Özgür basın çalışanlarının davasını izleyen BDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş, özgür basın geleneğinin 19 yıl önce bombalanarak, bugün ise tutuklamalarla susturulmaya çalışıldığını belirterek, "İçerde yapılanlara, yargılama demeye dilimiz varmıyor. İçerde daha önce verilmiş bir kararın tiyatral gösterisi yapılıyor" dedi. Mahkeme heyeti, dünkü duruşmanın sonunda sadece Nilgün Yıldız'ın tahliyesine karar vererek, duruşmayı 13 Ocak tarihine erteledi.

Silivri'de İstanbul 15. Ağır Ceza Mahkemesi'nde devam eden 20'si tutsak 46 gazetecinin yargılandığı "KCK basın komitesi" davasının duruşmasını izleyen BDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş, çıkışta Adliye binası önünde basın açıklaması yaptı. Demirtaş, Türkiye'de ilk defa bir davada 46 gazetecinin birlikte yargılandığını belirterek, "12 Eylül döneminde bile 32 gazeteci yargılanıyordu. Oysa şimdi bir gecede 46 gazeteci gözaltına alınmış 36'sı tutuklanmıştır" dedi. Dünyanın hiç bir yerinde "gazetecilik suçtur" diye bir durumun olmadığının altını çizen Demirtaş, "Evet böyle bir şey yoktur. Ama gazetecilerin mesleğinden dolayı yargılanması için kılıf uyduruluyor. Emniyet de bu kılıfı uydurmuş ve burada 46 gazeteciyi yargılıyor. Türkiye'de bu kılıf, cumhuriyet tarihi boyunca uyduruluyor" dedi. Özgür basın geleneğinin 19 yıl önce bombalanarak, bugün ise tutuklamalarla susturulmaya çalışıldığını ifade eden Demirtaş, "İçerde yapılanlara yargılama demeye dilimiz varmıyor. İçerde daha önce verilmiş bir kararın tiyatral gösterisi yapılıyor" diye konuştu.

Önceden verilmiş karar
Kendisi ile yapılan bir röportajın bile gazetecilerin yargılandığı davada delil olarak sunulduğunu hatırlatan Demirtaş, "Biraz önce içeri girdiğimizde avukatlarımız bile talepte bulunmuyorlar. Çünkü verilen kararın siyasi olduğunu ve daha önce verilmiş bir karar olduğunu biliyorlar" dedi. Gazetecilere seslenen Demirtaş, "Muazzam bir dayanışma göstermeniz lazım. Çünkü Türkiye'de her gazeteci her an sanık olarak yargılanabilir. İlgi görmek için çok ünlü bir gazeteci olamaya gerek yok. Her gazetecinin bu dayanışmada yer alması gerekir" diye konuştu.

'Ortaçağ hukuku'
Bir haftadır yargılama yapıldığını ama içerde tutuklu ve tutuksuz olarak yargılanan gazetecilerin kendi haberlerini kendilerinin yaptığını kaydeden Demirtaş, "Bu arkadaşlarımız mesleğini iyi yapmaya çalıştıkları için buradalar. Bir avuç kalan muhalif medyanın bir birine sahip çıkması gerekiyor" diye vurguladı. 2 yıldır tutuklu bulunan gazetecilerin serbest bırakılmasını umut ettiğini ifade eden Demirtaş, şunları söyledi: "Mahkemeden hiçbir beklentimiz yok. Dershane tartışmalarının ürünü olarak ortaya çıkan paralel devlet tartışmasının buraya ne bir biçimde yansıdığını görüyoruz. Kapalı kapılar adından siyasiler ve bürokratlar ile alınmış olan kararlar burada uygulanıyor."
Mahkeme'nin verdiği tahliye kararlarının bile meşru olmadığının altını çizen Demirtaş, "Hukuk bu mahkemeler ile ortaçağa geri döndürülüyor. Bu karaların toplum nezdinde bir şey ifade etmediğini çok iyi biliyoruz" diye konuştu.

Savcı 'devam' dedi

Avukatların tahliye taleplerinin ardından Savcı İsmail Işık, ara kara için mütalaasını verdi. "Sanıklar gazetecilik yaptığı için değil, terör örgütü üyeliği ve yöneticiliği ile suçlanmaktadırlar. İddianamede her şey açık olarak ifade edilmiştir" diyen Işık, gazeteci Sultan Güneş Ünsal'ın savunması sırasında kullandığı "Mesleki onur adına utanç duyacak mısınız?" ve "Yolu tiksintiden geçen herkes suça bulaşır" sözleri dolayısı ile savunma sınırlarını aştığı gerekçesiyle suç duyurusunda bulunmasını istedi. Işık, tüm tutuklu sanıkların "kaçama şüphesi" gerekçesiyle tutukluluk hallerinin devamına karar verilmesini talep etti.
Savcı Işık'ın mütalaasının ardından duruşmaya ara veren mahkeme heyeti ara kararını 17.00'de açıkladı.

Sadece Yıldız'a tahliye

Mahkeme heyeti, tutuklu DİHA muhabiri Nilgün Yıldız'ın tahliyesine karar verdi. Mahkeme heyeti, diğer gazetecilerin "kuvvetli suç şüphesi" ve "kaçma şüpheleri" gerekçesiyle tutukluluk hallerinin devamına karar verdi. Mahkeme kararında ayrıca gazeteci Sultan Güneş Ünsal ve Zeynep Kuray'ın savunma sınırlarını aştığı gerekçesiyle haklarında suç duyurusunda bulunulmasına karar verdi. Mahkeme heyeti, tutuklu sanıkların savunmalarına getirdiği kararın kaldırılması talebini de reddetti. Duruşma 13-17 Ocak'a ertelendi.

İSTANBUL