İdlib’in kuzeyine ”çatışmasızlık bölgeleri” oluşturmak bahanesiyle giren Türk ordusu, Efrîn’i batıdan kuşattı.

Kazakistan’ın başkenti Astana’da Rusya, İran ve Türkiye’nin ”İdlib’i 4’üncü çatışmasızlık bölgesi yapma” antlaşması gereği, Hatay’ın Reyhanlı ilçesi üzerinden Suriye topraklarına giren Türk ordusu, Efrîn’in batı sınırı boyunca yerleştiği noktalarla kenti kuşatmaya aldı.

 Her ne kadar İdlib merkezinin Türkiye güçlerine, kırsalının ise Rusya güçlerine bırakılacağı söylense de İdlib’in kuzeyine giren Türk çetelerinden sonra Türk ordusu da Efrîn’in batısındaki Atme ve Darit İze kasabalarına yerleşti. Özelikle Darit İze’de iş makinaları ile yapılan mevzilere yerleşen Türk ordusu, bu iki merkezi ana karargah yaptı. 

Bunun yanı sıra İdlib ve kırsalını kontrol altında tutan Heyet Tahrir El Şam (El Nusra) ile varılan anlaşma gereği herhangi bir direnç ile karşılaşmadı. Varılan anlaşmaya göre Efrîn batısında noktalar Türk ordusuna bırakılacak diğer yerleşim yerlerinde ise Heyet Tahrir El Şam varlığını devam ettirecekti. Efrîn batısındaki Atme ve Darit İze’ye yerleşen Türk ordusu, Bereket Dağı üzerinden diğer noktalara doğru hareket etti.

 

Nusra duyurdu 

Türk ordusunun bu hareketlerini, El Nusra internet sayfasından önceki gün 80 Türk askerinin Keferlusin köyünden Suriye topraklarına araçlarıylagiriş yaptığını, Halep kırsalında bulunan Heyet Tahrir Şam’a bağlı askeri sorumlu Huzeyfe Et-Tahir’in şu açıklamalarda bulunduğunu kaydetti: ”Konvoy batı Halep kırsalına bağlı Gal’a Sem’an bölgesinde PKK/YPG mevzilerine yönelik nöbet noktalarının ikincisini teslim almak için Suriye topraklarına giriş yaptı. Türk konvoyu beraberlerinde askerlere ait ferdi silah, doçka türünden makinalı tüfekler, askerlere hizmet amaçlı bazı malzemeler ve nöbet noktasını hazırlamak için kullanılan araçlar ile giriş yaptılar.”

El Nusra şu hatırlatmada da bulundu: ”Geçen hafta 100 Türk askeri özgürleştirilmiş bölgelere giriş yapmışlardı. Sebebi ise batı Halep kırsalına bağlı Salve köyünde kendileri için tayin edilen PKK/YPG’ye karşı ilk nöbet noktasını teslim alma amaçlı idi. Böylece TSK’ya ait PKK/YPG’ye karşı iki nöbet noktası bulunmakta.”