Türkiye’nin yaklaşık dörtte üçü, toplumda ailenin reisinin erkek olması gerektiğini düşünüyor. Bu konudaki Medeni Kanun maddesi çoktan yürürlükten kalktı ama, zihinlerdeki yasa 1996’dan bu yana hiç değişmedi. 15 yıl içinde yapılan ölçümler, şaşırtıcı derecede benzer sonuçlar veriyor. (1996: Yüzde 73; 2011: Yüzde 74)
İşte Türkiye’nin zihin haritası:
- Dışarıda çalışan bir annenin çocukları bundan zarar görür: Yüzde 70
- Genelde erkekler, kadınlardan daha iyi siyasi lider olur: Yüzde 71
- Üniversite eğitimi, kız çocuktan çok erkek çocuk için önemlidir: Yüzde 38
- Genelde erkekler, kadınlardan daha iyi şirket yöneticisi olur: Yüzde 67
- Ev kadını olmak da, çalışmak ve para kazanmak kadar tatmin edicidir: Yüzde 69
- Bizim toplumumuzda ailenin reisi erkek olmalıdır: Yüzde 74
- Bazı kadınlar kocalarından dayak yemeyi hak ediyor: Yüzde 30
- Bir erkeğin birden fazla karısının olması kabul edilebilir: Yüzde 23
- Kadın her zaman kocasına itaat etmeli, onun sözünden çıkmamalıdır: Yüzde 62
Kadınların tutumu da ürkütüyor!
Araştırmalar bu tutumları kadınların da büyük ölçüde benimsediklerini ve içselleştirdiklerini gösteriyor. Aynı sorulara, kadın deneklerin verdikleri cevaplar şu şekilde:
- Dışarıda çalışan bir annenin çocukları bundan zarar görür: Yüzde 69
- Genelde erkekler, kadınlardan daha iyi siyasi lider olur: Yüzde 68
- Üniversite eğitimi, kız çocuktan çok erkek çocuk için önemlidir: Yüzde 35
- Genelde erkekler, kadınlardan daha iyi şirket yöneticisi oluyor: Yüzde 64
- Ev kadını olmak da, çalışmak ve para kazanmak kadar tatmin edicidir: Yüzde 66
- Bizim toplumumuzda ailenin reisi erkek olmalıdır: Yüzde 69
- Bazı kadınlar kocalarından dayak yemeyi hak ediyor: Yüzde 27
- Bir erkeğin birden fazla karısının olması kabul edilebilir: Yüzde 20
- Kadın her zaman kocasına itaat etmeli, onun sözünden çıkmamalıdır: Yüzde 57
Kadın-erkek eşitliğinin yaygın bir değer olması gerçeği gözönüne alındığında, Türkiye’nin bu konuda önünde uzun bir yol bulunduğu görülüyor. Düşünce yapısı açısından son 15-20 yıl içinde bu yönde bir gelişme gözlenmediği gibi, bazı alanlarda eşitlikçi değerlerden daha da uzaklaşıldığı söylenebilir. Kesin olan bir bulgu da erkek üstünlüğü vurgulayan değerlerin, kadınlar tarafından da önemli ölçüde benimsenmiş, içselleştirilmiş olması.
ANKARA