İran ve Irak’a komşu, son ana kadar tüm Avrupa ile bağlantıları açık olan, umre dönüşlerini devam ettiren Türkiye, toplam koranvirüsü vaka sayısını, virüsün yayılma akışının ortalamasının tersine önceki gece itibarıyla sadece 18 olarak açıkladı. Türk Tabipler Birliği (TTB) Başkanı Sinan Adıyaman, gerçek vaka sayısının fazla olduğunu söyledi. Adıyaman, ”Aldığımız duyumlar hasta sayısının daha fazla olduğu ve test sonuçlarının pozitif geldiği yönünde” dedi.  Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, koronavirüsü tespit edilen vaka sayısının toplam 18 olduğunu açıkladı. Türk Tabipler Birliği, daha fazla olduğu görüşünde. SES ise ilk vakanın görülmesinin üzerinden 6 gün geçmesine rağmen halen gerekli önlemlerin yeterince hayata geçirilmediğini belirtti. Türk Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, Türkiye’de vaka sayısı en son 6 olarak açıklanan koronavirüsü hakkında twitter hesabından yeni bir açıklama yaptı. Koca, “Açıkladığımız ilk vakanın gözlem altında tutulan çevresindeki iki kişiye tanı konmuştur. Avrupa ülkelerinden gelmiş 7, Amerika’dan gelmiş üç vakamız var. Şu ana kadar toplam vaka sayımızsa 18’dir” dedi. 18 kişiden çok daha fazla Türk Tabipler Birliği de dün koronavirüs salgını hakkında basın açıklaması yaptı. Birlik adına konuşan Başkan Sinan Adıyaman, ”Sokağa çıkma yasağını önermiyoruz. Önlemler alındığı sürece böyle bir şeye gerek yok, diye düşünüyoruz. Daha önce de açıklamıştık. Sağlık bakanlığı 18 diyor ama bizim aldığımız duyumlar hasta sayısının daha fazla olduğu ve test sonuçlarının pozitif geldiği ama bunların bu 18 kişilik grupta olmadığı yönünde” ifadelerini kullandı. Sağlık Bakanlığı’na çağrı yapan Adıyaman ”Krizi beraber yönetelim. Halkın gözü kulağı bizde, bulguları tabi alıyoruz ama bu kriz merkezi yönetilemez. Koordinasyonlu yürütmemiz gerekli” dedi. TTB Başkanı Adıyaman, Sağlık Bakanlığı’nın aldığı tedbirler hakkında sağlık çalışanlarının yeterli bilgiye sahip olmadığını da söyledi. Umreden gelen yurttaşların koronavirüs önlemleri çerçevesinde öğrenci yurtlarında karantina altına alınmasını değerlendiren TTB Merkez Konsey Başkanı Sinan Adıyaman, umreye gidişlere baştan izin verilmemesi gerektiğini söyledi. Adıyaman, ”Virüsün yayılmasını engellemek için gerekirse ulaşım, eczane, bakkallar dışında tüm iş yerleri geçici olarak kapatılmalıdır” dedi. Adıyaman, önlemlerin zamanında alınmaması durumunda salgının yaratacağı bilançonun katlanarak artacağı konusunda uyarı yaptı. Tanı koyamıyoruz Klinik Mikrobiyoloji ve İnfeksiyon Hastalıkları Derneği üyesi Özlem Azap ise tanı bulmak için yapılan testlerin sınırlı hastanede yapılmasına tepki göstererek, “Ankara, İstanbul, Erzurum, Samsun ve Adana’da testler yapılıyor. Merkez sayısı çok az, biz tanı koyamıyoruz ve bu büyük bir soruna neden olacak. Bu hastalığa ilaç bulmak için Türkiye’nin bir çalışması yok. Dünyada da bu hastalığa ilişkin bir ilaç henüz yok. Bir takım ilaçlar deneniyor ama şu ilaç etki eder diyeceğimiz bir ilaç yok” dedi. Henüz salgının başındayız Daha sonra konuşan TTB Koronavirüs İzleme Gurubu’nda yer alan TTB Halk Sağlığı Kolu üyesi Cavit Işık