
DAİŞ belasından kurtulmak isteyen bütün dünyaya seslenen KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanı Cemil Bayık, YPG/YPJ’nin öncülük yaptığı QSD’nin DAİŞ’le etkin mücadelesine dikkat çekerek, “QSD kısa sürede DAİŞ’i Cerablus’tan atabilir. Türkiye tarafından destek gelmediği takdirde Rakka da alınır. Uluslararası güçler, Türkiye engelini kaldırsın” dedi.
KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanı Cemil Bayık, gazetemizin bugünkü sayısında yer alan Kürtçe makalesinde, DAİŞ‘le mücadelede Türkiye bariyerinin aşılması, Türk toplumunda gelişen DAİŞ zihniyeti ve Türk devletinin Kürdistan halkını karşı yürüttüğü çok boyutlu askeri ve siyasi hamleleri yazdı.
DAİŞ zihniyetinin tahakkümü
Konya’daki Türk futbol takımının maçında olduğu gibi önceki gün İstanbul’daki maçta da DAİŞ’in yaptığı katliam için yapılan saygı duruşu sırasındaki tutumu hatırlatan Bayık, “Paris Katliamı’nın kurbanları yuhalanırken, DAİŞ onure edildi. Saygı duruşu, DAİŞ’in canlı bombalarına saygıya dönüştürüldü. Bu durum, AKP ile DAİŞ‘in aynı zihniyeti paylaştıklarının göstergesidir” dedi.
Katliamlara sevinen ülke
“Sivillerin ölümüne bu kadar sevinen bir topluluk görülmüş müdür?” diye soran Bayık, “Toplumun bu hale getirilmesi kadar korkunç bir şey olamaz. Türkiye’yi sivillerin toplu katledilmesine sevinen bir ülke haline getirmiştir. Konya ve İstanbul’da DAİŞ’i alkışlayan, katliama uğrayanları ıslıklayan bu duruma kendiliğinden gelinmemiştir. Bu durum AKP hükümetinin eseridir” şeklinde devam etti.
AKP, DAİŞ’in önündeki bariyerdir
DAİŞ’in sadece siyasi ve lojistik desteği değil, en fazla moral desteği de aldığı Türkiye’nin, aynı zamanda DAİŞ’e karşı mücadele edeceğini sanmanın büyük bir yanılgı olduğunu vurgulayan Bayık, şunları altını çizdi: “Aynı zihniyette olanlar birbirlerine karşı mücadele edemezler. Paris Katliamı gösterdi ki Türkiye sadece Kürtler ve Ortadoğu halkları için değil, tüm dünya için tehlikeli bir politika izlemektedir. Kim bu gerçeği görmeyip kafayı kuma gömerse DAİŞ’e karşı doğru mücadele yürütemez. Artık AKP zihniyeti ve politikası geriletilmeden, kırılmadan DAİŞ belasını def etmek mümkün değildir.”
AKP dünyaya şantaj yapıyor
Kürt halkının özgürlük güçlerinin DAİŞ’e darbe üstüne darbe vurduğunu ama AKP’nin DAİŞ‘i siyasi, askeri ve moral olarak beslemeye devam ettiğini ifade eden Bayık, “AKP hükümeti tüm dünyaya şantaj yapıyor. Tarihte AKP gibi dünyaya şantaj yapan başka bir siyasi güç görülmemiştir” dedi.
DAİŞ’i meşrulaştırıyor, teşvik ediyor
Erdoğan ve AKP’nin her zaman “terörün dini ve kimliği olmaz” dediğine işaret eden Cemil Bayık, Kürt Özgürlük Hareketi’nin başından itibaren hem Erdoğan hem de DAİŞ’in egemenlikçi İslam karakterini teşhir ettiğini anımsatarak, “Karşıt İslam” belirlemesine atıfta bulundu. Ama DAİŞ’in İslam toplumu ve coğrafyası içinden çıktığı gerçeğinin de yadsınamayacağını vurgulayan Bayık, şöyle sürdürdü: “Kuşkusuz sosyal ve tarihsel etkenler vardır. Sorunu sadece toplumsal, tarihsel ve kültürel etkenlere bağlamak yanlıştır. Böyle yaklaşmak, DAİŞ’in insanlık düşmanı karakterini meşrulaştırmak olur. AKP ve medyası böyle yapıyor. Sadece DAİŞ meşrulaştırılmıyor, aynı zamanda teşvik de ediliyor.”
Türkiye bastırılmadan imkansız
Sosyal ve kültürel tedbirlerin geç sonuç verdiğini belirten Cemil Bayık, ilk önce DAİŞ’e siyasi desteği bloke etmenin önemini vurguladı. “Bu açıdan Türkiye’nin desteğinin kesilmesi şarttır” diyen Bayık, ekledi: “Bunun için de AKP’nin politikasına karşı durulmalı. DAİŞ’e karşı tutum alan tüm dünya, Türkiye’ye karşı tutum almadan sonuç almak mümkün değil.”
Yerinde mücadelenin önemi
DAİŞ’e karşı yerinde mücadelenin önemini; YPG/YPJ ve QSD’nin başarısına işaret eden Bayık, şöyle devam etti: “DAİŞ yenilgi sürecine girmiştir. Yeter ki yanlış politika izlenmesin. QSD savaşçıları yenecek güce sahiptir. QSD kısa sürede DAİŞ’i Cerablus’tan atabilir. Türkiye tarafından destek gelmediği takdirde Rakka da alınır. Suriye genelinde Kürtler, Araplar, Dürziler, Süryaniler, Ermeniler, kadınlar, gençler ve diğer topluluklar, DAİŞ ve El Nusra ile benzer çeteleri rahatlıkla Suriye’den temizler. Türkiye engeli ortadan kalktığı an DAİŞ’in sonu gelmiş demektir. Bunu tüm dünya bilmelidir. Bu nedenle uluslararası güçler, DAİŞ’in yenilgiye uğratılmasını istiyorlarsa ilk önce Türkiye’yi bu mücadele önünde engel olmaktan çıkarmalı.”
Türkiye’nin yeni numarası
Türkiye’nin sürekli DAİŞ’le mücadele eden güçleri zayıflatma peşinde olduğunu; şimdi de KDP ile PKK’yi karşı karşıya getirmek istediğini açıklayan Bayık, Türk devletinin gayretini şöyle anlattı: “1 Kasım seçimlerinden sonra Feridun Sinirlioğlu bu nedenle alelacele Hewlêr’e gönderildi. Türkiye, KDP’yi hem Şengal’de PKK ile çatıştırmak istemekte hem de Rojava üzerinden bu yönlü bir çatışma yaratmayı hedeflemekte. Böylece DAİŞ’e karşı mücadele eden güçleri zayıflatıp kendi pozisyonunu güçlendirmeyi düşünüyor. DAİŞ’e karşı en etkili mücadeleyi de HPG/YJA STAR ve YPG/YPJ verdiği için şimdi KDP ile bu güçleri çatıştırarak en büyük müttefiki DAİŞ’i rahatlatmak istiyor.”
Kürtler bunun farkında
Sömürgeci devletlerin her zaman Kürtler arasında ayrılık ve çatışma yaratarak, hükümranlıklarını sürdürdüklerini hatırlatan Cemil Bayık, makalesini şu taahhütle tamamladı: “Ancak Kürtler bilinçlendi. Tarihlerini iyi öğrendiler. Bu nedenle Türk devletinin bu oyunları boşa çıkarılacaktır.”
HABER MERKEZİ