Elazığ 2 Nolu Cezaevi’nde 3 kişilik hücrede tutulan Sinan Çelik, Taner Yıldız ve Yalçın Keskin isimli tutsaklar, bir başka hücrede kalan arkadaşlarını camdan selamladıkları için 20’yi aşkın gardiyan tarafından öldüresiye dövüldü.

Oğlu Sinan Çelik’in görüşüne giden Zübeyde Çelik’in oğlundan aldığı bilgilere göre, tutsakların selamlaştığını gören bir gardiyan, bağırarak içeri girdi. Bir süre sonra 20’yi aşkın gardiyan tutsakların bulunduğu hücreye girerek hiçbir şey demeden saldırmaya başladı.

Görme kaybı yaşıyor

Görüştüğü oğlunun yüzü, karnı, sırtı ve bacaklarında morarmaların olduğunu aktaran anne Çelik, oğlunun kendisine Yalçın Keskin isimli arkadaşlarının durumunun çok ciddi olduğunu, sağ gözünde görme kaybı yaşadığını ve tek başına bir hücrede tutulduğunu anlattığını söyledi.

Hastaneye götürülmediler

Oğlunun kendisine durumu savcılığa bildirmeleri üzerine cezaevi yönetiminin de haklarında soruşturma başlattığı bilgisini paylaştığını belirten anne Çelik, “Oğlum ve arkadaşlarında ciddi yaralar olmasına rağmen revire dahi çıkarılmadığını söyledi. Birkaç gün sonra durumu savcılığa bildirince savcılık talimatıyla hastaneye götürülüyorlar ve üçü de darp raporu almış” dedi. 

Anne Çelik, Yalçın Keskin isimli tutsağın halen hücrede tutulduğunu, oğlu ve arkadaşlarının Keskin’in hayatından endişe duyduklarını da paylaştı. Yaşananları “zulüm” olarak nitelendiren anne Çelik, “Çocuklarımızı hem dört duvar arasına atıyorlar hem de öldüresiye dövüyorlar. Bunu hangi insanlık, hangi vicdan kabul eder” sözleriyle tepki gösterdi. 

İhlalde sınır yok

Yeni açılan cezaevinde tutsakların büyük çoğunluğu tek kişilik hücrelerde tutuluyor. Cezaevi revirinde doktor olmadığı gibi ilaç da temin edilmiyor. Tutsaklara gazete, televizyon ve radyo verilmiyor. Ortak alana çıkarılmıyorlar. Normalde 1 saat olan aile ve ziyaretçi görüşü bu cezaevinde 30 dakikaya indirildi. Ayağında platin olan ziyaretçiler cezaevine alınmıyor. 2 hafta bir olan telefon ile görüşme hakkı askıya alındı.


 ELAZIÐ




Tutsaklara hasta hayvan eti

Kars T Tipi Kapalı Cezaevi mezbahanesinde, şap hastalığına yakalanan 6 büyükbaş hayvan kesildi ve etleri de tutsaklara yedirildi.

Hayvancılığın geçim kaynağı olduğu Kars’ta, sık sık küçük ve büyükbaş hayvanlarda şap hastalığı görülüyor. Şap hastalığı, çift tırnaklı hayvanlarda akut ve çok bulaşıcı viral bir hastalık olarak tanımlanıyor, üstelik insanlara da bulaşıyor. Şap hastalığının görüldüğü yerde karantina uygulanması gerekiyor ama Kars T Tipi Kapalı Cezaevi hayvan kesim mezbahanesinde herhangi bir tedbir alınmadı. Hayvan kesimine devam edildi. Şap hastalığına yakalanan 6 büyükbaş hayvan da kesildi. Etleri de tutsaklara yedirildi.

Tutsak yakınları, söz konusu olayın üzerinin örtüldüğünü ifade etti. Şap hastalığın insan üzerinde ağır etkiler yarattığını kaydeden yakınları, tutsakların hayatından kaygı duyduklarını vurguladı.


Muhabbet kuşu cezaevinden çıkamıyor

Şakran Cezaevi’nde, bir tutsağın ailesine göndermek istediği muhabbet kuşuna “Cezaevinden canlı çıkmaz” denilerek, el konuldu.

İhlalde sınır tanımayan İzmir Aliağa Şakran Cezaevi’nde, baskı ve hak ihlallerine her gün bir yenisi ekleniyor. Aileleri aracılığı ile maruz kaldıkları hak ihlallerini aktaran tutsaklar, devam eden koğuş baskınlarının yanı sıra radyo ve gazetelerin yasaklandığını aktardı. Baskının özellikle 50 yaş ve üzeri tutsaklar üzerinde yoğunlaştırıldığı kaydedildi.

Tutsaklardan Cesim Keserci kantinden aldığı soğan ve sarımsağın alt kısmında bulunan toprağı yanında bulundurduğu için 11 gün hücre cezası aldı. Bir tutsağın ailesine aldığı muhabbet kuşuna da “Bu cezaevinden canlı çıkmaz” denilerek, el konuldu.