Yavuz, henüz salgının başında olunduğunu söyleyerek, şunları ifade etti: “Hastalığın başındayız, bilgiler daha net değil, bilgiler değişken. Önümüzde nasıl bir süreç var bilmiyoruz. Korunmak önemli. Aşı bulunursa bile bu bittiği anlamına gelmiyor. Vakalar bulunup izole edilmeli ve bulaş hızı azaltılması. Bunun yolu da kalabalıkların azaltılması ve karantina uygulamasının hızlandırılması. Meselenin özünde bulaş hızını azalmak bunun sonucunda ölüm oranını azaltırız.” SES: Ciddi yetersizlikler var Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçiler Sendikası (SES) da yaptığı açıklamada, ilk vakanın görülmesinin üzerinden 6 gün geçmesine rağmen halen önlemler konusunda ciddi eksikler yaşandığını kaydetti. Virüsün Türkiye’ye gelip gelmediği üzerine odaklanıldığı, bilgilendirmelerin ise virüsün ‘var veya yok’ sınırlılığında sürdürüldüğü hatırlatılan açıklamada, ”Sağlık emekçilerine yönelik gerekli eğitim süreçlerinde başlatılmadı. Ne yazık ki, ciddi yetersizlikler olduğunu söylemek durumundayız. Bu yetersizlikleri, bugün sağlık kurumlarında karşı karşıya olduğumuz sorunlar kapsamında derinden yaşıyoruz. Bu nedenle bundan sonra yapılacaklar üzerine hızlı ve acil harekete geçilmesi oldukça önemlidir” denildi. Sendika yönetici, temsilci ve üyelerinde aldıkları geri dönüşler doğrultusunda sağlık alanındaki eksiklikler ve önerilerin paylaşıldığı açıklamada, şunlara dikkat çekildi:
  •  Hastanelerimizde acil eylem planına geçilmemiştir. Hastane olağanüstü eylem planları devreye geçirilerek tatbikatlar yapılmamıştır.
  •  Olağanüstü dönem uyarısı olmasına rağmen tüm sağlık hizmetleri olağan koşullarda yürütülmektedir. Poliklinikler normal bir dönemdeymiş gibi hizmet vermektedir. Olağanüstü bir dönemden geçilirken başta sağlık emekçileri ve hastaneler için alınacak önlemlerin acilen belirlenmesi gerekmektedir.
  •  El dezenfektanı temininde de sorunlar yaşanmaktadır. El dezenfektanlarının “idareli” kullanılması gerektiği konusunda sıkça kurum içi uyarılar yapılmaktadır.
  •  Bilkent Şehir Hastanesi gibi dünyanın 3. büyük hastanesinde penceresiz birimlerde hizmet verilmektedir. Merkezi havalandırma sisteminin güvenliği ve güvenilirliği konusunda sıkıntı olmadığı söylenmekte fakat çalışan temsilcileri ile bu kontroller paylaşılmamaktadır. Bu nedenle sağlık çalışanları bulundukları ortamı sık sık havalandıramamaktadır.
  •  Hastanelerde ortak kullanım alanları konusunda da alınmış bir önlem bulunmamaktadır. Tuvaletler, yemekhaneler, ofislerde hiçbir şey yokmuş gibi günlük rutin yaşam devam etmektedir. Ortak kullanım alanlarında rahatça virüs bulaşabilir. Ortak kullanım alanlarının hijyeni ve dezenfekte edilmesi uygulaması en hassas şekilde yürütülmelidir.
  •  Sağlık hizmetlerinin tümünün ücretsiz, eşit, ulaşılabilir ve anadilinde verilmesi sağlanmalıdır. Sağlık hizmetlerine ulaşımda en çok ayrımcılık ve zorluk yaşayan grupların sağlık hizmetlerine ve koruyucu önlemlere ulaşmasının sağlanması için özel tedbirler alınmalıdır. Genel sağlık sigortası kapsamı dışında kalanlar kapsama alınmalı, her türden katkı katılım payı uygulamaları iptal edilmelidir.  ANKARA

