Kürt düşmanlığına dayalı işgalci saldırganlığını Güney Kürdistan’da derinleştirmeye çalışan Türk devletinin Dêralok’taki katliamından sonra ayağa kalkan halk, Türk üssüne yürüdü.

Şeladizê halkı, Türk askerlerini istemediğini belirtip KDP güçlerinin engelini aşarak Sirê’deki askeri üssü bastı, araçları ateşe verdi. Türk askerlerinin ateş açması sonucu 2 kişi şehit oldu, 10 kişi yaralandı.

 Türk Cumhurbaşkanı, “Bize yanlış yaptılar, İHA’larımız ve uçaklarımız kalktı, dağıldılar” diye hakaret etti. KDP’li Başbakan ise halkı ve PKK’yi suçlayarak, saldırılarını meşrulaştırdığı Türk devletinden özür diledi.

Katliam, soykırım ve işgale karşı net bir ulusal tavır ortaya koyan Şeladizê halkını kutlayan KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanlığı, bu örnek tavrın tüm Güney Kürdistan’a yayılması gerektiğini belirtti. Türk Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın hakaret içeren tehdidine ve buna karşın Neçirvan Barzani’nin teslimiyetçi duruşuna dikkat çeken Eşbaşkanlık, şunun altını çizdi: “Şeladızê ve Dêralok halkımız, işgalci güçleri Güney Kürdistan’dan kovma sürecini fiilen başlatmıştır. Bunu başarıya ulaştırmayı, önümüzdeki sürecin en temel görev ve hedefi olarak Güney Kürdistan halkımızın önüne koymuştur.”

Türk devletinin Behdinan bölgesine yönelik hava saldırılarına karşı tepkiler büyüyor. Dêralok’taki katliamdan sonra bölge halkı ayağa kalktı. Şeladizê halkı, Sirê’deki askeri üsse yürüdü. KDP güçlerini aşarak üsse ulaşan halk, askeri araçları ateşe verdi, askerlerin terk etmesini istedi. İşgalci Türk askerleri de halka saldırdı; 2 yurttaş şehit oldu, 10’u yaralandı. Türk  savaş uçakları, Amediyê kırsalını ve Türk askeri üslerinin bulunduğu çevreyi bombaladı. Uçaklar, bölgede alçak uçuş da yapt; beldedeki bazı evlerin camları kırıldı. Halk, el koyduğu araçları ve yakaladıkları askerleri KDP güçlerine teslim ederek dağıldı. Türk ordusu bir süre sonra askeri helikopterleri de getirdi. Halkın dağılmasını sağlayan KDP güçleri, bölgede çekim yapan NRT televizyonu başta olmak üzere gazetecileri gözaltına aldı. 12 yaşındaki Hisên Rêkani’yi Şeladizê halkı, 12 yaşındaki Hisên Rêkani ve diğer şehidi önceki akşam toprağa verdi. Yaralılardan ikisinin durumunun ağır olduğu öğrenildi.

Görkemli bir serhildan

KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanlığı, dün konuyla ilgili yazılı bir açıklama yaptı. Şeladizê ve Dêralok halkının görkemli bir serhildan gerçekleştirdiğini belirten Eşbaşkanlık, önceki gün yaşananları özetledikten sonra şunları ifade etti: “Serhildanı gerçekleştiren halkımızın şahsında, Güney Kürdistan halkımızı kutluyoruz. Halkımızın, katliam, soykırım ve işgale karşı olan bu ulusal tavrını her koşul altında desteklediğimizi bildiriyoruz. Serhildanda şehit düşen yurttaşlarımıza Allah’tan rahmet, yaralı yurttaşlarımıza da acil şifalar diliyoruz. Başta şehit ailelerimiz olmak üzere, tüm Kürdistan halkına taziyelerimizi sunuyoruz.”

