Savunma Bakanlığı, “Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı”nı Meclis Başkanlığı’na gönderdi. Tasarı, ‘terörle mücadele’ adı altında gerçekleştirilen operasyonlara katılan askeri personelle ilgili doğrudan soruşturma açılmasını ve yargılama yapılmasını izne bağlıyor. Tasarıya göre; Genelkurmay Başkanı ve kuvvet komutanlarının soruşturulması Başbakan iznine bağlanacak. Diğer personel için ise Savunma Bakanı’nın; Jandarma ve Sahil Güvenlik Komutanları için de İçişleri Bakanı’nın izni alınması gerekecek. Herhangi bir ilçedeki operasyonda görev yapan asker ya da kamu personelinin soruşturulması için ise kaymakam izni gerekecek.

Düzenleme yasalaştıktan sonra TSK bütün il merkezlerinde bütün unsurlarıyla düzenlenecek operasyonlara katılabilecek. 


Katillerini koruyacak 

Erdoğan güdümündeki AKP eliyle Meclis’e gönderilen tasarıyla Kürt halkına karşı başlatılan savaşta aktif bir şekilde yer alan ve “sivil katliamlar” dahil pek çok suça bulaşan askerlerin yargılanmasının önü alınmak isteniyor. Kürt kentlerine tank, top, savaş uçaklarıyla saldıran, Cizre’de olduğu gibi yüzlerce kişi yakarak katleden Türk devletinin savaş suçları ayan beyan ortadayken Meclis’e getirilen bu tasarıyla katliamda yer alanlara dokunulamayacak. 


Soruşturma izne tabi 

Tasarı Meclis’ten geçtiği taktirde Kürt kentlerinde “savaş suçu” sayılabilecek eylemlere girişen askerlerle ilgili bir iddia ortaya atıldığı zaman doğrudan soruşturma yapılamayacak. Dava açılacaksa ilgili savcılıklar, önce yetkili merciliklerden soruşturma izni talep edecek. Örneğin Savunma Bakanı “Bu suçlama haksız” derse, dosya dönecek ve soruşturma gerçekleştirilemeyecek. 


Asker güvence istemişti

Söz konusu tasarı, ilk olarak Kürt kentlerine karşı ağır silahlarla başlatılan ve sivil katliamlara neden olan operasyonlar ardından gündeme gelmişti. AKP’ye yakın kaynaklar, operasyonlara çıkan askerlerin gönülsüz olduğu ve yargılanmama güvencesi istediklerini belirtmişti. Mart ayında basına yansıyan haberlere göre ise askere gerekli güvenceyi veren AKP, yasal hazırlık için çalışmaya başlamıştı. Bu tartışmalar yaşanırken Cizre’deki vahşet bodrumunda 200’e yakın kişi yakılarak katledilmişti. 


BM soruşturması gündemde

Teklifle muhtemelen sadece ulusal değil uluslararası alanda da devlet adına suç işleyenler korunmaya çalışılacak. Katliamın taşındığı Birleşmiş Milletler, Cizre’deki katliam ve 100’den fazla kişinin yakılarak öldürüldüğüne dair ellerinde güçlü kanıtlar olduğunu belirterek, bağımsız soruşturma yapılması isteğini dile getirmişti. Sadece Cizre değil, Sur, Silopi, Nusaybin ve Şırnak gibi çok sayıda merkezde ‘sokağa çıkma yasağı’ adı altında gerçekleştirilen ve yüzlerce gün süren saldırılarda işlenen savaş ve insanlık suçları hesap edildiğinde, Türk ordusunun suçu oldukça kabarık.  


Cezasızlığa yasal kılıf

Devlet adına suç işleyen polis ve askerleri şimdiye kadar cezasızlıkla ödüllendiren Türkiye, bu tasarıyla “yargılamama ve cezasızlığın” yasal kılıfını da oluşturulmuş olacak. 


Roboskî de kapatılmıştı 

28 Aralık 2011 tarihinde Roboskî’de 34 Kürt köylüsünün Türk savaş uçakları tarafından bombalanarak katledilmesi üzerine Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı, olayla ilgili açılan soruşturmada Haziran 2013’te görevsizlik kararı vermiş ve dosyayı Genelkurmay Başkanlığı Askeri Savcılığı‘na göndermişti. Genelkurmay Başkanlığı Askeri Savcılığı, 7 Ocak 2013 tarihli gerekçeli kararında, “Gerek şüphelilerin gerekse olayda görev yapan diğer TSK personelinin, TBMM ve Bakanlar Kurulu kararları çerçevesinde kanunun emrini icra kapsamında kendilerine verilen görev gereklerini yerine getirdikleri, görev gereklerini yerine getirirken kaçınılmaz hataya düştükleri, dolayısıyla eylemleri hakkında kamu davası açılmasını gerektiren sebep bulunmadığının anlaşıldığı” denerek takipsizlik kararı vermişti. 


 HABER MERKEZİ