İstirahat ve eğlence yerleri kapatıldı

Türk İçişleri Bakanlığı, koronavirüs salgını nedeniyle Türkiye genelindeki 'Umuma açık istirahat ve eğlence yerleri'nin dün saat 10.00 itibarıyla geçici süreliğine faaliyetlerini durdurduğunu duyurdu. İçişleri Bakanlığı, 81 ilin valiliğine yeni tip koronavirüs (Kovid-19) tedbirleri konulu ek genelge gönderdi. Genelgede; Sağlık Bakanlığı ile yapılan değerlendirilmelerde 'Umuma Açık İstirahat ve Eğlence Yerleri' olarak faaliyet yürüten ve vatandaşların çok yakın bir mesafede bir arada bulunarak hastalığın bulaşma riskini artıracağı, bu nedenle pavyon, diskotek, bar, gece kulüplerinin geçici süreliğine faaliyetleri durdurulacağı belirtildi.

Dönüşler için son gün

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay'ın başkanlığında, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınına karşı alınacak tedbirlere ilişkin toplantı yapıldı. Burada alınan kararlara göre; Almanya, İspanya, Fransa, Avusturya, Norveç, Danimarka, İsveç, Belçika ve Hollanda'dan yapılan uçuşlar 15 Mart saat 24.00 itibarıyla durduruldu. Anılan ülkelere geçici olarak kısa süreliğine giden veya bu ülkelerde öğrenci olarak bulunan ve dönmek isteyen vatandaşların, dün 17.00'ye kadar bulundukları ülkelerdeki Türk diplomatik temsilciliklerine başvurmaları gerekiyordu. Başvuru yapanların dönüşleri, bugün saat 24.00'e kadar tamamlanması planlandı. Bu şekilde dönenler, Sağlık Bakanlığı ve Bilim Kurulu'nun tedbirleri kapsamında 14 gün karantina/gözetim altına alınacak. İstanbul Valiliği'nden yapılan açıklamada da 9 Avrupa ülkesinden geleceklerin 14 gün boyunca karantina altında tutulacağı bildirildi. Valilik açıklamasında şu ifadelere yer verildi: Sağlık Bakanlığı ve Bilim Kurulu’nun tedbirleri doğrultusunda Valiliğimiz koordinasyonunda İstanbul’a gelecek vatandaşlarımız 14 gün süreyle karantina/gözetim altına alınacaklardır. Bu amaçla İstanbul’da misafir edilecek vatandaşlarımız için geçici olarak Gençlik ve Spor Bakanlığı’na bağlı; KYK Kanuni Sultan Süleyman Erkek Öğrenci Yurdu, KYK Fatih Sultan Mehmet Karma Öğrenci Yurdu, KYK Florya Beşyol Kız Öğrenci Yurdu tahsis edilmiştir. Bu yurtlardaki öğrencilerimiz geçici olarak diğer KYK yurtlarına yerleştirilmektedir."

Toplu ibadetlere ara verildi

Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş, yeni tip koronavirüs önlemlerine ilişkin açıklama yaptı. Erbaş'ın açıklamalarından satır başları şu şekilde: "Namazların cemaatle kılınması virüsün hızlı bir şekilde yayılmasına neden olmaktadır. Peygamber Efendimiz salgın hastalıklara karşı tedbirli olunması konusunda uyarılarda bulunmuştur. Koronavirüsün yayılma tehlikesi ortadan kalkana kadar cuma namazı başta olmak üzere cami ve mescitlerde cemaatle namaza ara verilmesi gerekli hale gelmiştir. Bu süreçte cuma namazı yerine öğle namazının kılınması yeterlidir. Ezanlar okunacak, camiler açık kalacak ama tekli ibadet edecekler için."

