Doksanbeş yıldır kendi içerisindeki Kürt ulusu ile barışık olmayı bir türlü içine sindiremiyen sömürgeci TC, bugün Ortadoğu’da çok uluslu bir savaşın eşiğine gelmiş bulunuyor.

Kendi içerisinde yaşayan uluslar ve halklarla demokratik barışı sağlayamayan devletler kendi dışlarında da saldırgan olurlar. Tıpkı Kürdistan’ı sömürge statüsünde tutmakta ısrarlı olan, kendi içindeki halklarla barışık olmayan sömürgeci Ortadoğu devletleri ve diğer bölgedeki devletler gibi.

TC kendi içerisindeki Kürt ulusu ile barışık olmadığı için kendi dışındaki Kürtlerinde kendi kaderlerini tayin etmelerine de karşıdırlar. Bu nedenledirki Ağrı Milli Kürt Hareketinde olduğu tarih boyunca rekabet içerisinde oldukları İran Devleti ile sınır düzenlemesine gitmişlerdir. 1961 yılından bu yana Kürdistan’ın Güneyindeki Kürt mücadelesine diş bilemiş, faşist, ırkçı Saddam rejimi ile karşılıklı sınır ötesi hareket yapma anlaşması imzalamış, Kürtlerin Irak’ta statü kazanmasının önünde hep engel olmuşlardır. 1937 yılında İran, Irak ve Afganistan ile “Sadabat Paktını” imzalamıştır. Yine 1955 yılında Irak ile “Bağdat Paktını“, Irak’ta krallık rejiminin yıkılmasından sonra da İran ve Pakistan ile birlikte CENTO paktını imzaladı. Son olarakta Suriye Baas rejimi ile Adana mutabakatını imzalamış, Şam rejimi ile müşterek bakanlar kurulu toplantısı yapmıştı.

TC bugünde G.Batı Kürdistan’da Kürtlerin statü sahibi olmasına karşıdır. Bu nedenlede PYD/YPG PKK/HPG’nin uzantısıdır söyleminin arkasına sığınarak Kürdistanın bu parçasında oluşturulan Kantonların birleşmesini, bir Kürt koridorunun oluşmasını önlemek için çok uluslu bir savaşı göze alacak kadar hırçınlaşmaktadır. Nasılki kendi içerisinde ki Kürt ulusunun kendi kaderini tayin etmeini önlemek için tüm Kuzey Kürdistan’ı kan gölüne çevirip, insanları diri, diri yakıp, Cizre, Sur, Silopi, Nusaybin, Kerboran, Farqin’i harabeye çevirip yedekte Xezek, Gever, Viranşehir ve Pirsus’u bulunuruyorsa kendi hudutları içerisinde yaşamayan Rojavalı Kürtleri de hedefine koymuştur. Kürdistan Bölgesel Yönetimi sanmasın ki bugün kendisini tek müteffiği olarak gören TC yarın onada yönelmiyecektir. Bunun sinyallerini DAİŞ Hewler’e 45 Km yaklaştığı zaman gösterdiği gibi, ekonomik sıkıntı çeken bölgesel yönetime dirsek göstermeye başlayarak bugünden yarınki niyetini ortaya koymaktadır.

Ancak bugünkü dünya ve Ortadoğu konjoktürü dünkü gibi değildir. Kürtlerin artık geçmişte kendilerini kale almayan devletler mütefiği konumuna gelmişlerdir. Erdoğan ve Davutoğlu’nun sitemleri boşuna değildir. TC, Kürtlerle iyi geçinip onların ulusal ve demokratik haklarına saygı göstermeyi becerebilseydi bugün Ortadoğu’nun lideri olabilir hem kendi ülkesini, hem de Ortadoğu’nun demokratikleşmesine katkı sunabilirdi. Ancak TC halen kaçırdığı treni yakalamak için hiç bir gayret içeriside değildir. AKP İttihat Terakkileşmekte, Erdoğan, Davutoğlu ve kabinesi Enver, Cemal ve Talat Paşalar olmaktadır. Türkiye halkı ise bu gidişatı seyretmektedir.


KÜRDİSTAN TARİHİNDE BU HAFTA:

* Sason Milli hareketinin önderi Evdirahmen Beg Eli Yunus, 15 Şubat 1956 tarihinde vefat etti.

* PKK Genel Başkanı sayın Abdullah Öcalan15 Şubat 1999 günü Kenya’da bir uluslararası komplo sonucu esir düştü. KNK(Kürdistan Ulusal Kongresi) bu günü “Roja Yekitiya Neteweyi” olarak ilan etti.

* 16 Şubat 1999 tarihinde TC Başbakanı Bülent Ecevit yaptığı basın toplantısında PKK Genel Başkanı A. Öcalan’ın Türkiye’ye getirildiğini açıkladı.

* 17 Şubat 1999 tarihinde Almanya’nın başkenti Berlin’de uluslararası komployu protesto etmek için yaptıkları eylem sırasında Kürt yurtseverleri Ahmet Acar, Mustafa Kurt, Sema Alp, Sinan Karakuş İsrail Elçiliğinden açılan ateş sonucu şehit oldular.

* 17 Şubat 1925 tarihinde Kürt kuvvetleri Daraheni’ye (Genç) girerek burayı sömürgeci güçlerden temizledi.

* 18 Şubat 1993 tarihinde Yeni Ülke ve Özgür Gündem gazetesinin Urfa Bürosu sorumlularından Kemal Kılıç evine giderken yolda kontgerilla güçleri tarafından alınarak şehit edildi.

* 18 Şubat 1994 tarihinde Ankara’da DEP genel merkezi bombalandı. Parti üyesi Erdem Akçaka’ya bu saldırı sırasında yaşamını yitirdi.

* 21 Şubat 1991 tarihinde Kürdolog ve şair Hejar Kürdistan’ın Doğu’sunda Kerece’de öldü.