Avrupa Komisyonu yayınladığı 2019 Türkiye Raporu’nda Türkiye’de ekonomi dahil her şeyin kötüye gittiğini belirtti.  AB’nin Genişlemeden Sorumlu Komiseri Johannes HahnTürkiye ile hiç bir faslın açılmasının öngörülmediğini söyledi.    

Avrupa Komisyonu yayınladığı 2019 Türkiye Raporu’nda Türkiye’de ekonomi dahil her şeyin kötüye gittiğini belirtti. Genişlemeden Sorumlu Komiser Johannes Hahn, Türkiye ile hiçbir faslın açılmasını öngörmediklerini belirtti. Genişlemeden Sorumlu Komiser Johannes Hahn, Türkiye dahil yedi ülkeyi kapsayan genişleme raporunu sundu.

Türkiye’de insan hakları ve demokrasi alanında önceki yıllara göre ciddi gerilemelerin yaşandığına vurgu yapılan raporda, ilk kez ekonomi ve serbest piyasa konusunda da endişeler öne çıktı.

Hiçbir fasıl açılmayacak

Brüksel’de Avrupa Parlamentosu Dış İlişkiler Komitesi’ne 29 Mayıs’ta raporu sunan Hahn, insan hakları ihlallerinin derinleştiği tespitini yaparken, ekonomi dahil bir çok alanda “geriye gidildiğini” belirtti.

Genişlemeden Sorumlu Komiser Hahn, “Türkiye AB’den uzaklaşmaya devam ediyor” vurgusunda bulundu. Türkiye’nin önemli bir partner olduğunu dile getiren Hahn demokrasi ve insan hakları ihlallerinin devam ettiğini, Türkiye’nin Avrupa Birliği’nden giderek uzaklaştığını bu yüzden 2018 yılında verilen karar doğrultusunda üyelik konusunda hiç bir faslın açılamayacağını söyledi.

Satır başları ile rapor

Euronews’den Gülsüm Alan’ın haberine göre satır başlarıyla raporda şu bilgiler yer alıyor:

  • Türkiye’de OHAL kaldırılmış olmasına rağmen fiili olarak kısmen devam ediyor.
  •   Bir çok insan hakları savunucusunun, LGBT üyelerinin, gazeteci ve entellektüellerin -cezaevinde bulunduğu hatırlatılıyor.

İstanbul ve Kürdistan’da gasp edilen belediyeler

  •   İstanbul seçimlerinin yeniden yapılması kararı ve Kürdistan’da seçimde kaybeden olan adaylara mazbata verilmesi, seçim süreçlerinin hukukiliği ve hakikiliği konusunda ciddi endişe uyandırdı ifadeleri kullanılıyor.
  •  Türk ekonomisinde geriye gidiş devam ediyor. Endişeler Türkiye’nin serbest pazar ekonomisi olup olmadığına kadar ulaştı.
  •  Özellikle dış finans konusundaki keskin geriye gidiş Türk ekonomisinde olan güvenlik açığını ortaya çıkardı.
  •  OHAL’in ilk etapta hükümet tarafından darbenin faili olarak gösterilen Gülen Hareketi’ni dağıtmak amacıyla ilan edildiği belirtiliyor.-
  •   Türkiye’nin kendisine yönelik tehditlere karşı tepki vermesini anlayışla karşılamakla birlikte; çok sayıda insanın kaçırılması, binlerce tutuklama ve gözaltılar çok ciddi endişe kaynağı olmaya devam ediyor.

OHAL Komisyonu ciddi sorular oluşturuyor

  •   OHAL Komisyonu’nun dosyaları ele alışı ve işleyişi, tarafsızlığı ve bağımsızlığı ciddi soru işaretleri oluşturuyor deniliyor ve OHAL Komisyonu’nun yeniden geçerli bir iç hukuki işleyiş haline getirilmesi gerekir ifadeleri yer alıyor.
  •  OHAL süresinde keyfi olarak işlerinden atılan kişilerin her türlü zararlarının ve haklarının tazmin edilmesi gerektiği ifade ediliyor.

160’tan fazla gazeteci hapiste

  • 160’dan fazla gazetecinin hapiste olduğu vurgulanarak halen tutuklu bulunan; gazeteci, yazar, insan hakları savunucusu, avukat ve akademisyen gibi isimlerin derhal serbest bırakılması çağrısında bulunuyor.
  •  Ahmet Altan, Mehmet Altan ve Nazlı Ilıcak gibi önemli gazetecilerin Gülen Hareketi ile bağları sebebiyle hapse atıldıklarını rapor ederken yerel mahkemelerin AİHM’nin kararlarını hiçe saydıklarına atıfta bulunuluyor.
  •   Suçun şahsiliği ilkesinin yeniden inşa edilmesi gerektiği ifade ediliyor.
  •  Mevcut hakim ve savcıların %30’unun 2016 Temmuz ayından sonra zorla işlerinden uzaklaştırılmaları ile yargının bağımsızlığı ve tarafsızlığı ciddi yara aldı. Y
  •  Yerlerine atanan savcı ve hakimlerde objektif ve liyakata dayalı bir atama sistematiği gözlemlenmedi. İşlerinden atılan savcı ve hakimler sebebiyle yargı oluşan büyük sorunlar halen devam ediyor.
  •   Yolsuzluk çok yaygın bir biçimde devam ediyor.
  •  Mahalli seçimlerdeki usulsüzlükler dile getiriliyor.
  •   İşkence ve kötü muamele devam ediyor ve OHAL dönemindeki yasal değişikliklerden sonra durum daha da kötüye gidiyor.

743 bebek cezaevinde

  •   Hapishanelerde şartların ve durumun çok kötü olduğu, 260 bin kişinin hapishanede bulunduğu, bunlardan 57 bin tanesinin tutuklu olduğu, 743 bebeğin anneleriyle hapiste bulunduğu, hapiste bulunanların yüzde 20’sinin ‘terörle’ suçlandığı, sağlık imkanlarına ulaşmanın engellendiği, kötü muamele, görüş yasakları, uzun süreli hücre gibi uygulamaların yaygın biçimde devam ettiği ve insan hakları örgütlerinin bunları tespit için hapishanelere girmesine izin verilmediği ifade ediliyor.
  •  Kaçırılan kişilerle alakalı soruşturma açılmadı ve iddialara cevap verilmedi deniliyor.
  •   8.8 milyar euro değerinde 1008 şirkete el konulduğu ve TMSF tarafından idare edildiği rapor ediliyor.
  •   Birçok kurum şirket be şahsi mal varlığına OHAL öncesinde ve OHAL döneminde el konulması ciddi bir endişe olmaya devam ediyor. El konulmalarla alakalı etkili bir itiraz mekanizması hala yok ve OHAL Komisyonu bu görevi yerine getirmekten çok uzak zira çok yavaş karar veriyor ve şeffaf değil deniliyor.
  •   1546 avukat hakkında adli tahkikat yapıldı ve 274 avukat hakkında mahkemeler ‘terör örgütü’ ile alakalı ceza verdi.
  •  2018 Mart ayında Kosova’dan 6 Türk vatandaşının Türk hükümetinin talebi ile tutuklanıp sınır dışı edilmiş olmasına dair ciddi endişeler devam ediyor.
  •   Rapora göre Türkiye’de 4 milyon mülteci var.
 

HABER MERKEZİ