İnternet sitesi Duvar’ın yazarı gazeteci Fehim Taştekin ve Evrensel gazetesi yazarı Ender İmrek önceki gün Almanya’nın Hanau kentinde Demokratik İşçi Dernekleri Federasyonu’nun (DİDF) düzenlediği etkinliğe katıldı. Taştekin, Türkiye’nin Suriye’de ve Irak’ta tek derdinin Kürtler olduğunu belirtirken, İmrek de Türkiye’de AKP yönetimindeki Türk faşizme karşı bütün demokrasi güçlerinin yeni bir değerlendirmeye ihtiyacı olduğunu söyledi. 

Hanau ve çevresinde çok sayıda kişinin katıldığı etkinlikte önce ‘Ortadoğu’da sorunlar ve Türkiye’de demokrasi mücadelesi’ adıyla panel düzenledi. DİDF adına söz alan Şermin Tanrıverdi, AKP iktidarının Evrensel Kültür Dergisi ve diğer muhalif yayın organları kapatmasını kınadı. 

Evrensel Kültür’den alıntı

DİDF Temsilcisi Tanrıverdi, Evrensel Kültür Dergisi’nin son sayısında yer alan ‘Ben Ulrike; Bağırıyorum’ adlı oyundan bir pasaj okudu ve Ulrike’ye atfen şunları söyledi: “Çok güvenli görünüyorsunuz. Fakat sanmayın ki bu böyle devam edecek. Öfke ve nefret, büyük geminizin makine dairesinde terden geberenlerle birleşecek, biliyorum. İspanyol, Türk, Yunan, Arap, İtalyan göçmenler ve Avrupa’nın tüm ezilenleri… Tüm kadınlar, ezildiğinin, aşağılandığının, sömürüldüğünün farkında olan tüm kadınlar, neden burada olduğumu ve beni neden öldürmek istediğinizi anlayacaklar… Gardiyanlar, yargıçlar, politikacılar, hiçbiriniz umurumda değilsiniz. Asla beni delirtemeyeceksiniz.”

Bizi de delirtemeyecekler. Delirmeyeceğiz. Buradayız. Sümerce ilk dize tablete kazındığından beri buradayız. İlk mağara resmi duvara çizildiğinden beri buradayız. On bin yıldır buradayız. Hiçbir yere gitmiyoruz. Susmuyoruz. Siz de susmayın…”

Tanrıverdi’nin konuşmasının ardından panele geçildi. İlk söz gazeteci yazar Fehim Taştekin’e verildi. Taştekin bir anısını anlatarak konuşmasına başladı:”Gürcistan’da Batum’da bir otel odasında Ahmet Davutoğlu’yla röportaj yapıyorduk. O esnada BBC’den Mısır Devlet Başkanı Mübarek’in istifa ettiğine dair haber alt yazıyla verildi. Davutoğlu bana döndü ve ‘bu tarihi anı birlikte yaşıyoruz’ dedi. Ardından Clinton ve Avrupa Birliği’nden bazı başka dışişleri yetkililerini aradı. Bana o zaman ‘Ortadoğu’daki liderliğimiz tescilleniyor’ demişti. Ancak farklı gelişmeler yaşandı. Amerika’nın bölgede bir dizayn planı vardı. Bu planda Türkiye’ye de önemli görevler verildi. Ama Türkiye, sanki herşey kendi kontrölündeymiş gibi hareket etti, kendini model olarak gösterdi. Oysa bu içi boş bir iddiadır, zira Türkiye’nin model olabilmesi için önce darbe anayasasını değiştirmesi gerekirdi. Siz darbe anayasasıyla yönetilirken Suriye’den ya da başka bir ülkeden anayasasını değiştirmesini isteyemezsiniz…”

Konuşmasının büyük bölümünü Suriye’deki iç savaşı ayıran Taştekin, Türk Cumhurbaşkanı R.Tayyip Erdoğan’ın işledikleri cinayetlere rağmen iktidarda olmasını istediği Müslüman Kardeşler veya diğer çete örgütlerinin Suriye halkının istemediğini vurguladı. 

Türkiye’de tüm muhalif ve alternatif gazete, televizyon, dergi ve radyoların kapatıldığı, akademisyenlerin, sendikacıların ve siyasetçilerin tutuklandığı hatırlatan Taştekin Fırat Kalkanı için ise “Türkiye’nin derdi Fırat Kalkanı, Esad ya da Irak’ta Musul değil. Esad’a karşı savaş, gelinen aşamada Kürtlere karşı savaşa dönüştü. Türkiye’nin derdi Suriye ve Irak değil, Rojava’daki Kürtlerdir. Türkiye, Kürtler bir koridor oluşturmasın yani birleşmesin diye onları engellemeye çalışıyor…” ifadesini kullandı. 

İmrek: Çözüm Süreci tarihi önemdeydi

Evrensel gazetesi yazarı Erdal İmrek de Erdoğan’ın içeride ve dışarıda savaş konsepti uyguladığına dikkat çekti. İç politikadaki milliyetçi söylemlerin, toprak fethi arayışlarının bilinçli olarak gündeme getirildiğini söyledi. Konuşmasında 7 Haziran seçimleri ve Çözüm Süreci’ne de değinen İmrek, bu dönemin Türkiye için tarihi önemde olduğunu belirtti. İmrek “Türkiye’de bu dönemde ötekiler için ciddi bir demokratikleşme sürecine girilmişti” dedi.

AKP iktidarının çıkardığı kararnamelerle muhalif basın yayın organlarını kapattığını, Türkiye’de yaygın gözaltı ve tutuklanmaların yaşandığı belirten İmrek demokrasiden yana bütün güçlerin yeni bir değerlendirme yapmaları gerektiğini belirtti. DİDF’in Pazar günkü düzenlediği kitap şenliği ve müzik dinletisiyle son buldu. 


FİLİZ ARGAL / HANAU