Türkiye, "DAİŞ'e karşı savaş" adı altında, Kürt halkı ve Türkiye'nin devrimci demokratik kesimine yönelik başlattığı katliam politikalarını, üyesi olduğu NATO'nun diğer üyelerine de onaylatmak istiyor. 

Türkiye talebi üzerine, NATO üyeleri bugün Brüksel'de NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg'in başkanlığında toplanacak.

Stoltenberg toplantı öncesi iki medya kuruluşuna verdiği röportajda Türkiye'nin Kürtlerle arasındaki köprüleri atmaması konusunda uyardı. 

Türkiye hem DAİŞ'e hem de PKK'ye karşı hava operasyonları düzenlediğini belirterek NATO üyelerinin toplanmasını istedi. 

Türk Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada "Ulusal güvenliğimize yönelik bu son saldırılar ve tehditler üzerine terörizme karşı almakta olduğumuz tedbirler ve icra ettiğimiz operasyonlar hakkında müttefiklerimizi bilgilendirmek ve istişarelerde bulunmak amacıyla, Kuzey Atlantik Antlaşması'nın 4. Maddesi çerçevesinde NATO Konseyi önümüzdeki hafta içinde tarafımızdan toplantıya çağrılmıştır. 20 Temmuz'da Suruç'ta meydana gelen ve 31 kişinin hayatını kaybettiği terör saldırısı başta olmak üzere Diyarbakır, Şanlıurfa ve Kilis'te güvenlik ve emniyet güçlerine yöneltilen saldırıların akabinde artan güvenlik tehditleri karşısında tüm gerekli tedbirler alınmış ve bu kapsamda Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) tarafından operasyonlar icra edilmiştir. Bu çerçevede, BM Güvenlik Konseyi'ne gerekli bildirimde bulunulmuş olup, üyesi olduğumuz diğer uluslararası kuruluşlar nezdinde de gerekli bilgilendirme ve girişimlerimiz sürdürülmektedir. Ulusal güvenliğimize yönelik bu son saldırılar ve tehditler üzerine terörizme karşı almakta olduğumuz tedbirler ve icra ettiğimiz operasyonlar hakkında müttefiklerimizi bilgilendirmek ve istişarelerde bulunmak amacıyla, Kuzey Atlantik Antlaşması'nın 4. Maddesi çerçevesinde NATO Konseyi önümüzdeki hafta içinde tarafımızdan toplantıya çağrılmıştır" denildi.

1949'da imzalanan Kuzey Atlantik Anlaşması Örgütü'nün (NATO), 4.Maddesi içeriği şöyle: "Taraflardan herhangi biri, taraflardan birinin toprak bütünlüğü, siyasi bağımsızlığı ya da güvenliğinin tehdit edildiğini düşündüğü zaman, tüm taraflar birlikte danışmalarda bulunacaklardır."


Genel Sekreterin açıklaması 

NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg, BBC'ye yaptığı açıklamda Türkiye talebinin yerinde ve doğru zamanda olduğunu, DAİŞ'e karşı Türkiye'nin yapacağı operasyonlara destek verdiklerini ifade etti. Stoltenberg, Türkiye'ye DAİŞ'le mücadeleye destek verirken, Kürtlerle köprüleri atmama konusunda da uyardı. Jens Stoltenberg Norveç televizyonu NRK'ye verdiği demeçte ise "Türk tankları Kuzey Suriye'de Kürtleri elinde bulunan Kürt köylerini vurdu. Başbakan da Ankara'nın bölgedeki dengeyi değiştireceği şeklinde uyarıyordu. Barışçıl siyasi çözüm için ilerleme yılları aldı. Bundan vazgeçmemek önemli. Çünkü güç kullanımı uzun vadede çatışmanın çözümünde hiçbir fayda sağlamaz" ifadesini kullandı. 


Merkel ve Steinmeier'den açıklama 

Almanya Babakanı Angela Merkel, Türkiye'nin Medya Savunma Alanları'na yönelik gerçekleştirdiği hava bombardımanları ile ilgili Türkiye'ye soğukkanlılık çağrısı yaptı. 

Türk Başbakanı Ahmet Davutoğlu ile telefonla görüşen Merkel, Kürtlerle müzakere sürecini tüm zorluklara rağmen terk etmeme çağrısında bulundu. 

Öte yandan Almanya Dışişleri Bakanı Frank-Walter  Steinmeier, Dış İşleri Bakanlığı'nın resmi twitter hesabında Kürtlerle barış sürecinin bitirilmemesi gerektiğini dile getirdi. 


 HABER MERKEZİ 




ABD en büyük hatayı mı yapıyor?


AKP, 20 Temmuz Suruç Katliamı'ndan sonra yeni bir savaş konseptini devreye koydu. Kürtlere, Türkiyeli devrimci demokratik kesime yönelik binlere varan gözaltı ve tutuklama furyasını, 24 Temmuz Cuma akşamı Medya Savunma Alanları'na yönelik gerçekleştirdiği hava ve kara bombardımanı ile katliama politikalarını zirveye çıkarmıştı. 

Bu durum daha çok AKP'nin politikalarını destekleyenler tarafından, DAİŞ ve PKK'ye karşı eşzamanlı mücadele olarak lanse edilse de "DAİŞ'e karşı mücadele adı altında, Kürt savaşçılar hedef alınıyor. Türkiye hiçbir zaman ortağı olduğu DAİŞ'i hedef tahtasına koymaz" yorumu, daha çok kabul gören bir düşünce.  

