
Türk savaş uçaklarının iki gün önce Güney Kürdistan’ın Amediyê kentine bağlı Şeladizê kasabası ile Avaşin bölgesine düzenlediği hava saldırılarında katledilenlerin sayısı 10’a çıktı. KONGRA GEL, AKP’nin Kürt halkına ‘açık ölüm fermanı’ verdiğine dikkat çekerek, KDP’nin tutum almak zorunda olduğunu belirtti ve tüm Kürt çevrelerini ortak mücadeleye çağırdı. KNK de böylesi bir süreçte bu saldırılara ancak Kürdistanlı güçler ve halkların birliği ile karşı durulabileceğini bildirdi. Federe Kürdistan Hükümeti ise kınama adı altında Türk devletine sitem etti.
Amediyê’ye bağlı bağlı Rêkan ve Nerwê köyleri kırsalında bağ-bahçelerine giden sivil köylülere saat 21.00 sıralarında düzenlenen hava saldırılarında 3 kişi katledilmiş, bir kişinin ağır yaralı olduğu ve 3 kişinin de kayıp olduğu bilgisi gelmişti. Ancak daha sonra yaralı kişi de kurtarılamadı. Cenazeleri almak için bölgeye giden Şeladizeliler, kayıp olduğu belirtilen 3 kişinin de cenazesini buldu. Katledilen sivillerin Sida köyünden Ali Mistafa ve Ciger Mistafa kardeşler; Sedat Sitki ve Kerya Dera köyünden Hakim Said isimli Kürdistanlılar olduğu öğrenildi.
Diğer yandan Avaşin bölgesine bağlı Horê köyü kırsalına düzenlenen hava saldırılarında da Sarke köyünden Faxir Tahir; Deraluk kasabasından Şaban Said Dohuki ve Site köyünden İsmet Temer Said isimli siviller katledildi.
HPG de teyit etti
10 sivilin katledildiğini teyit eden HPG BİM de dünkü açıklamasında Türk savaş uçaklarının 19 ve 20 Eylül’de direkt sivilleri hedef aldığını belirterek, şunları paylaştı: ”Türk savaş uçakları saat 22.45’te Zap bölgesinde bulunan Şamkê köyü ve çevresini; 22.30’da Avaşin bölgesinde bulunan Mervanos alanı, Şehit Diren tepesi ve Kiyê köyünü; saat 22.00 ile 23.00 arasında ise Metina alanına bağlı Hakkari tepesini bombaladı. Bombardımanlar sonucunda köylerdeki bağ ve bahçeler zarar gördü.”
Federe Hükümet sitem etti
Konuya ilişkin yazılı bir açıklama yapan Federe Kürdistan, “Türkiye’ye ait savaş uçaklarının, Behdinan bölgesindeki Nerwe Rekan mıntıkasında birkaç noktaya bombardıman düzenlemesi sonucu bölge sakini 7 vatandaş yaşamını yitirmiştir. Söz konusu vatandaşlar, günlük işlerini yapmak için bahçelerine gitmişti. Türk ait savaş uçakları bölgeye, silahlı gruplar bulunduğu gerekçesiyle, bombardıman düzenlemiş, maalesef oradaki sivillerin çoğu şehit düşmüştür. Kürdistan Bölgesi Hükümeti olarak, Kürdistan Bölgesi vatandaşlarının şehit olmasına yol açan Türk savaş uçaklarının bombardımanını kınıyoruz. Türkiye’den de bu tür bombardımanları durdurmasını istiyor, Kürdistan Bölgesi vatandaşlarına zarar vermeyip komşuluk ilişkilerini korumasını istiyoruz.”
Hesabını misliyle ödeyecek
KONGRA GEL Eşbaşkanlık Divanı ise yaptığı açıklamada, Türk devletinin bilerek, doğrudan sivil insanları hedef aldığını; gerilla alanları dışında olan bu alanlarda tarladan, işten dönen insanların bilerek hedeflenmesinin, referandumdan önce başta Güney Kürdistan Başkanlığı ve hükümeti olmak üzere Kürt halkına verilen açık ölüm ferman olduğunu belirtti. Açıklamaya şöyle devam edildi: ”Yani ‘bizi dinlemezseniz sonunuz budur’ deniliyor. Devlet Bahçeli referandumun kendileri için savaş gerekçesi olduğunu açıklamıştı. 10 sivil insanımızın katledilmesi bir kez daha gösterdi ki; AKP Kürt sorununda tamamen MHP ve Ergenekon’a teslim olmuştur, onlarla ittifak içinde Kürt halkının siyasal iradesini topyekün yok etme savaşını yürütmektedir.
KDP tutum almalı
Bugüne kadar Kuzey Kürdistan’da Kürt halkına yapılan katliamları görmezlikten gelen ve AKP ile çıkara dayalı ilişkilerini sürdüren KDP ve ona bağlı çevreler, bu son katliamdan sonra Kürt düşmanlığına dayalı Türk devlet politikalarına karşı açık tutum almak ve ona göre hareket etmek zorundalar.
Baş eğerek durdurulamaz
Tarih bize açıkça gösteriyor ki; baş eğerek, alttan alarak Türk devletinin baskı ve saldırıları durdurulamaz. Kazandıran ve çözüm olan tek yol onurlu bir direniştir. Başta KDP olmak üzere tüm Kürt partilerinin, sivil toplum örgütlerinin ve aydınların 10 sivil insanımızı katleden Türk devletine karşı ortak bir tutum içinde olması zorunludur. Bu kadar açık bir düşmanlık karşısında sessiz kalınması halinde ise Güney yönetiminin başta referandum olmak üzere kendi iradesiyle hiçbir şey yapamayacağını açıkça ortaya koyacaktır.
10 sivil insanımızın bombalarla tanınmayacak şekilde katledilmesi asla kabul edilemez. Bu katliama karşı ortak bir duruş sergilemek, Türk devletinin Kürt düşmanlığına ‘artık yeter’ demek bütün Kürtler için bir zorunluluktur. Bunun karşısında sessiz kalan veya yeterince birliğini sağlayamayan Kürdistan halkı ve Kürt siyaseti, yarın çok daha büyük katliamlarla ve büyük bedellerle yüz yüze gelecektir.
Bu süreçte Kürt halkının ve Kürt siyasetinin birliği oldukça önemlidir. Biz KONGRA GEL adına ilgili tüm çevrelere çağrı yapıyoruz: Sömürgeci Türk devletinin yaptığı katliamlar karşısında ulusal ve toplumsal birliğimizi sağlama temelinde mücadelemizi yükselterek katliamların hesabını soralım. Özgürlüğümüzü ve onurumuzu kazanmanın tek yol budur.”
Kürtler birlikle karşı durabilir
KNK Yönetim Konseyi, katliamı kınadığı yazılı açıklamasında, ”Böylesi bir süreçte bu saldırılara karşı ancak Kürdistanlı güçler ve halkların birliği ile durulabilir. Bugün her zamandan daha çok Kürt halkının birlik ve beraberliğe ihtiyacı vardır. Birlik savunma ve kazanılan değerleri korumak için büyük önem arz etmektedir” dedi. Türk devletinin vahşi saldırılarına karşı Kürdistan halkına, partilere, örgütlere, aydınlara duyarlılık çağrısı yapan KNK, ”Güney Kürdistan yönetimi, işgalci devletlerin bu vahşi saldırılarına karşı tavırlarını netleştirmelidirler” diye kaydetti.