Tepki münferit değil

Şeladizê ve Dêralok halkının gerçekleştirdiği serhildan, sadece  son günlerdeki katliamlara karşı bir tepki değil, Türk devletinin Bakur, Rojava ve Başûr’da geliştirdiği soykırımcı ve işgalci politikalarına karşı olduğunu kaydeden Eşbaşkanlık, şunları vurguladı: “Bu anlamda Güney Kürdistan halkımız, faşist Türk devletinin, sadece Kuzey’i değil, tüm Kürtleri hedef aldığının bilincine varmıştır. Bu nedenle Kürtlerin de her parçada direnmesi gerektiğine kâni olmuştur. Bu serhildanın anlamı budur. Bu anlamda artık Şeladîzê ve Dêralok halkımız, işgalci güçleri Güney Kürdistan’dan kovma sürecini fiilen başlatmıştır. Başarıya ulaştırmayı, önümüzdeki sürecin en temel görev ve hedefi olarak Güney Kürdistan halkımızın önüne koymuştur.”

Erdoğan yine hatırlattı

Türk Cumhurbaşkanı Recep T. Erdoğan, serhildan anında yaptığı konuşmada, “Kuzey Irak’ta bize yanlış yaptılar. Uçaklarımızı, İHA ve SİHA’larımızı gönderdik hemen dağıldılar” demişti. Bu açıklamayı hatırlatan KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanlığı, Kürt düşmanlığını bir kez daha gösteren Erdoğan’ın Kürtlere küçümseyerek hakaret ettiğini söyledi. Yürütme Konseyi Eşbaşkanlığı, “Bu beyanla Kürtlerin, kendi yaşam ve özgürlükleri için yaptıkları bir serhildanı, TC. devletine yapılmış büyük bir yanlış olarak değerlendirmiştir. Kürtlerin, yaşam ve özgürlükleri için eylem yapma hakkının bile olmadığını söylemiştir. Erdoğan, bu beyanlarla Kürt düşmanlığını bir kez daha alenen ifade etmiştir” dedi.

KDP’nin ibretlik tutumu

Buna karşın Güney Kürdistan’daki hükümetin ibretlik bir açıklamayla Türk devletinin Kürt düşmanlığını gizleme telaşına düştüğüne işaret eden Eşbaşkanlık, Başbakan Neçirvan Barzani’nin, halkın en meşru serhildanını provokasyon olarak değerlendirip soruşturma açıldığını söylemesi ve işgalci güçlerin güvenliklerinin alındığını beyan etmesini hatırlattı. Görevi, Güney Kürdistan’ı ve halkını işgal ve katliamdan korumak ve katillerden hesap sormak olan kurum ve kişilerin, halkı sorumlu tutma yoluna gittiğini kaydeden Eşbaşkanlık, şöyle devam etti: “Güney Kürdistan’daki hükümet ve KDP’nin, yıllardır süren bu yaklaşımı, faşist TC. devletini cesaretlendirmiş ve bu katliamlara zemin sunmuştur. Güney Hükümeti ve KDP yıllardır çocukları kandırır gibi, ‘PKK burada olmazsa, Türkler de burayı bombalamaz’ gibi, hikayelerle hem halkı kandırmaya hem de saldırıları meşrulaştırmaya çalışmıştır. Güney Kürdistan halkımızın isyanı, biraz da hükümetin bu tavrına karşı gelişmiştir. Güney Kürdistan halkımız, TC’nin Kürt düşmanlığını en açık bir biçimde Kerkük ve referandum meselelerinde görmüştür.”

Saldırılara karşı Irak Hükümeti’nin tavrının da hep zayıf kaldığını ve soykırımcı Türk rejimini cesaretlendirdiğini anımsatan Eşbaşkanlık, taktik bazı ilişki ve ihtiyaçlardan dolayı, görev ve sorumluluklarını ihmal ettiği kaydetti.

