Türkiye zaman kaybetmemeli

Öztürk Türkdoğan
- 'Özel Yasa’nın yanı sıra 'umut hakkı', kayyum, yerel yönetimler, cezaevleri, geri dönüşler, AYM ve AİHM kararları gibi başlıkların beklediğini belirten Hukuk Komisyonu Eşsözcüsü Öztürk Türkdoğan, şunların altını çizdi:
- "Türkiye'nin ceza mevzuatı güncellenmeli. Sayın Öcalan'ın statüsü netleşmeli. Türkiye'nin hızlı hareket etmesi, zaman kaybetmemesi ve Sayın Öcalan'ın bu konudaki uyarılarını da dikkate alması gerekiyor.”
DEM Parti Hukuk Komisyonu Eşsözcüsü Öztürk Türkdoğan, “Meclis Komisyonu raporu süreci ileri bir aşamaya taşıdı. Şimdi o ileri aşamanın artık ete kemiğe bürünmesi, bunun için de iktidarın somut adımlar atması gerekiyor” dedi.
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin Grup Toplantı’sında yaptığı konuşmada “İlgili komisyonun hazırladığı rapora binaen demokratik ve hukuki düzenlemeler adım adım yerine getirilecektir” dedi. Gazetemize konuşan DEM Parti'li Türkdoğan ise zaman kaybetmeden somut adım atılmasının önemine vurgu yaparak, sürecin ilerleyebilmesi için “siyasi ve hukuki zeminin” önemli olduğunun altını çizdi. Türkdoğan, Şubat'ta tamamlanıp Meclis’e sunulan raporun 6 ve 7. bölümlerine işaret ederek, “Bu bölümler önemlidir, çünkü somut yapılması gerekenler bu bölümlerde ifade ediliyor. Şimdi, Meclis Komisyonu raporunda belirtilen bu hususların yerine getirilebilmesi amacıyla yasal bazı adımlar atılması gerekiyor” dedi.
Durumu ne olacak?
Türkdoğan, önemli bir diğer adımın ise Rêber Apo'nun statüsü olduğunun altını çizerek, “Bu, bir siyasi süreçtir. Bu sürecin muhatapları, yürütücüleri var. Kürt hareketinin de belirttiği gibi, devletin de 93'ten beri görüştüğü Öcalan'ın durumu ne olacak? Bahçeli'nin daha önce ifade ettiği statü meselesi, aslında çatışma çözüm sürecinin baş aktörü olan Öcalan’ın hukuki statüsü konusudur. Bunun mutlaka bir çözüme kavuşturulması gerekiyor. Dünya çatışma çözüm süreçlerinde de böyle oldu” diye konuştu.
Yasal dayanak şart
Devlete seslenerek “Görüştüğünüz kişinin müzakere koşullarını oluşturmanız gerekir” diyen Türkdoğan, şöyle devam etti: “Tam da burada Sayın Öcalan’ın hukuki statüsünün netleşmesi ve özgür çalışma koşullarına kavuşabilmesi için yasal olarak atılması gereken adımlar var. Sayın Öcalan’ın statüsü konusu bayramdan sonra çıkarılması gerekli olan Barış Yasası’nda -adına ne derseniz deyin, Entegrasyon Yasası, Çerçeve Yasa, Özel Yasa- mutlaka bir yasal dayanağa kavuşturulmalı.”
AİHM’in Abdullah Öcalan ile ilgili verdiği hak ihlali kararına dikkat çeken Türkdoğan, şunları ifade etti: “Umut ilkesi aslında hükümetin elini çok da kolaylaştırmaktadır. Burada bu iki konunun birlikte ele alınarak çözülmesi mümkündür. Ya da eğer bu yasal süreç uzayacaksa şu acil; Sayın Öcalan’ın statüsü bir an önce bir çözüme kavuşturulsun ki kendisi de bu noktada özgür çalışma koşullarına kavuşsun ve Türkiye sınırlarını aşan Kürt sorununun demokratik ve barış için çözümünde daha aktif bir rol oynayabilsin. Kürt meselesinde siyasi olarak Sayın Öcalan'ın baş aktör, ana muhatap pozisyonu bir realitedir, bir gerçektir. Mutlaka ve mutlaka bir hukuki duruma kavuşturulmalıdır.”
Silah bırakma şartı
Komisyon raporunun yasal değişiklikleri “silah bırakma” şartına dayandırmadığının altını çizen Türkdoğan, şunları söyledi: “Komisyon raporu bunu bir süreç olarak tanımladı ve silah bırakma şartına bağlamadı. Yani ‘bu süreçte çıkarılması gereken yasalar’ diye tarifledi. En başta hükümet ne diyordu? ‘Silah bırakma tamamlansın ondan sonra yasaları çıkaracağız’ diyordu. Meclis Komisyonu raporu bunun bir süreç olduğunu kabul etti. Bir yasa çıksın ki bu süreç ilerleyebilsin yaklaşımını da benimsedi. Tam da bu nedenle diyoruz ki; bir an önce kapsamlı yasal değişiklikler yapılsın ki hem demokratik siyaset zemininin alanı açılsın hem de uzun yıllardır Türkiye'ye gelemeyen on binlerce insanın kendi ülkesine dönüşünün önü açılsın. Bu, süreci hızlandıracaktır.”
