Avrupa Birliği üyesi ülkelerin dışişleri bakanları, Türkiye’nin Kıbrıs açıklarında yasadışı bir şekilde petrol ve doğalgaz araması nedeniyle seyahat yasağı ve şahısların mal varlıklarının dondurulmasını içeren yaptırımlar için yasal bir çerçeve oluşturulması konusunda Pazartesi günü  anlaşmaya vardı. Olası yaptırımların muhatabı durumumundaki Ankara’dan ise “Sondaj çalışmaları aynen devam edecek” açıklaması geldi.

Türk Dışişleri Bakanlığı, Doğu Akdeniz’de yürütülen sondaj faaliyetlerine aynen devam edileceğini açıkladı. Türk Dışişleri Bakanlığı’nın açıklamasında AB’nin “uluslarası hukuka ve hakkaniyete uygun karar almadığı” iddia edildi ve şu ifadeler kullanıldı: “Ülkemizin tehditlere boyun eğerek, Doğu Akdeniz’deki haklarından geri adım atmasını ummak beyhude bir beklentidir.”

Öte yandan dün Rojava’ya yönelik işgal ve soykırım saldırısını ayrıntılarıyla tartışmak üzere ABD’ye hareket eden AKP’li Türk Cumhurbaşkanı Recep T.Erdoğan da Doğu Akdeniz’deki sondaj faaliyetleri ve AB’nin olası yaptırımlarını Ankara Esenboğa Havaalanı’nda düzenlediği basın toplantısında değerlendirdi.

Erdoğan “Dışişleri Bakanlığı sözcüsü gayet güzel açıklamalarını yaptı. AB bir şeyi unutuyor.  Biz Kıbrıs’ta garantör ülkeyiz, Yunanistan da İngiltere de. Garantör ülke olarak haklarımız var. Sularda bizim bazı haklarımız var” dedi.

Yaptırım çerçevesi

AB, Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki petrol ve doğalgaz arama faaliyetlerinin Kıbrıs Cumhuriyeti’nin egemenlik haklarının ihlali olduğunu belirterek, söz konusu faaliyetlerin yasadığı olduğunu ve yaptırımlara başvuracağını belirtiyor. AB’nin yanı sıra ABD, Mısır ve İsrail de Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki çalışmalarını sonlandırmasını istiyor.  Türkiye ise işgal ettiği Kıbrıs Türk Kesimi üzerinden söz konusu alanda sondaj faaliyetlerini sürdürmenin kendi hakkı olduğunu ileri sürüyor.

Pazartesi günü AB dışişleri bakanları aldığı karara göre sondaj çalışmalarında bulunan birey ve kişilere karşı yaptırımların uygulanması mümkün.

Ayrıca AB birey ve kuruluşlarına, yaptırım kapsamına girenlere fon sağlama yasağı getirilecek. İki AB diplomat, bu aşamalı yaklaşımın, yaptırımları uygulamaya koymadan önce Türkiye’ye arama çalışmalarına son vermesi için şans tanıdığını ifade etti.  Diplomatlar, mal varlığını dondurma ve seyahat yasağını içeren yaptırımların, muhtemelen Türk ordusunu ve arama çalışmalarını yürüten gemilerin kaptanlarını hedefleyeceğini ifade etti.

AB’nin daha önceki yaptırım açıklamalarında da Türkiye ile AB arasında yürütülen Kapsamlı Hava Taşımacılık Anlaşması müzakerelerinin durdurulacağı, Türkiye ile üst düzey temasların askıya alınacağı belirtilmişti.

AB Konseyi, birliğin yürütme organı olan Avrupa Komisyonu’ndan, Türkiye’ye aktarılan üyelik öncesi AB fonlarını 2020 yılından itibaren azaltmasını talep etme kararı almıştı.

Türkiye-Kıbrıs arasındaki gerginliğin boyutu, 2010’dan itibaren Doğu Akdeniz’de zengin hidrokarbon yataklarının keşfedilmesi ve uluslararası büyük enerji şirketlerinin bölgeye akın etmesiyle birlikte daha da artmıştı. ABD’nin Noble ve ExxonMobil şirketlerinin yanı sıra İtalyan ENI ve Fransız Total şirketleri Kıbrıs ile yaptıkları anlaşmalar çerçevesinde bölgede faaliyetlerini devam ettiriyor.

 

HABERMERREZİ