
Meclis İnsan Hakları İnceleme Komisyonu’nun „yaşam hakkı ihlallerinin incelenmesine yönelik“ alt komisyon, önceki gün İHD Genel Başkanı Öztürk Türkdoğan’ı dinledi. Kürt sorununun çözümü için öncelikle kalıcı çatışmasızlık sürecinin başlaması gerektiğini belirten Türkdoğan, „Yüzleşme sürecinin başlaması için önce kalıcı çatışmasızlık konusunda anlaşma sağlanmalı ve kiminle çatışılıyorsa onunla görüşülmeli. PKK lideri Abdullah Öcalan ile kesilen müzakereler tekrar başlamalı. Diğer yandan AKP de BDP ile Meclis’te bu sorununun çözümü için görüşmeli“ dedi. „Çatışma sürecinin bitmesi lazım. Ellerin tetikten çekilmesi, silahların susması gerekiyor“ diyen Türkdoğan, „İstenirse çözüme kolayca ulaşmak mümkün. Parlamento irade koyarsa sorun çözülür“ dedi.
30 bini aşkın yaşam yitirildi!
İnsan Hakları Derneği’nin istatistiki verilerini Komisyon üyeleriyle paylaşan Türkdoğan, derneğin 1993-2011 verilerine göre; 22 bin 971 kişinin silahlı çatışmalarda yaşamını yitirdiğini, bunun ciddi bir rakam olduğunu belirtti. Türkdoğan, silahlı çatışma ortamından kaynaklanan süreçte 1993-2011 yılları arasında 2 bin 295, Kürt illerindeki kara mayınları, serbest patlayıcılar sonucunda da 2002-2010 yılları arasında 293 sivilin hayatını kaybettiğini belirtti. Türkdoğan, faili meçhul cinayet vakalarının 1990-2011 döneminde 2 bin 872 kişi olduğunu belirterek, yargısız infaz sonucu 1991-2011 döneminde bin 945 kişi, 12 Eylül 1980’den 2011 sonuna kadar hapishane, gözaltı merkezlerinde ise bin 147 kişinin yaşamını yitirdiğini aktardı. Türkdoğan, 1980-2004 yıllarında arasında 940 kişinin „zorla kaybedildiğini“ belirtirken, bu kişiler arasından 455’inin akıbetinin belli olmadığını dile getirdi.
Türkiye geçmişiyle yüzleşmeli
1990’lı yıllarda yaşananların bir kirlilik süreci olduğunu belirterek bu sürecin Türkiye’ye pahalıya mal olduğunu kaydeden Türkdoğan, çözüm için Türkiye’nin geçmişiyle yüzleşmesi gerektiğini söyledi. Türkdoğan, şöyle konuştu: „Türkiye, 1990’lı yıllarda o kadar ihlale maruz kaldı ki; yeni bir süreçle, yüzleşme süreciyle aşılacak bir konudur. Yaşanan büyük kirlilikten sonra arınmak, temizlenmek gerekiyor. Bunun da yolu 41 ülkenin yaptığı gibi Hakikat Komisyonu kurulmasıdır. Mağdurların tatmin edilmesi, resmi olarak özür dilenmesi, bir daha bu tip vakalarını yaşanmaması için güvence verilmesi gerekiyor. Hakikat Komisyonu, 1908’den bu yana bütün olayları mercek altına almalı, alt komisyonlarla bütün olaylar açığa çıkarılmalı.“
253 toplu mezar
Kayıp vakalarının bazılarının toplu mezarlarda olma ihtimalinin çok yüksek olduğuna dikkat çeken Türkdoğan, 253 toplu mezarda, 3 bin 248 kişinin gömülü olduğunu düşündüklerini söyledi. Türkdoğan, gerekirse Adalet Bakanlığı’nın merkezi bir birim oluşturarak, bütçe, uzman tahsis etmesini; Bosna’da nasıl yapılıyorsa, Türkiye’de aynı şekilde yapılmasını önerdi.
Sorunun muhatapları belli
Türkiye’nin ‘terörle mücadele’ adı altında uluslararası insancıl hukuk kurallarını ve kendi kanunlarını ihlal ettiğinin altını çizen İHD Genel Başkanı, „Kürt politikası 2009’a kadar Kürtleri tanımamak ve inkar etmekti. Bu tarihten sonra ise ötekileştirme politikası uygulanıyor. Bir sorun varsa; ben bilirim, ben çözerim anlayışı var. Ancak sorunun muhatapları bellidir“ dedi.
Toplantı sonrası komisyon üyelerinin sorularını cevaplayan Türkdoğan, MHP Kayseri Milletvekili Yusuf Halaçoğlu’nun „muhatap kimdir“ sorusuna ise şu yanıtı verdi: „Bu süreç, silahsızlandırma süreci olacaksa Abdullah Öcalan’ın muhatap alınması realitedir. İktidar BDP ile bu süreci yürütecektir. AKP ve BDP bir müzakere süreci yaşamalı. Muhatap alınması gereken kişinin Abdullah Öcalan olduğunu düşünüyorum. Muhataplık ilişkisine hukuksal bir zemin de oluşturulmalı.’’
ANKARA