Çok önemli bir milat

Hiç kuşku yok ki, Güney Kürdistan’daki Türk işgalini kırmanın Kürtlerin her parçadaki özgürlüğü için çok önemli bir milat olacağının altını çizen Eşbaşkanlık, şunları vurguladı: “Onun için Şeladizê’de ortaya koyduğu irade çok değerlidir ve mutlaka sahiplenilmelidir. Serhildanlar ve demokratik eylemler Şeladizê ve Dêralok gibi yerlerle sınırlı kalmamalı, tüm Güney Kürdistan’a yayılmalıdır. Güney Kürdistan’ın statü ve güvenliği ancak böyle sağlanabilir. Bu temelde tüm Güney Kürdistan toplumunu işgale karşı daha güçlü bir biçimde örgütlenmeye çağırıyoruz. Güney Kürdistan’daki tüm siyasi partileri ve Parlamento’yu halkın işgal karşıtı taleplerinin yanında yer almaya; işgale son verecek siyasi ve yasal süreci başlatmaya davet ediyoruz.”

BEHDİNAN


Bahoz Erdal: Doğru soru şudur; Türk üsleri burada ne yapıyor?

Halk Savunma Merkez Karargah Komutanlığı Üyesi Bahoz Erdal, “Behdinan halkının tavrı doğru okunmalı. Tüm Kürdistani güçlere mesajdır” dedi.

Halk Savunma Merkez Karargah Komutanlığı Üyesi Bahoz Erdal, ANF’ye konuştu. Türk devletinin Güney’e yönelik son saldırılarını “Hewlêr üzerinde, Güney halkımız üzerinde baskı oluşturmaya yönelik; Kürtlerin neden bir birine karşı olmadığı, neden birbiriyle savaşmadığına tepkidir. ‘Eğer birbirinizle savaşmazsanız, böyle yaparız’ mesajıdır” şeklinde değerlendiren Erdal, bu açıdan planlı ve kasıtlı bir saldırı olduğunu söyledi.

Şêladizê halkının ayaklanmasına dikkat çeken Erdal, şunları söyledi: “Yurtsever, Kürdistani, kutsal bir tavırdır. Halk yanlış bir şey yapmadı, meşru hakkını kullandı. Hükümet ve siyasetçiler halkın bu tavrına saygı duyup sahip çıksın. Bombardımanın gerekçesi PKK değil. Bunlar, hakikati ifade etmiyor. Bu tür söylemler, Türk devletinin halkımız üzerindeki saldırılarını arttırması için cesaret veriyor. Güney Kürdistan’daki Türk işgaline meşruiyet veriyor. Bu vahşi saldırıları meşrulaştırıyor.”

PKK’nin varlığının, Güney için siyasi ve askeri bir destek olduğunu kaydeden Erdal, sorgulanması gerekenin Türk devlet varlığı olduğunun altını çizdi. Erdal, şunları söyledi: “Bunların ne faydası var? İşgalci güçlerdir. Güney Kürdistan üzerinde bir yüktür. Yabancı bir güçtür. Hava saldırıları için istihbarat ve koordinat verenler, buradaki üslerdir. Doğru olan soru şudur: Bu üsler burada ne yapıyor? Güney halkımız bunu kabul etmiyor. Güney Kürdistan’ın istikrarını, huzurunu engelleyen bu işgalciliktir. Hareket olarak bölgenin istikrarı için büyük bir hassasiyetle hareket ediyoruz. Türk işgalciliği, bu saldırılarla tüm Kürtlere düşman olduğunu ispatladı. Kürt nerede olursa olsun, güç ve örgütlenme sahibi ise Türk devleti için hedeftir.”

Halk bu bilinçte, hükümet değil

Güney halkının bunun bilincinde olduğunu ancak hükümetinin de bu durumu görmesi gerektiğini belirten Erdal, “Halkın tepkisi açıktı, kutsaldı. Biz Kürdistan gerillası olarak, Güney Kürdistan’ın huzuru ve barışını kendi temel görevlerimizden biri olarak görüyoruz. Halkımızın da istikrarı ve huzuru, korunması için bize düşen neyse, elimizden ne geliyorsa her fedakarlığı yapmaya hazırız” dedi.

