Türkiye, halk ayaklanmasının olduğu Suriye’nin geleceği için bir yol haritası hazırladı. Devlet Başkanı Beşar Esad’ı rahatlatacak olan yol haritasında muhaliflerin yer alacağı bir geçiş hükümetinin kurulması planlanıyor. Washington yönetimi, Türkiye’nin Suriye projesine sıcak bakmıyor.
Suriyeli muhaliflere iki kez ev sahipliği yapan Türkiye’nin niyeti her geçen gün ortaya çıkıyor. Muhaliflerin aldığı kararlarda etkili olan Türkiye, bir taraftan Esad’ın iktidarda kalmasını diğer taraftan da muhaliflerin iktidara ortak olmasını istiyor. Türkiye’nin bütün amacının Suriye’de birlikte hareket eden Kürtleri dışlamak olduğu belirtiliyor.
Suriye’deki dengeleri kendi lehine çevirmek isteyen Türkiye’nin planı Suriye’deki Kürtler tarafından deşifre edildi. İsmini açıklamak istemeyen bir Kürt muhalif, Türkiye’nin Kürtsüz yol haritası hakkında Şark el Ewsat gazetesine açıklamada bulundu.

‘Türkiye arabulucu olmak istiyor’!
Türkiye’nin Suriye’deki devrim sürecine çomak sokmak istediğini söyleyen Kürt yetkili, yol haritasında Esad’ın Devlet Başkanlığı koltuğunu koruyacağını belirterek, “proje içinde Müslüman Kardeşler’in de bulunacağı, süresi belirsiz, muhalefet tarafından kurulacak olan bir geçiş dönemi hükümetinin kurulmasını öngörüyor” dedi. Sözkonusu projenin Suriye devriminin geleceği için büyük bir tehlike oluşturduğuna dikkat çeken Kürt yetkili, Türkiye’nin Baas rejiminin devamını istediğini söyledi. Kürt yetkilinin açıklamasına göre yol haritasında, ordunun kışlasına dönmesi ve göstericilere müdahale edilmesinin sona erdirilmesi, geçiş hükümetinin görevde olduğu süre içerisinde Esad’ın söz verdiği reformların hayata geçirilmesi, Türkiye’nin, protesto gösterilerinin sona ermesi ve muhalefetin Esad yönetimi ile diyaloga başlaması için arabuluculuk yapması koşulları da yer alıyor.

ABD: Muhalifler karar versin
Ancak Washington yönetimi, bugüne kadar verdiği hiçbir sözü tutmayan Esad’a güvenmediğinden Türkiye’nin yol haritasına sıcak bakmıyor. Kürt yetkilinin açıklamasına göre, Washington yönetimi, Suriye’nin geleceğine muhaliflerin kendilerinin karar vermesini istiyor. Geçtiğimiz günlerde Türkiye’de temaslarda bulunan ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton da bu yönlü bir açıklama yapmıştı. Clinton, Suriye’deki olaylarla bir alakaları olmadığını dile getirmiş ve muhaliflerin kendi politikalarını kendilerinin belirlemesi taraftarı olduğunu söylemişti.
Bu arada Suriye’de sokağa çıkan Esad yanlıların, 30 muhalifi öldürdüğü öne sürüldü. Londra merkezli Suriye İnsan Hakları Gözlem Örgütü’nün Başkanı Rami Abdülrahman, olayların Cumartesi günü, geçen hafta kaçırılan üç Esad destekçisinin ailelerine verilen cenazelerinin kol veya bacaklarının kesilmiş olduğunun ortaya çıkması üzerine başladığını açıkladı. Örgütün yazılı açıklamasında, “En az 30 sivil, rejim yanlısı ve karşıtları arasında çıkan iç çatışma hayatların kaybettiler” denildi.

Yaptırımlar gündemde

Aynı kentteki bir başka eylemci ise ölü sayısının daha az olabileceğini dile getirdi. Olaylar, rejim karşıtı gösterilerin Mart ayında başlamasından bu yana ülkede siyasi rakip gruplar arasında görülen ilk ciddi çatışma olması dikkat çekiyor.
Öte yandan İngiltere Dışişleri Bakanı William Hague, Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad’ın ülkede reform yapması ya da gitmesine yönelik çağrısını yineledi. Avrupalı mevkidaşlarıyla görüşmek üzere Brüksel’de bulunan Hague, “Buna Suriye halkı karar verecek, ancak Devlet Başkanı Esad’ın ya reform yapması ya da iktidardan çekilmesi gerektiğini düşünüyorum” dedi.
Hague, AB’li mevkidaşlarıyla Lüksemburg’daki toplantıya girerken yaptığı açıklamada, “Suriye’de durumun çok ciddi olduğunu ve kötüleştiğini belirterek, “ilave yaptırımların zamanı mutlaka gelecek” ifadesini kullandı.

Katar da Esad’a sırt çevirdiği ileri sürüldü. Katar’ın Şam Büyükelçiliğinden adının açıklanmasını istemeyen bir yetkili, Şam Büyükelçisi Zaid El Hayarin’in Suriye’yi terk ettiği ve Büyükelçiliğin “çalışmalarını dondurduğu”nu söyledi. Yetkili, “Diplomatlar Suriye’den ayrıldı ve çalışmalar belirlenmeyen bir tarihe kadar ertelendi” diye konuştu.

ŞAM