
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, gerek 15-24 yaş grubundaki gençler gerekse 25 yaş ve üzeri yaştakiler AB'ye üyelik konusunda eskisi kadar istekli değil.
Verilere göre, Türkiye'nin AB üyeliği konusunda referandum yapılması halinde, gençlerin yüzde 47,2'si üyelik yönünde oy kullanacağını belirtti. Bu oran 2005 yılında yüzde 74 düzeyindeydi. Bu konuda fikrinin olmadığını belirten gençlerin oranı da yüzde 9,2'den yüzde 22,1'e çıktı.
Türkiye'nin AB'ye üyeliğini destekleyen yetişkinlerin (25 ve üzeri yaş) oranında da bu dönemde yaklaşık 20 puanlık bir azalış söz konusu oldu. 2005 yılında yetişkinlerin yüzde 63'ü bir referandum yapılması halinde üyelik yönünde oy kullanacağını belirtirken bu oran 2011'de yüzde 44,3'e geriledi. Bu konuda fikri olmadığını söyleyenlerin oranı ise yüzde 16,6'dan yüzde 28'e çıktı.
Kadınlarının yarısının 'fikri yok'
15-24 yaş grubundaki kadınların yüzde 28,1'inin, daha yukarı yaşlardaki kadınların ise yüzde 41,8'inin bu konuda fikrinin olmadığını belirtmesi dikkati çekti.
TÜİK verilerine göre, 2005 yılında genç erkeklerin yüzde 80,9'u yetişkin erkeklerin ise yüzde 68,7'si AB'ye üyeliği desteklerken, bu oranlar 2011 yılında sırasıyla yüzde 50,8 ve yüzde 50,5'e geriledi.
AB'ye üyelik konusunda fikri bulunmayan erkeklerin oranı ise bu dönemde her iki yaş gurubu için de arttı.
2005 itibarıyla genç kadınların yüzde 67,6'sı olası bir referandumda üyelik yönünde oy kullanacağını belirtirken, bu oran 2011'de yüzde 43,8'e indi.
2005-2011 döneminde Türkiye'nin AB'ye üyeliği konusunda fikri bulunmadığını belirten genç kadınların oranı ise yüzde 13'ten yüzde 28,1'e çıktı.
25 ve üzeri yaştaki kadınlarda ise üyeliği destekleyenlerin oranı yüzde 57,4'ten yüzde 38,4'e geriledi.
Yetişkin kadınlarda üyelik konusunda fikri olmayanların oranı ise yüzde 24,9'dan yüzde 41,8'e çıktı.
ANKARA
Egemen Bağış AB'ye akıl: Türkiye'ye ihtiyacın var
AB Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, Avrupa Birliği'nin Türkiye'ye her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyduğunu bildirdi.
Bağış, The Parliament dergisinde yayımlanan yazısında, Türkiye'nin AB üyelik sürecinin Arap coğrafyasında ve hatta Batı'dan dışlanmışlık hisseden daha geniş bir kesimde özel bir dikkatle takip edildiğini savundu. Bağış, şunları yazdı: "Ekonomik krizin Ortadoğu'nun en türbülanslı dönemine denk gelen talihsiz zamanlaması, AB'nin bölgenin kaderi üzerinde güçlü bir söz söyleme şansını elinden aldı. Böyle bir türbülansta Türkiye ise güçlü mali yapısı, büyüyen ekonomisi, köklü demokratik kurumları ve proaktif dış politikasıyla sağlam duruyor. AB'nin bölgedeki milyonlarca Arap'ın kalplerine ve zihinlerine ulaşacak yumuşak güç olabilmek için Türkiye'ye her zamankinden daha çok ihtiyaç duyduğu aşikar. Avrupalı dostlarımız dramatik şekilde kaybettikleri uluslararası etkinliklerini, her iki taraf için kazan-kazan anlamına gelen Türkiye'nin AB üyeliğiyle yeniden yakalayabilir."