümüşhane’ şeklinde baskı uygulanıyor”  dedi.

   

Cezaevi idaresi: Durmuyorlar

Oğlunun ardından cezaevinden yetkililerle de görüştüğünü aktaran baba Arzuman, söz konusu görüşme hakkında şunları anlattı: “Neden kötü muamele yapıldığını sorduğumda, ‘çocuklarınız durmuyor’ dedi. Ben de, ‘ne yapıyorlar, siz onlara İstiklal Marşı okutuyorsunuz, ayakta sayım istiyorsunuz’ diye cevap verdim. Bunun üzerine o da, ‘okusunlar ne olmuş’ dedi. Çocuklarımız asker mi? öğrenci mi? Zorla ayakta sayım dayatılıyor. Bu uygulamalar devam ederse cezaları bitene kadar ölürler.”

İddialara ilişkin sorularımızı yanıtsız bırakan cezaevi yönetimi, “Savcı beyin izni olmadan bilgi veremeyiz” diyerek, telefonu kapattı.

 
 

Üç aylık görüş yasağı

 

Erzurum Oltu T Tipi Kapalı Cezaevinde 22 gündür açlık grevinde olan Hamide Yüksel’in annesi Leyla Yüksel, kızına üç aylık görüş yasağı verildiğini söyledi.

Hamide Yüksel, ailesiyle yaptığı haftalık telefon görüşmesinde, şunları ifade etti: “Özgürlük için bu tecridin kaldırılması gerekiyor. Bizler de bu bilinç ve inançla sürdürüyoruz. Ne kadar baskı olsa da vazgeçmeyeceğiz. Tecridin insani ve hukuki bir yanı yok. Bu amaçla herkesin sesimize ses vermesi için çağrıda bulunuyorum. Bizim eylemimize cevap verilmediği sürece açlık grevimizi bırakmayacağız.”

Kızıyla birlikte yüzlerce tutsağın inanarak bir direniş sürdürdüğünü belirten anne Leyla Yüksel ise kızının grevden dolayı üç aylık görüş yasağı aldığı bilgisini paylaştı. Açlık grevinde olan tutsaklara verilen cezaların vicdansızlık olduğunu vurgulayan anne Yüksel, sadece telefon hakkı kullanabildiğini ifade etti. Tutsaklar üzerinde baskılar olduğunu ve bunu telefonda dile getirmeye çalıştıklarını, cezaevi yönetimi tarafından telefonun sık sık kesildiğini belirten Yüksel, “Çocuklarımızı bırakmayacağız. Mücadelemize devam edeceğiz. Ne ona ne de arkadaşlarına bir şey olsun istemiyorum. Dilerim önleri açılır, mücadeleleri yerini bulur. Onların talebi bizim talebimizdir. Ne olursa olsun onlar mücadelesinden vazgeçmesin, biz de onların yolunda ilerleyeceğiz” şeklinde konuştu.