
Daha önce sık sık hak ihlalleri ile gündeme gelen ve şu an 6 çocuğun kaldığı Van M Tipi Kapalı Cezaevi’nde inceleme yapan avukatlar insanlık dışı uygulamaları raporlaştırmıştı. Rapora ilişkin basın toplantısı düzenleyen TUYAD-DER Başkanı Ahmet Aygün’ün açıklamaları ile DBP ve HDP Van İl Başkanlıklarının yaptığı ortak yazılı açıklama, taciz ve işkencenin yanısıra cezaevinde DAİŞ propagandası yapıldığını, çocukların cübbeli ve sarıklı kişiler tarafından cihatçı örgütlere katılmaya zorlandıklarını ortaya koydu.
DBP ve HDP il başkanlıklarının yaptığı yazılı açıklamada cezaevinde çocuk tutsaklara yönelik hak ihlallerinden bazıları şöyle sıralandı:
Çocuklara akıl almaz işkenceler
* Tutsak R.K. Hakkari Emniyet’inde kaldığı 5 günlük gözaltı sürecinde ayakta tutma, başını duvara vurma, elektrik verilen diğer tutsaklarının seslerini dinletme, hakarete ve ağır küfürlere maruz kalma gibi işkencelerle karşılaşmıştır. Aktarımına göre hakkında hiçbir delil olmamasına rağmen DAİŞ’e katılmak amacıyla Gever’e gelen bir kişiye saldırdığı gerekçesiyle tutulmakta.
İşkence raporlara geçmedi
* Çocuk tutsak G.K.’ye Hakkari Emniyet Müdürlüğü’nde kaldığı 4 günlük gözaltı sürecinde başta genital bölgelerine elektirik verme, yumurtalıklarını sıkma, kaba dayak, ağır hakaretlere maruz kalma, aç bırakma gibi yöntemlerle ağır işkence yapılmış. İşkenceler nedeniyle yapılan suçlamaları kabul etmek zorunda kalmış. İdrarından kan akmasına rağmen herhangi bir sağlık hizmeti almamış, işkence raporlara geçmemiştir. Uykusuzluk şikayetiyle gittiği doktor tarafından ruh sağlığı yerinde olmadığı gerekçesiyle Elazığ’a sevk edilmiş, bu durum alay konusu yapılmıştır. Elazığ’da bir ay boyunca tek kişilik hücrede bırakılmıştır.
DAİŞ’e katılın baskısı
* Görüşülen beş çocuk tutsak da berberlik kursuna ve diş muayenesine gittiklerinde burada çalışan cezaevi görevlilerin kendilerini DAİŞ’e ve Hizbullah’a katılmak, destekte bulunmak için ikna etmeye çalıştığını söyledi. Buradaki görevlilerin ‘Bu dava boş dava! Gelin İslam davasına, DAİŞ’e katılın’ dediklerini aktardılar. Elazığ’a sevk edilen G.K. da orada imam olduğunu söyleyen bir kişinin kendisine DAİŞ’e destek vermesi için telkinde bulunduğunu söyledi.
Çıplak arama
* Çocuklar dış muayeneye ve duruşmalara giderken askerler tarafından yoğun hakaretere ve tehditlere maruz bırakılmakta, giriş ve çıkışlarda çıplak aramadan geçirilmekteler. Yine hastane sevklerinde askerlerin fiziki ve sözlü saldırılarına maruz kalmaktadırlar.
En temel haklardan mahrumlar
* Havalandırma, gazete okuma, TV izleme gibi en basit haklarından gerektiği gibi yararlanamamaktalar.
* Açık görüş saati bir saat olmasına rağmen yarım saat yapılıyor.
* Çocuk tutsaklar adli tutsakların hakaretlerine ve fiziki şiddetine maruz kalıyor.”
Van’la sınırlı değil
DBP ve HDP, çocukların ifadelerinden hareketle cezaevlerinde DAİŞ’e katılmayı teşvik eden organize bir yapılanma olduğuna dikkat çekerek, “Bu yapılanma Van’la sınırlı olmayıp diğer bölgelerde de mevcuttur” dedi.
Açıklamada devamla şu uyarıda bulunuldu: “DAİŞ’e verdiği destek yedi düvelde bilinirken cezaevlerini bu amaçla kullanan AKP’yi uyarıyoruz. Çocuklarımıza yapılan işkence ve cinsel istismar aşağılıkça bir eylemdir. Eğer bu alçaklığa, namussuzluğa ortak olmak istemiyorsanız bir an önce sorumluları ortaya çıkarıp, cezalandırın. Biz başta Uluslar arası İşkenceyi Önleme Örgütü, İç Güvenlik Yasa Tasarısına sessiz kalan TBMM İnsan Hakları İnceleme Komisyonunu, tüm sivil toplum kuruluşları ile demokratik kamuoyunu bu uygulamalar karşısında ses vermeye çağırıyoruz. “
Cezaevi yönetimi yalanlamadı
Çocuk tutsakların maruz kaldığı taciz, işkence ve DAİŞ’e katılma dayatmasına ilişkin konuşan Cezaevi yetkilileri ise, cezaevine gelen “imamların” çocuklara periyodik olarak din dersi verdiğini iddia etti.
DİHA’nın telefonla ulaştığı cezaevi yetkililerinden biri, çocukların bahsettiği berber kursunu bizzat kendilerinin düzenlediğini, ancak iddia edildiği gibi kurs görevlisinin sakallı ve cübbeli olmadığını ileri sürdü. Cezaevine imamların geldiğini de kabul eden yetkili, “Çocuklara periyodik olarak din dersi verildiğini, imamların vaazlarında farklı inançları dışladığı için çocuklarla tartıştığını ve bu nedenle çocuklarda olumsuz bir algının oluştuğu”nu ileri sürdü. n ANF-DİHA/VAN