Halkın tavrı doğru okunmalı

Halkın araziye çıkmamasının bir çözüm olmadığını belirterek, isim vermeden bazı yetkililerin “PKK bölgeleri” şeklindeki ifadelerine tepki gösteren Erdal, “Halk neden araziye çıkmasın? Bunu engelleyen Türk devletidir, buradaki üsleridir, hava saldırılarıdır. Türk devleti Başûr halkına saygı göstermeli. Bunu yapıyor mu? Hayır! Her yere saldırmayı, katliam yapmayı kendisine hak görüyor. Buna karşı koyulmalı (…) PKK’nin bu konuda suçlanmasını bölge halkı da kabul etmiyor, bölge halkı PKK gerillalarından rahatsız değil. Gerillalar kimseye zarar vermiyor. Aksine yardım ediyor, destek çıkıyor. Behdinan halkının tavrı doğru okunmalı, taktir edilecek bir tavırdır. Tüm Kürdistani güçlere bir mesajdır. Tüm siyasi partilerden ve güçlerden de tutum istiyor. Ulusal birlik için, Ulusal Kongre için de bir çağrıdır. Biz de bu mesajı böyle alıyoruz.”


KDP ve YNK hariç!

Güney Kürdistan’da KDP ve YNK hariç neredeyse bütün partiler Türk saldırganlığına tepki gösterdi.

KKP: Hiçbir işgalci kalmamalı

Kürdistan Komünist Partisi, yaptığı yazılı açıklamada, Türk devletinin saldırılarına karşı Federe Kürdistan ve Irak hükümetleri sessiz kalsalar da artık halkın sessiz kalmayacağını belirtti. Açıklamada, “Türk devletinin saldırılarının sonlanmasını istiyoruz. Hiçbir işgalci güç Başûrê Kurdistan topraklarında kalmamalı” denildi.

Türkiye güçlerini çekmeli

Goran Hareketi de yazılı açıklamasında “Türk devleti Başurê Kürdistan’a yönelik saldırılarını sonlandırmalı ve buradaki güçlerini çekmeli” dedi. Irak’ın Federe Kürdistan ile koordineli bir şekilde Başûrê Kurdistan’ın sınırlarını koruması gerektiğini kaydeden Goran, şunları vurguladı: “Türkiye’deki Kürt sorunu bombardıman, öldürme ve saldırılarla çözülmez.”

Yeni Nesil: Halkı tehdit etmeyin

Yeni Nesil Hareketi ise yaptığı yazılı açıklamada, Şêladizê halkına yönelik baskılara dikkat çekti. Türk devletinin baskı ve saldırılarına maruz kalan halkın şehit ve yaralı verdiğini anımsatan Yeni Nesil, “Asayiş güçlerinin görevi, yurttaşları tehdit etmek değil, korumaktır. Irak Hükümeti’ne çağrıda bulunuyoruz. Bölge sınırlarını ve yurttaşları korusun. Çünkü iktidar Kürdistan Bölgesi’ndeki yurttaşların yaşam hakkını korumuyor. Kendi çıkarları için halka baskı uyguluyor” dedi.

Emekçi Parti: Güçleri çek!

Kürdistan Emekçi Partisi, Türk devletinin her zaman olduğu gibi halka saldırıp sivilleri katlettiğini belirterek, şunları ifade etti: “Türk devletinin sivil halkı katletmesini kınıyoruz. Türk üslerinin bölgedeki varlığı yurttaşların yaşamı üzerinde tehlike oluşturuyor. Türk üsleri, Kürdistan topraklarını ve Irak bağımsızlığını ihlal ediyor. Türkiye bir an önce güçlerini geri çekmelidir. Bombardıman, top atışı yerine barış ve çözüm yollarını düşünmelidir.”