Umrecileri içeri, öğrenciler dışarı

Umreden gelenlerin yerleştirildiği yurtlardan apar topar çıkarılan öğrenciler, ilaçlama üzerine yurttan çıkarıldıklarını belirterek, "Eşyalarımız yurtlarda kaldı. Birçok öğrenci arkadaşımız dışarıda sabahladı" dedi. Umreden dönen 10 binin üzerinde kişi sağlık taramasının ardından üniversite öğrencilerinin kaldığı Ankara ve Konya’daki Kredi ve Yurtlar Kurumu’na (KYK) yerleştirildi. Söz konusu durumdan haberdar edilmeyen öğrenciler, bunun üzerine gece yapılan anonsla eşyalarını toplamaya fırsat verilmeden yurttan ayrılmak zorunda kaldı. Ankara'daki KYK’ye bağlı Milli İrade Yurdu'nda kalan ve ismini vermek istemeyen bir öğrenci, mağdur edildiklerini belirterek, yaşananlara tepki gösterdi. Yetkililerin, kendilerine yurdun ilaçlanacağını ve istedikleri zaman yurda geri gelebilecekleri söylediğini söyleyen öğrenci, “Ben akşama doğru toparlandım. İstediğimiz zaman tekrar geri gelebileceğimizi söyledikleri için eşyalarımın hepsini almadım. Yalnızca birkaç eşya aldım ve evime gittim. Sabah ise yurtta kalan arkadaşlarımın yurttan atıldığını öğrendim” dedi. Zorla atıldılar Yapılan haberlerin gerçeği yansıtmadığını ifade eden öğrenci, “Yani haberlerde yapılan açıklamalarda öğrencilerin anlayışlı bir şekilde çıktığı, önceden haberi olduğu yönünde. Bu doğru değil. Arkadaşlarım zorla atıldı. Alamadığım eşyalarım yurtta kaldı. Kapanacağını bilseydim hiçbir şekilde eşyalarımı bırakmazdım. Yurda geri dönme gibi bir düşüncem yok. Oradaki eşyalarım ne kadar önemli olursa olsun bu olaylardan sonra bir önemi kalmadı. Birçok öğrenci bu şekilde düşünüyor. Çünkü çok kişi mağdur edildi” şeklinde konuştu. Hayvanları telef edeceker Gölbaşı Gazi Kampüsü’ndeki hayvanların da toplandığını kaydeden öğrenci, “Bundan da rahatsızlık duyuyorum. Biz onlara bakıyoruz, besliyoruz ve onları topluyorlar. Hayvanları ‘telef’ edecekleri söylendi” dedi. Eşyalarını bile alamadı Umreden gelenlerin yerleştirildiği Gölbaşı’ndaki bir başka yurt olan Şehit Özel Harekatçılar Kız Yurdu'nda kalan Nuriye Kartal ise, eşyalarını alabilmek için yurda girmek istediğini ancak engellendiğini belirtti. Kartal, “Bu sabah gözümü bir açtım öğrenciler yurttan çıkarılmış. Haberleri görür görmez direk yurda koştum. Otobüste de bir sürü öğrenci vardı. Aramızda hasta öğrenciler var ve sürekli ilaç kullanmaları gerekiyor. İlaçları dolaplarında kalmış ve almalarına izin vermediler” şeklinde yaşadıkları mağduriyeti anlattı.

Dışarıda sabahlayanlar var

Umreden dönenlerin yurda yerleştirilmesine tepki gösteren Kartal,  şöyle devam etti: “Ne olacak? Hepimizin aklında soru işareti var. Yurttan çıkmışım, orası benim yaşam alanım ve bütün kıyafetlerim ortada. Benim çalışma masamda kitaplarım var, komidinde eşyalarım var, dolabım açık, bütün kıyafetlerim ortada ve benim yaşam alanıma getirip bizden habersiz onları yerleştiriyorlar. Yurtları boşaltın diye anons yaptılar ve kimsenin eşyalarını bile toplamalarına izin vermediler. Bütün arkadaşlarım herkes dışarıda kaldı. Dışarıda sabahlayan birçok arkadaşım var. Herkes mağdur durumda, ne yapacaklarını bilmiyor. Ben yarın memlekete gideceğim, bir tane ceket var üstümde. Bu halde sokakta kaldım.”

Umreden Giresun’a karantina yok

Umreden dönen bazı yurttaşların karantina uygulanmadan evlerine gönderildiği iddiası doğru çıktı. Giresun Valiliği'nin yaptığı açıklamaya göre umreden dönenler uyarılarak evlerine gönderildi CHP Aydın Milletvekili Süleyman Bülbül, umreden dönen bazı yurttaşların koronavirüs nedeniyle karantinaya alınmadığını ve evlerine gönderildiğini söylemişti. Birçok ilden benzer uygulama iddiaları gelmişti. Konuyla ilgili ilk resmi açıklama, iddiayı doğruladı. Giresun İl Müftüsü Muhittin Oral, iki müftülük görevlisi olan 52 kişinin evlerinde "kendilerine dikkat ederek" süreci geçireceklerini açıkladı. Öte yandan önceki gün evlere gönderilen umre kafilesinden iki kişi solunum yetmezliği ve yüksek ateş sebebiyle hastaneye sevk edildi. CHP Aydın Milletvekili Süleyman Bülbül sadece Aydın’da, 256 kişinin karantinaya alınmadan “14 gün boyunca dışarı çıkmayacakları ve ziyaretçi kabul etmeyeceklerine” dair bir yazı imzalatılarak evlerine gönderildiğini söylemişti. İHA’nın önceki gün öğle saatlerinde servis ettiği haberde de bazı umrecilerin Edremit’e özel uçakla geniş güvenlik önlemleri altında geldiği belirtilmişti. Balıkesir Koca Seyit Havalimanı’na  iniş yapan vatandaşlar, giriş işlemleri öncesinde termal kameralar ile takip edilmiş ve sağlık ekipleri tarafından ön muayenelerinin ardından evlerine yollanmıştı.