Tüm bunlar olurken, ABD'nin İncirlik Üssü'ne karşı, Türkiye'nin Kürtlere savaş açmasını kabul edip etmediği, kamuoyunun merak ettiği, yakın takibe aldığı bir husus. Zira, batıda bir çok siyasetçi ve siyasi yorumcu, Türkiye'nin Kürtlere saldırısının DAİŞ çetelerine yaradığı konusunda hem fikir. 

Independent gazetesinin tanınmış Ortadoğu uzmanı Patrick Cockburn analizinde "ABD, Türkiye'nin PKK'yi hedef alan hava saldırılarını onaylayarak, Irak Savaşı'ndan bu yana Ortadoğu'daki en büyük hatasını mı yaptı" sorusunu soruyor. 

Cockburn, Kürtlerin ABD'yi, İncirlik Üssü'nü kullanma iznine karşılık Türkiye'nin bu saldırılarına müsamaha göstermekle suçladığı belirtiliyor. Cockburn'e konuşan eski Irak Cumhurbaşkanı Celal Talabani'nin danışmanı Kamran Karadaghi, "Amerikalılar bu tarz hesaplarda pek iyi değil. Belki Türkiye onların tarafında olursa, Kürtlere ihtiyaçları kalmayacağını düşündüler" diyor. ABD'nin beklentisi ne olursa olsun, Türkiye'nin DAİŞ'e karşı değil, Rojava ve Güney Kürdistan'daki Kürtlere saldırmaya hevesli olduğunu analizinde dile getiriyor. 


Erdoğan ülkeyi istikrarsızlığa götürüyor 

Cockburn analizini şu ifadeyle devam ediyor:" Sonuç olarak ABD Türkiye'yi, Irak ve Suriye'deki savaşa dahil ederek kendisini Türkiye'nin istikrarsızlaşmasını kolaylaştıran ülke pozisyonunda bulabilir. Bunu yaparken DAİŞ'i yenemeyeceği da açık. Eğer sonuç bu olursa, ABD 2003'te işgal ettiği Irak'ta Saddam Hüseyin'i indirerek yaptığı hatadan sonra Ortadoğu'daki en büyük hatasını yapmış olur".

Analizde Türk Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın tüm gücü kendi elinde toplama pahasına ülkeyi istikrarsızlığa götürdüğü, ülkede şiddetin arttığı, Erdoğan'ın eli güçlü bir şekilde erken seçime gitmeye hesapladı ifadeleri yer alıyor. 

Analizde, ABD'nin Rojava'da Kürtlerle DAİŞ'e karşı işbirliği geliştirirken, PKK'yi 'terörist' örgüt olarak nitelemesinin kendisi için yeni sorunları doğurabileceğine dikkat çekti. 

Cockburn'un analizinde "ABD'nin ittifaklarında yaptığı bu değişiklikler, sonunda DAİŞ'in yararına olabilir. Suriye'deki PYD militanlarının bir kısmı şimdi Türkiye'ye karşı savaşmak için geri dönebilir" deniyor. Analizde diğer bir çok yorumcuda olduğu gibi, Türkiye'nin DAİŞ'e karşı mücadelesindeki samimiyetsizliğe vurgu yapılıyor. 


Korkunç bir cehenneme dönebilir

Times gazetesinde çıkan yorumda ise DAİŞ'le mücadele etmesi beklenen Türkiye'nin, Kürt tarafıyla olan müzakereyi savaşla bitirmesi "delilik" olarak tanımlandı. 

Yorumda şu ifadeler yer buldu: "Geçtiğimiz 18 ayda sahada DAİŞ'e yönelik en etkili mücadeleyi veren, PKK'ye yakın Suriyeli Kürt güçleri YPG ve Erbil'den yönetilen peşmerge güçleri oldu. Kürt saflarını zayıflatmak sadece DAİŞ'in kuzeyde ele geçirdiği yerleri genişletmesine ve gücünü pekiştirmesine, güneyde de Bağdat'a yaklaşmasına yardımcı olur. Bombardıman ayrıca Turkiye'deki Kürtlerle güvenlik güçleri arasındaki ufak boyutlu çatışmaları alevlendirip bunu kanlı ve korkunç bir cehenneme dönüştürebilir." 


  LONDRA




WP: Fiili güvenli bölge kurulacak


Amerikan Washington Post gazetesi (WP), Ankara ile ABD'nin Türkiye-Suriye sınırı boyunca filli bir güvenli bölge oluşturulması konusunda anlaşmaya vardığını yazdı.

Gazetenin Amerikalı ve Türk yetkililere dayanarak verdiği habere göre, iki ülkenin vardığı mutabakat uyarınca DAİŞ'ten arındırılacak bölge, Fırat nehrinden başlayıp 110 kilometre batıya uzanacak. Öngörülen bölge Halep'e kadar 65 kilometre derinliğinde olacak. 

Gazete güvenli bölgeyle Amerikan uçaklarının Suriye ordusu denetimindeki hava ve hava savunma üslerine yaklaşacağını, Esad rejimine karşı savaşan muhalif güçlerin de bundan doğrudan fayda sağlayacağını belirtti.

Washington Post, anlaşmanın Türk tarafının uzun zamandır gündeme getirdiği uçuşa yasak bölge oluşturulması talebini içermediğini ancak söz konusu bölgenin zamanla Suriye’den kaçarak Türkiye'ye sığınan yaklaşık 2 milyon sivil için korunaklı bir alan haline gelebileceğini kaydetti.

Yetkililer, bu bölgeye girmesine izin verilecek muhalif güçlerin hangi gruplardan oluşacağı gibi ayrıntılarını daha sonra ele alınacağını belirtti. Türkiye, geçen hafta koalisyon uçaklarının DAİŞ'i hedef alan operasyonlar için İncirlik'i kullanma izni vermişti.