Yaygın AK idiotizmin birleştirici çimentosu: İslamcılık
Hemen hemen dünyanın tüm uluslarına layık gördükleri siyasal egemenlik ve kültürel hakların Kürtlerce talep edilmesini milliyetçi talep, bunların özgürce kullanılmak istenmesini "Kürt milliyetçiliği" olarak görüyorlar. Bunun en bariz örneği Türklerin Filistin meselesine bakışlarında ortaya çıkıyor. 1963'ten beri İsrail devletine karşı her türlü şiddeti kullanmaktan geri durmayan Arap-Filistin milliyetçiliğini öve öve bitiremeyen Türk aklı, Kürtlerin Kuzey Kürdistan'da kendilerine hak olan devletleşme (otonom ya da bağımsızlık) talebini türlü gerekçelerle mücadele edilmesi gereken bir anlayış olarak görüyor. İslamcı referanslarla Türk egemen milliyetçiliğini Kürdistan ulusal hareketi bileşenlerinin kültürel, siyasal talepleriyle eşitleyen AK idiotlar yeni dönemin en belirgin gerici aklının fotoğrafını çekiyor adeta. Hükümet yanlısı medyada mevzilenmiş bu güruh, Yıldıray Oğur'dan A. Yayla'ya çok geniş bir skalada Türk aklını temsil ediyor. Bu cenahın PKK bileşenleri dışındaki kimi hacimsiz Kürt milliyetçisi kişi ve kurumları PKK'ye ve onun ulusal kurtuluşçu çizgisine karşı kullanma gayretlerini de şaklabanlık olarak niteliyorum. TC ve PKK arasında süregelen diyalog girişimlerinin tamamının "Statüsüz, siyasal hak olmaksızın" gelişmesinden yanalar. Meseleyi gerillanın geri çekilmesi, silahsızlanma ve kitlesel gösterilerin yapılmaması düzeyinde ele almaları, bu aklın temel handikapı. Türk milliyetçiliğinin akıllıca ama zorbaca örgütlendirilmesinden yanalar. Zira bu güruhun tamamı Filistin'in bağımsızlığı için her türlü şiddet eylemini meşru görmekte. Bu zorbalığın, bu akıl almaz idiotluğun Turk toplumunda karşılığı da var. "İslamın birleştiriciliği" masalıyla süsledikleri egemen, baskıcı milliyetçi mekanizmalarını "çözüm" diye sunarlar. Türk ulusalcı idiotlarını yazıya konu etmiyorum, zira yaşadığımız her bir kötülük onların babalarının suçu.
Solun fantastik enternasyonalizmi:
Kürtlerin kendi geleceklerini tasarlama savaşlarını doğrudan ABD ve Batı'ya karşı bir savaşa dönüştürmek isteyen "enternasyonal solculuk" da var. Ne yazık ki bu kesim HDP içinde de yer alıyor. Bu solcu fanteziyi anlamak için kendimi çok zorladım ama Kürtlerin ABD ve "emperyalizmle" savasmalarının gerekçesini herhangi bir ideolojik politik gerekçeye dayanadıramadım. Kürt partileri arasında kurulacak olası ittifaklara karşılar, Kürt Ulusal Kongresi'nin bazı bileşenlerine karşı (özellikle KDP ve Barzani'ye) geçmişten taşıdıkları ezberlerle teori üretirler. Teori demek de güç. Ajitasyon... Sosyalizm için düşündükleri bir devlet modeli var ama Kürdistan için devletleşme gerici bir talep fikrindeler. Filistin için kayıtsız şartsız bağımsızlıktan yanalar. Filistinlilerin milliyetçi olup olmamaları da bunları ilgilendirmiyor. Dört Yahudi hahamın "İslamcı baltalarla" öldürülmesini takdir edip, direniş derler. Bu aklı girdaplarına Kürtleri de çekmek istiyorlar. Kürtlerin siyonizme karşı aktif mücadele etmesini arzularlar. Kürtler eğer bunu yapmazlarsa milli olacaklarmış. Bu bir suç tabi kendilerine göre!...
Milliyetçiliği Kürtler açısından yeniden tartışmak:
Kürtlerin bağımsız devletleşme ya da devletimsi otonomlaşma amaçları varsa ki bu bir gereklilik, bu amaca yönelik birçok politik aracı kullanmak zorundalar. Batı ve ABD ile diplomatik ilişki dahil uluslararası askeri desteği de... Zira Kobanê direnişinin bir sonucu olarak ortaya çıkan Uluslararası Koalisyon'un desteği sözkonusu. Bunu kaba bir insani destek olarak görmemek lazım. Bir paradigma değişikliğidir. Kürt hareketlerinin bundan Kürt ve Kürdistan adına yararlanmaları hayatidir. Uluslaşma ve statü sahibi olmanın gerekleri arasında uygar dünyada saygın bir millet olmak da var. Kültürüyle, siyasetiyle, sosyal hayatıyla uygar dünyanın bir parçası oluvermek, tüm mesele bu... " 1914'te Lenin, Sosyal Demokrat dergi için yazdığı bir makalesinde Rusların büyük ulus gururundan söz ederken, Çarlığın büyük Rus milliyetçiliğini zırva olarak görür. Lenin'e göre asıl vatanseverler ve Büyük Ruslar kendisine inanan Bolseviklerdir. "Ve biz, ulusal gurur duygusuna sahip Büyük Rus işçileri, ne pahasına olursa olsun, bağımsız, demokratik, cumhuriyetçi ve gururlu bir Büyük Rusya istiyoruz; komşuları ile ilişkilerini, bir büyük ulus için o kadar alçaltıcı olan feodal ayrıcalık ilkesine değil, insani eşitlik ilkesine dayandıran bir Rusya istiyoruz." Evet bunu biz de Büyük Kürdistan için istiyoruz...