
Asuri/Süryani ve Ermeni Katliamı’nın 100. yıldönümüne az bir zaman kala yapılan bu vahşice saldırıların tesadüf olmadığını belirten Mezopotamya Halk Kongresi Eşbaşkanı Numan Uğur,
Til Temir ve çevre köylerinde yaşayan Asuri/Süryanilere yapılan saldırıların çok planlı olduğunu vurguladı. Uğur, “Bu saldırıların arkasında TC devletinin olduğuna inanıyorum. Köylere yapılan saldırılara eş zamanlı olarak Ninova’da bulunan 7 bin yıllık tarihi müze DAİŞ canavarlarının eliyle tahrip edildi. Yine bu çetelerin eliyle 2 bin yıllık tarihi eser ve metinler yakıldı. Yapılanlar çok planlı ve maksatlıdır. Saldırıların başlamasından önce Habur suyunun Türkiye topraklarından kesilerek saldırıların kolaylaştırılması, ardından bırakılması bize bu saldırıların çok planlı olduğunu ortaya koyuyor. Bu saldırılarla Asuri/Süryani halkının Mezopotamya’daki tarihi ortadan kaldırılmak isteniyor. Çok ilginçtir 2 gün önce Süleyman Şah Türbesi’nin yeri değiştirildi. Ardından bu saldırılar gerçekleştirildi” dedi.
Arkasında AKP ve Erdoğan var
DAİŞ’in baştan beri Türkiye tarafından desteklendiğini ve bunun herkes tarafından bilindiğini söyleyen Numan Uğur, devamla şunları söyledi: “Hedefi ve amacı belli olmayan bu güruh ve vahşi çetelerin Şam ve Bağdat yerine Kürtlere ve Asuri/Süryanilere tüm güçleri ile saldırmalarının açık sebebi şudur ki; bunlar AKP ve Erdoğan’ın talimatı ile hareket ediyor.
Elimize 26 Şubat akşamı ulaşan son bilgileri vermeden önce şunu söyleyeyim. Habur kıyısında 33- 35 Asuri/Süryani köyü var. Bu köylerde sadece Asuri/Süryaniler yaşıyor. Asuri/Süryaniler, Sinele Katliamı döneminden yanı 1933’den beri burada yaşıyorlar. O dönem Fransa’nın yardımı ile Habur kıyısına yerleştirildiler.”
Elindeki bilgileri paylaştı
Uğur, kendilerine ulaşan son bilgileri paylaştı: “23 Şubat sabahı saat 04:00’da başlayan saldırılar sonrası Til Şamiram’dan 165 kişi, Til Tala’dan 15- 20 kişi, Gabır Şamiye 3- 5 kişi, Til Cezire’den 93 kişi, Til Hırmış‘den 10 kişi DAİŞ tarafından kaçırıldı ve köyleri işgal edildi. Bu köylerden çoğunluğu kadın ve çocuk olmak üzere kaçırılan insan sayısı 280’dir. Kaçırılan Asuri/Süryaniler Derazor ve Hesekê arasında bulunan Şıddadê denilen bölgeye götürülmüştür. Bu köylerden kaçan yaklasık 700 ile 1000 kişi Hesekê ve Qamişlo bölgelerine sığınmışlar. Bölgede çatışmalar devam ediyor.”
Müslümanlar sokaklara çıkmalı
Almanya Asuri Federasyonu Başkanı Johan Roume de “Bugün yaşanan saldırılar sadece Asuri/Süryanil halkına değil, tüm isanlığa yöneliktir. Kimseye bir zararları olmayan bu insanların bir gece yarısı evlerinin basılıp kaçırılması ve katliamla yüzyüze bırakmaları kabul edilemez bir durumdur” şeklinde konuştu.
Sorunun sadece Kürtlerin ya da Asuri/Süryanilerin sorunu olmadığını söyleyen Johan Roume, “Bu mesele herkesin meselesidir. Bu yüzden orada yaşayan Asuri/Süryani halkının acilen kendini savunabilmesi için yardıma ihtiyacı vardır. Silah yardımına ihtiyaçları var. Buradan tüm Müslümanlara bir çağrıda bulunmak istiyorum; dininizi, Allah’ı, Kuran’ı bu kadar sömüren vahşilere karşı bir tutum içierisine girin. Sokaklara, alanlara bizlerle beraber çıkıp bu vahşete tepki gösterin” dedi.
Dal: Alman yetkililerle görüştük
Gütersloh Asur Mezopotamya Derneği Dış İlişkiler Sözcüsü Moris Dal ise Avrupa’da ve dünyanın farklı bölgelerinde yaşayan Asuri/Süryani halkının bu katliamlar karşısında sessiz kalmayacağını vurguladı. Dal, şunları ifade etti: “Hep beraber DAİŞ’e karşı onurlu duruşumuzu göstermeliyiz. Tüm demokrat güçler bu onurlu duruşta bize destek olmalı. Bugün Habur’da Asuri/Süryani gençleri ile birlikte Kürt gençleri şehit düşüyor. Düşmana karşı daha fazla işbirliği gerekiyor. Habur’da yapılan saldırılarda tıpkı Kobanê’de olduğu gibi kesinlikle Türk devletinin parmağı vardır. Almanya Asuri Federasyonu’ndan bir heyet Alman yetkililerle görüştü. Dün bir heyet de İsveç’te görüşmeler yaptı. Cumartesi günü Stockholm başta olmak üzere Avrupa’nın bir çok yerinde yürüyüş ve protestolarımız olacak. Bu protestolarda dostlarımızı yanımızda görmek istiyoruz.”
Melke: İnsanlığa karşı saldırı
Asuri ressam Sarro Melke de Asuri Süryani halkına dönük saldırıları insanlığa yönelik saldırılar olarak niteledi.
Melke “Kültürlere, tarihe, tüm halklara, dinlere yapılan saldırıdır. Bu iş tabiata aykırıdır. Kendine insanım diyen herkes bu vahşilere karşı durur. Ben hemen hemen tüm dinlerin kitaplarını okumuşumdur. Hiçbir dinde böyle bir şey yazmaz. İslam dininde böyle bir şey yok. Allah böyle bir zulmü emretmemiştir. Bunlar Allah’a karşı geliyorlar. İnsanların cennete ve cehenneme gideceğine bunlar karar veremezler. Neden Müslümanlar ayağa kalkmıyor? Neden sokaklara çıkmıyorlar? Bunlar Kürtleri olduğu gibi Asuri/Süryanileri de katliamdan geçirmek istiyor. Kobanê düşmedi. Düşseydi bunlar Amed’e dayanacaktı. Sayın Öcalan’ın dediği gibi ‘Düşman canavar gibidir. Kendini bu canavara karşı savunmasan seni yutacak’, bunlar işte tam bu canavarlardır. Kendimizi bunlara karşı savunmalıyız. Tüm insanlığın, tüm halkların mücadele etmesi gerekiyor.”
MURAT MANG/BİELEFELD