
Türkiye'deki insan hakları ihlallerine dair uluslararası kurumlardan uyarı ve tespit içeren raporlar üst üste gelmeye devam ediyor. En son Birleşmiş Milletler Zorla ve İrade Dışı Kaybolmalar Çalışma Grubu, mart ayında Türkiye’ye yaptığı ziyaretin ardından bir rapor hazırladı.
Türkiye kayıplar için anıt inşa etmeli
Raporda, gözaltında kaybedilenlerin akıbeti konusunda kapsamlı çalışma yapılmadığı, kayıp yakınlarının ‘terörist’ olarak damgalandığı belirtildi. Çalışma Grubu ayrıca, zorla kaybedilmelerle ilgili olarak anıt mekanlar inşa edilmesi önerisinde bulundu.
1990’lı yıllar rapor edildi
diken.com.tr'den Burcu Karakaş'ın haberine göre raporda şunlara dikkat çekildi:
" Çalışma Grubu tarafından incelenen suçlamalar, 1992-1996 yıllarında Güneydoğu’nda meydana gelen kayıplardır. En fazla kaybedilme 1994 yılında meydana gelmiştir.
* Türkiye zorla kaybedilmelerle yüzleşme konusunda oldukça az iş yapmıştır. Hükümetlerin yüzleşmeye yanaşmaması ve kapsamlı bir politika izlenmemesi neticesinde birçok aile sevdiklerine ne olduğuna dair gerçeği halen bilmemektedir.
* Her ne kadar Çalışma Grubu ziyareti süresince zorla kaybedilme vakasıyla karşılaşmamışsa da grubun deneyimlerinden yola çıkılarak mevcut durumun kaybetmeler de dahil olmak üzere insan hakları ihlallerine vesile olabileceği söylenebilir. Grup, bu dönemde geçmişle yüzleşmenin daha da önemli olduğuna inanmaktadır.
Êzîdî kadın ve çocuklar kayıp
* Çalışma Grubu, kaçakçılık ağlarında kadın ve çocukların kaybedildiğine dair raporlar edinmiştir. Bu raporlar özellikle DAİŞ tarafından Suriye’den Türkiye’ye getirilerek Antep’te satılan Êzîdî kadın ve kız çocuklarına işaret etmektedir.
Türkiye ilgili sözleşmeye imza atmalı
* Türkiye halen zorla kaybedilmeleri insanlığa karşı suç kapsamında değerlendirmemektedir. Zaman aşımı bu vakalarda uygulanmamalıdır.
* Türkiye halen 'Bütün Kişilerin Zorla Kaybedilmeden Korunmasına Dair Uluslararası Sözleşme'ye taraf olmamıştır. Bu sözleşmeye taraf olmak zorla kaybedilme vakalarını önleyecektir.
Toplu mezarlar açılmalı
* Arama sürecinde acilen hayata geçirilmesi gereken adımlardan biri de uluslararası insan hakları örgütlerinin de önerdiği üzere toplu mezarların açılmasıdır.
* Çalışma Grubu, zorla kaybedilmelerle ilgili davalarda insan hakkı savunucularının ve avukatların bazen mahkemelerde bile olmak üzere tehditlere maruz kaldığına dair bilgi almıştır.
Kayıp yakınları 'terörist' diye damgalanıyor
* Kayıp yakınlarının sistematik olarak “mağdur” yerine 'terörist' olarak damgalanması, endişe kaynağıdır. Bu damgalama, rehabilitasyon ve iyileşme sürecine de terstir.
* Kayıp yakınları için sevdiklerini anmak üzere bir araya gelebilecekleri bir mekan bulunmamaktadır. Öte yandan, kayıp ailelerinin eylemleri sırasında tacize maruz kaldıklarına dair BM Çalışma Grubu bilgilendirilmiştir.
Grup, devlet sponsorluğunda inşa edilecek anıtların ya da devletin kayıpları anmak için yapacağı girişimlerde sivil toplum örgütlerine destek vermesinin önemine dikkat çekmektedir. Gözaltında kaybedilenler için anıtların oluşturulması kolektif farkındalığa katkı sağlayacaktır."
HABER MERKEZİ