
Hamburg Messe önünde toplanan grup, "Türkiye'ye tatile gitmek, Kürt halkına yönelik katliamına ortak olmaktır" pankartı açtı ve ziyaretçilere Türk devletinin Kürdistan'daki katliamlarını içeren bildiri dağıttı. Bildiride "Sivil insanların öldürüldüğü bir ülkede tatil mi yapmak istiyorsunuz? Kürt halkını katliamdan geçiren bir ülkede mi tatilinizi geçireceksiniz? İnsan haklarının ayaklar altına alındığı bir ülkede mi tatil yapmak istiyorsunuz?" ifadelerine yer verildi.
Hamburg Rojbîn Kadın Meclisi ve Tatort Kürdistan aktivistleri tarafından başlatılan eylem dönüşümlü olarak Pazar gününü kadar sürdürülecek. Eyleme katılan aktivistler gazetemize konuştu.
Paranızla siviller katlediliyor
Anja Flach: Turizm, Türk ekonomisi için önemli bir yaşam alanıdır. Alman halkı şunu bilsin, Türkiye'de tatil yaptıklarında, harcadıkları para, çocuk, kadın ve sivil insanların öldürülmesi için kullanılıyor. Verecekleri para kesinlikle insanların yararına değil. Kim tatil yapmaya gidiyorsa o Kürt halkına karşı işlenen cinayetlerde sorumluluk sahibidir. Bundan dolayı Türkiye'ye tatile gitmeyin.
Marlit Klaus: Türkiye'de Kürt halkına karşı işlenen katliamlara sessiz kalamayız. Merkel, tüm bu yaşanan katliamları bilmesine rağmen Erdoğan hükümetine yardım ediyor. Bu Türk devletine cesaret veriyor. Mülteciler Avrupa ülkelerine gelmesin diye yapılan bu insanlık dışı katliamlar hepimizin utancıdır.
Merkel de suçlu
Martin Dolzer (Hamburg Sol Parti Miletvekili): Türk devleti sistematik bir şekilde Kürt halkına karşı katliam uyguluyor. Cizre'de bilinçli bir şekilde yaralı insanlar öldürüldü. Kadınların vücudu teşhir edilerek insanlara gözdağı veriliyor. Bunu kabul etmek mümkün değil. Bu katliamda, Erdoğan hükümeti kadar Merkel de suçludur. Kirli politikaları teşhir edelim ve Türkiye'ye tatile gitmeyelim.
Leyla Kaya (Hamburg Rojbîn Kadın Meclisi Eşbaşkanı): Halkımıza karşı işlenen insanlık suçlarına dikkat çekmek ve Türk devletinin bu tavrını kınamak için burdayız. İnsanlar, tatilde harcadıkları her bir kuruşun, bir çocuğun bedenine giren kurşunun parası olduğunu unutmamalı ve bundan dolayı tatile gitmemelidir. Zaten Türkiye artık güvenli bir ülke de değil.
Kirli savaşa alet olmayın
Bedia Demir: Halkımıza karşı yürütülen bu kirli savaş, Türkiye'ye tatile giden insanların parasıyla yürütülüyor. Bu kirli politikalarını teşhir etmeliyiz. Tatile giderek insanların ölümüne sebep olduklarını insanların bilmesi gerekiyor. Almanlar da, biz Kürtler de Türkiye'ye tatile gitmeyelim.
Annet Bender: Toplumu, Türkiye'de tatil yapmaması konusunda bilinçlendirmemiz gerekiyor. Baskı mekanizmasıyla, Türk devletinin yaptığının insan haklarına aykırı olduğunu vurgulamak gerekiyor. Paramızla insanların ölümüne neden olmayalım.
Besra Ormangören: Fuara gelen insanlara Türkiye'ye gitmemeleri konusunda bilgilendirme yapıyoruz. Tek bir insanı ikna etsek bile iyidir. Bundan kısa bir süre önce İstanbul'da Almanları katlettiler. Türkiye her yönüyle tehlikeli bir ülke. Merkel'in ilticacılar gelmesin diyerek Erdoğan'a sahip çıkmasını kınıyorum.
M.ZAHİT EKİNCİ/HAMBURG
Gökoğlu 26 gündür açlık grevinde
2000 yılındaki cezaevi direnişine katılan ölüm orucu gazisi Erdal Gökoğlu, Polonya'da tutulduğu cezaevinde 26 gündür açlık grevinde.
Polonya polisi tarafından gözaltına alınan ve sonrasında hakkında kırmızı bültenle arama kararı olduğu gerekçesiyle tutuklanan ölüm orucu gazisi Erdal Gökoğlu için Almanya'nın başkenti Berlin'de bir protesto eylemi yapıldı.
Polonya Büyükelçiliği önünde, Erdal Gökoğlu'na Özgürlük Komitesi tarafından yapılan eylemde, Belçika oturumlu Gökoğlu'nun serbest bırakılması istenerek, "Erdal Gökoğlu bu zamana kadar tüm Avrupa'da engelsiz bir şekilde seyahat ederken böyle bir uygulamaya tabi tutulması anlaşılabilir değil. Gökoğlu, bir ölüm orucu gazisidir. Türkiye cezaevlerinde ağır işkencelere mağruz kalmış ve vücudunda kalıcı hasar ortaya çımıştır. 26 gündür açlık grevinde olan Gökoğlu serbest bırakılıncaya kadar eylemlerimize devam edeceğiz." Yapılan açıklamanın ardından eylemciler sık sık 'Devrimci tutsaklara özgürlük' sloganı attı.
Almanya'dan Polonya'ya geçerken polis tarafından gözaltına alınıp tutuklanan Gökoğlu'nun, 2000 yılında cezaevleri genelindeki direnişte, B1 vitamini alarak 230 günlük ölüm orucunda kaldığı belirtiliyor.
YEKO ARDIL/BERLİN
Berlin'de 4 şehit anıldı
Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan'ın Türkiye'ye iadesinin protesto edildiği İsrail Konsolosluğu önünde katledilen 4 Kürdistanlı anıldı.
Almanya’nın başkenti Berlin’de 17 Şubat 1999’da İsrail Konsolosluğu’ndan açılan ateş sonucu Sema Alp, Mustafa Kurt, Sinan Karakuş ve Ahmet Acar adlı Kürdistanlılar katledilmişti. Dört Kürdistanlı katledilişlerinin yıldönümünde İsrail Konsolosluğu önünde anıldı. Konsolosluk kapısına siyah çelenk bırakılması engellenince, binanın yakınına bırakıldı. Eylemciler sık sık 'Katil İsrail', 'İsrail halklara hesap verecek' sloganı attı.
Katledilenlerden Ahmet Acar'ın kardeşi Mehmet Acar, Kürtlerin bugün yapması gerekenin direnmek olduğunu, direnerek şehitlerin anısına bağlı kalınacağını ifade etti.
Mustafa Kurt'un eşi Kamile Kurt da "Son nefesime kadar Önder Apo'nun ve Mustafa'nın izinden gideceğim. Onların anısına sahip çıkacağız. Ben Malburg'tan geliyorum ancak şehitlerimizin anmasına bu kadar az sayıda bir katılımı kabul etmiyorum" dedi. Sema Alp'in kardeşi Emine Alp de anmaya katılanlar arasındaydı.
Konuşmalar ardından İsrail eski konsolosluğunun önüne gidilerek karanfiller bırakıldı.