Karantinadan kaçtılar

Konya’nın Seydişehir ilçesinde koronavirüs şüphesi ile izolasyonlu odaya alındıktan sonra hastaneyi terk eden üç kişi, polis tarafından yakalanarak tekrar hastaneye getirildi. Olay, Seydişehir İlçe Devlet Hastanesinde yaşandı. Edinilen bilgiye göre, Irak’tan geldiği öğrenilen aynı aileden E.B., N.B. ve Ş.B. rahatsızlanmaları üzerine önceki gün Seydişehir Devlet Hastanesine başvurdu. Yapılan muayenenin ardından üç kişi koronavirüs şüphesi ile izolasyon odasına alınarak Konya’ya sevk edilmek üzere çalışma başlatıldı. Konya’ya sevk edilmeyi bekleyen E.B., N.B., Ş.B. bilinmeyen bir nedenle izolasyon odasından çıkarak hastaneyi terk etti. Sevk olacak üç kişinin odada olmadığını fark eden çalışanların ihbarı üzerine polis ekipleri çalışma başlattı. Ekipler tarafından yaklaşık yarım saat sonra bulunan üç kişi ambulans ile tekrar Seydişehir Devlet Hastanesine getirildi.

Sahte dezenfektana başladılar

Koronavirüsü nedeniyle satışları artan dezenfektan ürünlerinin sahtesini üretip piyasaya sürmeye çalışan bir şebeke tespit edildi. Korona virüsü salgını nedeniyle yoğun ilgi gören dezenfektan ürünlerinin sahtelerinin hazırlanarak piyasaya sürüldüğü belirlendi. Polis, benzer suçlardan çok sayıda kaydı bulunan S.Ö’yü takibe aldı. Bir süre sonra belirlenen adreslere baskınlar yapıldı. Yenimahalle ilçesinde zanlılara ait adreslerde bulunan 2 konteyner ve 2 otomobilde yapılan aramalarda, bidonlar içerisinde 352 litre sahte el dezenfektanı, 75 litre etil alkol, 3 litre gliserin, 10 litre içeriği belirlenmeyen kimyasal madde, alkol derece ölçer cihazları, çok sayıda plastik bidon ve 10 bin civarında sahte bandrol, hologram ile etiket ele geçirildi. Zanlıların, “merdiven altı” tabir edilen illegal yöntemlerle ürettikleri sahte dezenfektan ürünleri farklı markalara ait sahte bandrol, hologram ve etiket yapıştırarak, orijinal ürünmüş gibi piyasaya sürmeye çalıştıkları belirlendi. S.Ö. ile F.Y, Ö.Ş, O.A.D. ve B.A.K. gözaltına alındı.

 Şehir hastaneleri ‘kontrolsüz’

Ankara Tabip Odası Başkanı Prof. Dr. Vedat Bulut, “Şehir hastanelerinin yanlış bir uygulama olduğu bu olayda da ortaya çıkacak. Ankara’da Zekai Tahir Burak gibi hastanelerin önemi bir kez daha ortaya çıktı” dedi. Cumhuriyet’in sağlık çevrelerinden derlediği bilgiye göre Türkiye’nin önlemleri daha da etkili kılınabilir. Sağlık çevrelerinin dikkat çektiği bazı yetersizlikler şöyle: “Yoğun bakım hizmeti ve sağlık personelinin donanımı kesinlikle geliştirilmeli. Sağlık personelinin eldiven, maske ve özel giysi açığı hızla giderilmeli. Birtakım hazırlıklar olduğunu biliyoruz. Ancak bu konulara da hızlı önlem alınmalı.” ATO Başkanı Bulut, “Salgınlar doğrudan devlet tarafından, sosyal devlet tarafından önlem alınmasını gerektirir. Devletin salgın noktasında önlem almak, tedavi, yoğun bakım, diğer yataklı planlamada öncü olması kaçınılmaz. Özel sektör konuyla ilgilenmez” dedi. Şehir hastaneleri tercihinin yanlışlığının virüs salgınıyla da ortaya çıktığını vurgulayan Bulut, binlerce yataklı hastaneyi yalıtmanın zorluğuna dikkat çekti. Virüs salgını nedeniyle kimsenin paniğe kapılmaması gerektiğini kaydeden Bulut, disiplin ve sosyal devlet anlayışıyla Almanya’nın bu salgında öne çıktığına dikkat çekti.