
* HDP Eşbaşkanı Demirtaş, Türk dinci sağının adayı Recep T. Erdoğan ile Türk milliyetçi sağının adayı Ekmeleddin Mehmet İhsanoğlu’na karşı yarışacak.
* Demirtaş, özgürlüklerin ve barışın çizgisini temsilen devletçi ve geleneksel çizgideki iki adayı geride bırakıp Çankaya’ya ilkelerle çıkacaklarını söyledi.
HDP, cumhurbaşkanlığı seçimlerinde adayının Selahattin Demirtaş olduğunu açıkladı. Selahattin Demirtaş ise “Din adına din kullanılarak, ikiyüzlü bir politikada dini kendi çıkarlarına kullananlara karşı özgürlüğü, adaleti ve insanlığı savunacağız” dedi. Demirtaş, çalışmalarının önümüzdeki günlerde başlayacağını kaydetti.
HDP, Cumhurbaşkanı adayını açıklamak için Ankara Neva Palas Otel’de basın toplantısı düzenlendi. Toplantı salonuna, “Halkların ve değişimin adayı Selahattin Demirtaş” pankartı asılırken, toplantıya Selahattin Demirtaş’ın yanı sıra HDP milletvekilleri İbrahim Binici, Demir Çelik, Faysal Sarıyıldız, Pervin Buldan, İdris Baluken, Hasip Kaplan, Gülser Yıldırım, Halil Aksoy, Mülkiye Birtane, Erol Dora, Adil Kurt, Sebahat Tuncel, Sırrı Süreyya Önder, Altan Tan, Hüsamettin Zenderlioğlu, Aysel Tuğluk, Kemal Aktaş ve Mardin Büyükşehir Belediyesi Eşbaşkanı Ahmet Türk, KESK Genel Başkanı Lami Özgen, İHD Genel Başkanı Öztürk Türkdoğan ile çok sayıda kurum temsilcisi ve yurttaş katıldı. Toplantının açılış konuşmasını yapan Gencay Gürsoy, Cumhurbaşkanı seçimlerinin seçim tarihi bakımından önemli bir seçim olduğuna işaret ederek, “Seçmenler elini vicdanına koyarak oy kullanırsa, Cumhurbaşkanı Demirtaş olacak” dedi. Gürsoy, HDP’nin adayının Selahattin Demirtaş olduğunu açıklayarak, Demirtaş’ı sahneye davet etti.
Kişi değil, ilkeler çıkacak
Alkışlar eşliğinde kürsüye gelen Demirtaş ise büyük bir onur duyduğunu ve çalışma yürüten arkadaşlarına teşekkür ederek konuşmasına başladı. Demirtaş, Çankaya’ya kişi olarak değil, ilkelerle çıkacaklarını ve adaylıklarının da ilkelerle olduğunu söyledi. Demirtaş, kendilerinin halkın içinden çıkmış kişiler olmadığını, halen halkın içinde olduklarını söyleyerek, “İddiamızı ortaya koymamız halk lehine kazandığımızı gösteriyor” dedi. Demirtaş, seçimde iki çizginin yarışacağını; birisinin özgürlüklerin ve barışın çizgisi olduğunu diğerinin ise devletçi ve geleneksel çizgi olduğunu vurgularken, her iki adayın da bu çizgiden olduğunu söyledi.
Kadın çizgisini de temsilen
Demirtaş, Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin en büyük eksikliğinin kadın adayın bulunmaması olduğunu söyleyerek, “Buna karşın kadın özgürlük mücadelesini ve onun çizgisini savunan tek çizgi bizim çizgimizdir. Kadın aday olmasa da, kadın ve gençlik çizgisi bu kampanyaya damgasını vuracak” ifadesini kullandı.
