Türkiye hala dünyada en çok tutuklu gazetecinin olduğu ülke. 1995 yılından beri yıllık bilanço hazırlayan Paris merkezli Sınır Tanımayan Gazeteciler Örgütü’nün  (RSF) son raporu da bunu bir kez daha gözler önüne serdi. RSF dün küresel çaptaki 2012 raporu açıkladı. 2012 yılının gazeteciler açısından en ölümcül ve en fazla tutuklamaların yaşandığı yıl olduğuna dikkat çekilen raporda; Türkiye’de tutuklu gazetecilerin durumuyla ilgili araştırmasının sonuçlarını da yayımladı. Raporda Türkiye’deki tutuklu basın mensubu sayısının, askeri rejimin sona erdiği 1983 yılı sonrasının en yüksek rakamına ulaştığına, çok sayıda gazetecinin Terörle Mücadele Yasası uyarınca tutuklandığına, yargısız tutukluluk süresinin uzatılmasından dolayı Türkiye’nin defalarca Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi tarafından haksız bulunduğuna dikkat çekiliyor.


Gerçek sayı daha yüksek

RSF, en az 42’si gazeteci 72 medya çalışanının tutukluğu bulunduğunu belirttiği Türkiye’yi “dünyanın en büyük gazeteci hapishanesi olarak” tanımladı. Raporda şu ifadeler yer alıyor: “Gerçek sayının daha yüksek olduğu tahmin ediliyor. Avukat ve yakınlarına, tutuklulara isnat edilen suçlar ve dava dosyaları hakkında bilgi verilmiyor. Örgütümüzde 42 gazetecinin sadece mesleğini icra ettiği için tutuklandığına dair kanıtlar bulunuyor.” RSF bunun, Türkiye’nin kendini bölgesel çapta demokratik bir model ülke olarak tanıtmasıyla çelişkili bir durum olduğunu vurguladı.

Bizzat Başbakan hedef gösteriyor

Raporda, çok sayıda gazetecinin tutuklu olması Türkiye’nin yargı sistemindeki yapısal problemlere bağlanıyor. Bununla birlikte Türk Başbakan Recep T. Erdoğan ve İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin’in kamuoyu önündeki açıklamalarından örnek verilerek medyanın ve yargı sisteminin siyasileşmesinden de bahsediliyor.

Çoğunluğu Kürt basınından

Ayrıca tutuklu gazetecilerin büyük bölümünün Kürt gazeteciler olmasına dikkat çekilerek bu durumun Kürt sorununun barışçı çözümüyle bilgi edinme özgürlüğü arasındaki bağı gösterdiği belirtiliyor. RSF’nin listesinde gazetecilik faaliyetleri nedeniyle hapiste bulunduğu belirtilen isimler arasında; Özgür Gündem Gazetesi yazarı Cengiz Kapmaz, Azadiya Welat Gazetesi’nden Tayyip Temel, Dicle Haber Ajansı Ankara Temsilcisi Kenan Kırkaya, Dicle Haber Ajansı muhabirleri; Özlem Aguş, Ayşe Oyman, Çağdaş Kaplan, Ertuş Bozkurt, Mazlum Özdemir, Özgür Gündem eski yazarı Hüseyin Deniz, Özgür Gündem’in eski çalışanları Sibel Güler ve Dilek Demirel, Özgür Gündem’in editörü Nevir Erdemir, Fırat Haber Ajansı muhabirleri İsmail Yıldız ile Zeynep Kuray da bulunuyor.

Adil yargılama yapılmıyor

RSF, tutuklu gazetecilerin listesini, “basın özgürlüğü barometresi” adını verdiği ve tüm ülkelerde kullandığı bir yönteme göre belirlediğini aktardı. Buna göre temel gazetecilik faaliyetleri Türk yargısı tarafından suç unsuru olarak görülürken, yargılamaların da adil yapılmadığı sonucuna varıldı. RSF raporunda Türk mahkemelerini, mesleklerinden dolayı tutuklu bulunan tüm gazetecileri ve medya çalışanlarını derhal serbest bırakmaya çağırdı.

İkinci sırada Çin geliyor

RSF raporuna göre; Türkiye’yi sırasıyla Çin, Eritre, İran ve Suriye takip ediyor. Rapordaki istatistikler şöyle; Çin’de 30 gazeteci ve 69 internet kullanıcısı; Eritre’de en az 28 gazeteci; İran’da 26 gazeteci ve 17 internet kullanıcısı; Suriye’de en az 21 gazeteci ve 18 internet gazetecisi tutuklu.
RSF’nin tespitlerine göre 2012 yılında bütün dünyada binden fazla muhabir ve internet habercisi tutuklanmış, iki binden fazla gazeteci de tehdide ya da saldırıya maruz kalmış. Tüm dünyada hala 193 gazeteci hapishanede.

88 gazeteci öldürüldü

RSF’nin raporuna göre; 2012’de dünyada 88 gazeteci öldürüldü. Bu rakamın, RSF’nin bu raporu yayımlamaya başladığı 1995 yılından bu yanaki en kötü rakam olduğu belirtiliyor. Geçen seneye göre yüzde 33 oranındaki bu artışın nedeni Suriye’deki savaşla, Somali’deki kaos durumu ve Pakistan’daki Taliban şiddetine bağlandı. Raporda, bu saldırıların faillerinin cezasızlıktan yararlanmasının, başta bilgi özgürlüğüne yönelik olmak üzere insan hakları ihlallerinin sürmesini teşvik ettiğini belirtildi.

En çok Suriye’de hedef oldular

Gazetecilerin en fazla öldürüldüğü ülke ise iç savaşın yaşandığı Suriye oldu.
Suriye’nin “gazeteci kabristanı” olarak adlandırıldığı raporda Somali, Pakistan, Meksika ve Brezilya’da da gazetecilerin kurşunlara hedef olduğu belirtiliyor. RSF’ye göre; Suriye’de 17 gazeteci, 44 yurttaş gazeteci, 4 medya çalışanı; Somali’de 18 gazeteci; Pakistan’da 9 gazeteci, 1 medya çalışanı öldürüldü. Meksika’da ise uyuşturucu kaçakçıları ve organize suç şebekeleri ile devlet güçleri arasındaki ilişkileri araştıran 6 gazeteci öldürüldü. Gazeteciliğin tehlikeli meslekler arasında sayıldığı ülkelerden biri de Brezilya. 2014 ve 2016 yıllarında dünyanın en büyük iki spor organizasyonunun yapılacağı Brezilya’da bu yıl 5 gazeteci uyuşturucu kaçakçılığıyla ilgili yaptıkları haberleri canıyla ödedi.

PARİS