
Türkali, barış sürecinde yol alınması gereken en önemli konulardan birinin de azınlıklar konusu olduğunu kaydetti. ''Türkiye'de Kürt meselesinin çözümü yalnız başına bir çözüm olarak net bir sona varmaz'' diyen Türkali, Türkiye'de demokrasi sorununa dikkat çekerek, azınlıklar ve özellikle Ermeni meselesinin de birlikte çözülmesi gerektiğini ifade detti.
'Azınlıkların sorunları çözülmeli'
Hükümetin Türkiye'de yaşayan tüm insanların sorununu çözmesi gerektiğine işaret eden Türkali şöyle ifade etti: '' Bu ülkede yalnızca Türk olarak değil Ermeni, Yahudi, Çingene, Kürt, Gürcü, Lazlar olarak yaşıyoruz. Zaten TKP vaktiyle ilk programında Lazlar, Kürtler isterlerse bağımsız devlet kurmak hakkını kullanabilirler demişti. Böyle bir tarihi çıkış da vardır. Bu gün bağımsız bir devlet kurmalarına da gerek yok. Ama bu gün biz hepimiz bu ortak vatan içerisinde hep birlikte bu vatana sahip çıkmalıyız. Bunun temeli de mutlaka ve mutlaka demokrasi, özgürlük ve bunların dayandığı sağlam bir anayasa ile oluşur. Bu anlamda sağlam bir anayasa yapılması gerekir. Ama dikkat ederseniz anayasa yapımı konusunda hep kaytarma yolunu tutuyorlar.''
Türkali Kürt hareketinin Ermenilere yönelik önemli adımlar attığını söyleyerek, ''Ermenice kurslar açtılar. Ermeni dilini öğretmek için de çaba sarf ediyorlar. Ve yalnızca Kürtlere yönelik değil Ermenilere de aynı itinayı gösteriyorlar. Bu bence çok önemli bir şey. Çünkü Ermenilere bugün ABD'deki diaspora el koyuyor. Ve onların yöntemleriyle bir yerlere vardırılmak isteniyorlar. Halbuki bu yol çıkmaz bir yol. Bu işe Türkiye'nin sahip çıkması lazım'' şeklinde konuştu.
'Başkanlık felakete sürükler'
Yazar Türkali, tartışılan başkanlık sistemine de değindi. ''Erdoğan başkanlık sistemini istiyor. Zinhar verilmesin'' diyen Türkali, başkanlık siteminin Türkiye'yi felakete sürükleyeceğini kaydetti. Türkali BDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş'ın Başkanlık sistemine karşı oldukları yönündeki değerlendirmesini hatırlattı ve ekledi: ''Çok net ve çok güzel bir şekilde 'Biz Kürtler de böyle bir başkanlık sistemini istemiyoruz, isteyemeyiz' dedi. Çünkü ben korkmaya başlamıştım. Başkanlık sistemi Kürtlere de zarar verir. Gerçekten demokratik bir düzen, özgür bir düzen ve bütün insanların anayasal haklara sahip çıktığı ve devletin de kendisine sahip çıktığı bir ülke yaşanası bir ülke olur. O ülke aynı zaman da Ortadoğu'da bugünki gibi bir savaş provokasyonunun değil, dostluk kardeşlik dayanışma çabalarının zirvesi haline gelebilir.''
'Türkiye'de sol yok'
Türkiye'de solun bulunduğu düzeyin beklentilere yanıt olmadığını belirten Yazar Vedat Türkali, sol içindeki birlik sorununa dikkat çekti: Türkali, bu konuda ''Ben tarihsel görevi belli olan TKP'nin bile gerektiği yerde duramadığı için üzgünüm. Türkiye'de sol ve gerçekten dirayetli sol kafalar, parça parça gruplar var. Ama daha bütün bunlar Türkiye çapında ağırlıklarını koyacak kadar, Türk halkıyla kardeşçe bir bağ kuramadılar maalesef. Yani Kürdü, Türkü, Ermenisi, hepsi bir arada cennete dönebilecek bir ülke için birlikte işler yapabilirler. Ama bugün böyle bir sol yok Türkiye'de'' değerlendirmesinde bulundu.
Konferansa çağrı
Barış ve Demokrasi Konferansı'na da tüm kesimlerin katılması gerektiğini dile getiren yazar Vedat Türkali, herkesin üzerine düşen görevi üstlenmesi gerektiğini söyledi. Türkali şu çağrıda bulundu: ''Toplantıda vicdanı olan, memleket sevgisi olan, insan sevgisi olan herkesin, bu yolda kendine düşen vazifeyi üstlenmesi lazım. Kardeşliği istiyorum, sevgiyi istiyorum, herkesin vicdanı doğrultusunda yaşama özgürlüğünü savunuyorum. Zaten yapılacak toplantıda insanlardan istenilen de budur.''
ÇAÐDAŞ KAPLAN / MEHMET ŞAH ORUÇ - DİHA/İSTANBUL