‘Korkunç devlet dönemi bitecek’
Demirtaş, nezaketten uzaklaşmadan demokratik bir çerçevede, siyasete güç katacak bir kampanya ortamı yaratacaklarını, diğer adayların da buna bağlı kalacağına inanmak istediklerini söyledi. Demirtaş, şunları söyledi: “Bizler şahsi bir hırs içinde yarışa dalmadık, dalmayacağız. Bizim anlayışımız ile birlikte artık ciddi ve korkunç devlet dönemi bitecek. Devletin gülebileceğini ve halk tarafından neşeli bir şekilde yönetilebileceğini göstermek istiyoruz. Devletin bu ikiyüzlü yönetim anlayışını bu kampanya döneminde bitirmek istiyoruz. Biz devleti, Çankaya’yı halkın hizmetine ve devletin bütün organlarıyla halkın emrine sunacak bir anlayışı taşımaya çalışacağız.”
Demirtaş, Türkiye’de kalıcı barışın tesisi için kim Cumhurbaşkanı olursa olsun kendilerinin çabalarını daha da aktifleştireceklerini vurguladı.
‘Mezhep gerilimini kabul etmiyoruz’
Ortadoğu’da yaşanan mezhep kavgalarına da değinen Demirtaş, şöyle devam etti: “Cumhurbaşkanlığı seçimini bu yönlü de değerlendirmek durumundayız. Bizler devlet dininin yarattığı bu mezhep gerilimlerini kabul etmiyoruz, etmeyeceğiz. Bize dayatılan devlet dini geleneğini biz toplumda hakim anlayış olarak kılmayacağız. Kerbela’da katledilen İmam Hüseyin’in ve aynı zamanda zindan da katledilen İmamı-ı Azam Hanefi’nin, işkencelerde taviz vermeyen İmam Şafii ve Hanbeli’nin de bugünkü takipçilerinin kardeşlik içinde yaşamasını savunacağız. Demokratik laiklik ilkesinden asla taviz vermeyecek bir anlayışı savunacağız. Din adına din kullanılarak ikiyüzlü bir politikada dini kendi çıkarlarına kullananlara karşı özgürlüğü, adaleti ve insanlığı savunacağız.”
Demirtaş, hiçbir halkın özü ile kendi tarihini reddetmeden devletin gerçek sahibi olacağı günleri yaratmak için mücadele edeceklerini söyledi.
Kolektif anlayış ile çalışma
“Çankaya’nın yüksek rakımına gözümüzü dikmeden ezildiğimiz yerdeki duruşumuzu sergilemeye devam edeceğiz. Bu ilkeleri yükseklere yansıtmak için elimizden geleni yapacağız. Türkiye’de bu ilkelere karşı desteğini sunmak isteyen herkes ile birlikte yürüyeceğiz” diyen Demirtaş, bugünden itibaren kolektif bir anlayış ile çalışmalarına başladıklarını vurguladı.
Demirtaş, arkalarında devletin veya büyük holdinglerin patronlarının olmayacağını, halkın kendi emeğinin olacağını vurguladı. Demirtaş, seçimde nasıl demokratik halk iktidarına yürüneceğini göstereceklerini belirtti.
‘Halk gerçeğini anlatacağız’
Demirtaş, “69’lardan Apê Musa’ya oradan Hrant Dink’e kadar, onların bıraktığı bayrağı yere düşürmeyeceğiz. Birileri Çankaya hayalleri kurmuş olabilir. Onlara bu kadar basit olmadığını göstereceğiz. Halkın iradesine saygı duymayanlara halk gerçekte nedir bu kampanyada anlatacağız. Güneş ağarmadan otobüste cama başını yaslayan işçiyi onlara anlatacağız” diye konuştu.
Demirtaş, umudu büyütmek isteyen herkese kapılarının da açık olacağını söyledi.
Demirtaş, kampanyaya ilişkin çalışmaların yürütüldüğünü önümüzdeki günlerde kampanyanın detaylarını açıklayacaklarını belirtirken, çözümlerini anlatmak için 40 günü fazla bile gördüklerini bir günde anlatabileceklerini ama 40 gün olduğu için 40 defa anlatacaklarını ve Çankaya’ya çıkacaklarını söyledi. Demirtaş, önümüzdeki günlerde milletvekillerinin imzalarını toplayarak Meclis Başkanlığı’na resmi başvuruyu da yapacaklarını kaydetti.
Demirtaş, konuşmasının ardından salonda bulunanlar tarafından ayakta alkışlandı.
DİHA/ANKARA