Irak’tan sınırlı tepki

Irak Dışişleri Bakanlığı, Türk askerlerinin Şaladizê halkına yönelik saldırılarına ilişkin yazılı bir açıklama yaptı. Türk sivil halka yönelik saldırıları karşısında şaşkın oldukları belirten Bakanlık, “Türk devletinin saldırıları sonucunda yaşanan tahribatlara ilişkin Türkiye’nin Bağdat Büyükelçisi’ni bakanlığı çağırıp rahatsızlığımızı anlatan bir mektup vereceğiz. Türkiye’ye çağrıda bulunuyoruz. Irak, halkın güvenliğinden sorumludur. Irak ülkenin bağımsızlığını ihlal eden her türlü saldırıya karşıdır.”


Yawer: 823 kez bombalandı

Pêşmerge Bakanlığı Genel Sekreteri Cebar Yawer, Türk savaş uçaklarının 2015- 2018 arasında Güney Kürdistan’ı 398 kez havadan bombaladığını, 425 kez ise top atışı yaptığını söyledi.

Yawer, Türk devletinin saldırılarına ilişkin Dengê Amerika’ya konuştu. Türk devletinin 2015-2018 arasınd 398 kez havadan bombaladığını, bölgeye 425 kez de top atışı yaptığını söyleyen Yawer, Türk devletinin saldırıları nedeniyle 700 kilometre Başûr sınırlarında büyük tahribatların yaşandığını kaydetti. Saldırılar nedeniyle birçok köylünün köyünü terk etmek zorunda kaldığını söyleyen Yawer, “Hastaneler, okullar evler yıkıldı. Yollar bozuldu, birçok köprü yıkıldı. Birçok sivil yurttaş şehit düştü. Türk devletinin Irak’a yönelik havadan bombardımanı, bölgeye yönelik top atışları ve asker getirmesi ile ilgili Irak’la resmi bir anlaşması yok” dedi.


KDP Türk üssünü koruyor

Şêladizê halkının ayaklanmasından sonra Federe Kürdistan Hükümeti askeri güçlerinin çoğunluğunu Şeladizê’ye gönderdi. Yerel kaynaklar, KDP güçlerinin Sirê’deki Türk üssünü korumaya aldığını söyledi.


Barzani halkı suçladı

Dêralok ve Şeladizê’de 6 sivilin Türk devleti tarafından katledilmesini görmezden gelen Federe Başbakanı Neçirvan Barzani, direnişe katılanlar hakkında gerekli işlemlerin yapılacağını söyledi.

Barzani, Hewlêr’de gerçekleştirilen Bakanlar Kurulu toplantısının ardından bir basın toplantısı düzenledi. Dêralok, Hetutê ve Şêladizê’de 6 sivilin Türk devletinin saldırı sonrasında katledilmesini görmezden gelen Barzani, katliam karşısında direnişe geçen ve Türk askerlerinin çıkmasını isteyen halkı suçladı. Barzani şunları söyledi: “Hükümet olarak, başlangıçta huzur içinde gerçekleşen bu protesto gösterilerini tahrik edenlerin bulunması için soruşturma başlatacağız. Hükümet olarak bunlara izin vermeyeceğiz. Durumun incelenmesi için gerekenler yapılacaktır. Bu tür olayların bir daha yaşanmaması için çok ciddi bir şekilde üzerinde duracağız.”

Barzani, Türk devletinin bombaladığı alanlarda PKK’nin olduğunu iddia ederken, ancak hava saldırıları Dêralok, Hetutê, Şeladizê’de yerleşim yerlerine çok yakın yerlerde yapıldı ve yapılan hava saldırılarında siviller katledildi. PKK’yi gerekçe göstererek, saldırıları meşrulaştıran Barzani, “PKK’nin bulunduğu bölgelerin bombalanması sonucu sivil ölümler yaşanıyor. Bu şehadetler köylerin bombalanması sonucu değil, PKK’nin bulunduğu bölgelerin bombalanması sonucu olmuştur. PKK’nin varlığı buna sebeptir” diyebildi.