Ceza mevzuatı güncellenmeli
Çok fazla yasada değişiklik yapılması gerektiğini vurgulayan Türkdoğan, "Elbette silahsızlanma süreciyle ilgili bir Özel Yasa’ya mutlaka ihtiyaç var. İnfaz, umut hakkı, kayyum, yerel yönetimler, cezaevleri, geri dönüşler, AYM, AİHM gibi konuların da açıklığa kavuşturulup gerekli düzenlemeler yapılmalıdır. Türkiye'nin ceza mevzuatının bir bütün olarak gözden geçirilmesi ve birçok kanunda değişiklik yapılması gerekiyor.”
Kobanê yargılaması bitebilir
Birçok konunun ise yasal düzenlemelere ihtiyaç duyulmadan iktidarın atacağı idari adımlarla da çözüme kavuşabileceğini dile getiren Türkdoğan, şöyle devam etti:
* İçişleri Bakanı görevden uzaklaştırma sürelerini uzatmayarak kayyum uygulamasını bitirebilir.
* Haksız cezaevinde olanlar var. Ceza muhakemesi Kanunu'nun genel ilkeleri, Anayasa'nın genel ilkelerini dahi uygulasalar cezaevindekilerin hepsi çıkabilir.
* Kobanê davasını örnek vereceğim. Şu anda istinaf incelemesi tamamlanmış durumda. Ankara İstinaf Mahkemesi pekala yaptığı incelemede hukuka aykırılıkları tespit edip yargılamanın hukuka aykırı olduğunu belirtip arkadaşlarımızın tamamını tahliye edebilir.
Zaten dışarıda olmaları lazım
Cezaevinde süreleri dolmasına rağmen tahliye edilmeyen tutsaklara da işaret eden Türkdoğan, koşullu salıverme süresi dolan iki kişiden bahsetti:
* Bir tanesi Adnan Selçuk Mızraklı; Kürt halkının Amed’de yüksek oranla oylarıyla seçilmiş bir belediye eşbaşkanıdır. Haksız hukuksuz bir şekilde cezalandırılmıştır. Verilen cezanın yatar süresi dolmuştur. Buna rağmen keyfi olarak infazı yakılarak hapiste tutulma süresi uzatılmaktadır. Adalet Bakanlığı’nın buna el koyması lazım.
* Yine ÇHD Onursal Başkanı Selçuk Kozağaçlı’nın yatar süresi dolmuştur.
* Bunun gibi çok sayıda insan var. 30 yıl hapis yatmış, iki-üç yıldır infazı uzatılan insanlar var. Bunlar için kanun falan yapmaya gerek yok. Niye bu insanları tahliye etmiyorsunuz?
Niçin tutuklu yargılanıyorlar?
Hasta tutsaklarla ilgili son yargı paketinde “konutta infaz” uygulaması getirildiğini belirten Türkdoğan, şöyle konuştu: “Hasta mahpusları tahliye edin, kalan sürelerini konutlarında geçirsinler. Bunların hepsi iktidarın ortaya siyasi bir irade koymasıyla çözülebilecek olan konulardır. Bir başka nokta haksız tutuklulukla ilgili. CHP’li belediye başkanlarını, Ekrem İmamoğlu’nu niçin tutuklu yargılıyorsunuz? Tutuksuz yargılayın. Bunlar yapılmalı ve hiçbir şey beklenmeden yapılmalı.”
Ete kemiğe bürünme zamanı
Meclis Komisyonu raporunun açıklanması ile birlikte sürecin artık ileri bir aşamaya geçtiğinin altını çizen Türkdoğan, “Şimdi o ileri aşamanın artık ete kemiğe bürünmesi gerekiyor. Bunun için de iktidarın somut adımlar atması gerekiyor. Bu süreci iktidarın keyfine ve inisiyatifine bırakılmayacak bir süreç olarak görüyoruz. Adımların atılması için bir muhalefet partisi olarak mücadelemizi elbette ki sürdüreceğiz” dedi.
Müzakere edilmeli
İmralı Heyeti üyelerinin yeni atanan bakanlarla görüşmeler gerçekleştirdiklerini, süreçle ilgili atılması gereken adımlara ilişkin görüşlerini aktardıklarını belirten Türkdoğan, “Biz kendi hazırlıklarımızı yapmış durumdayız. İktidar partisi ve siyasi iktidarın Meclis'e gelmeden hazırlıklarını bizimle paylaşmaları, özellikle de İmralı’da Sayın Öcalan ile mutlaka müzakere etmeleri gerektiğini kendilerine ilettik” diye konuştu.
“Barış Yasası’ndan yararlanacak olanları düşündüğümüzde bunun mutlaka hazırlık aşamasında Sayın Öcalan'la müzakere edilmesi gerekiyor” diyen Türkdoğan, şunları ekledi: “İzlediğim kadarıyla iktidarın sürekli bir ajandası var. Ortadoğu'da yaşanan gelişmeler şunu gösteriyor ki; Türkiye'nin hızlı hareket etmesi, zaman kaybetmemesi ve Sayın Öcalan'ın bu konudaki uyarılarınını da dikkate alması gerekiyor.” ANKARA











