
Cezaevlerindeki direniş dışarıya taşındı. Cezaevi önlerinden ayrılmayan tutsakların yakınları birçok merkezde açlık grevine başladı.
Hakkari'nin Yüksekova ilçesinde BDP ilçe binasında başlatılan açlık grevi 4'üncü güne girdi. Binaya “Kemal Pir'lerin ruhuyla PKK ve PAJK tutsaklarının başlattığı süresiz açlık grevini selamlıyoruz” pankartı asıldı. Açlık grevi eylemini dün BDP Hakkari Milletvekili Adil Kurt, Yüksekova Belediye Başkanı Ercan Bora, Esendere Belde Belediye Başkanvekili Tacettin Sefalı'nın da aralarında bulunduğu kalabalık bir grup ziyaret etti. KESK Hakkari Şubeler Platformu da dün yaptığı basın toplantısıyla, açlık grevcilerin taleplerine kulak verilmesini istedi.
Iğdır'da da açlık grevi eylemi başladı. Öncesinde yapılan basın açıklamasında, "Tutsakların süresiz ve dönüşümsüz açlık grevlerini desteklemek ve yanlarında olduğumuzu bildirmek için BDP il binasında süreli dönüşümlü açlık grevine giriyoruz" denildi. Açıklamaya katılanlar "Açlık grevindeyiz”, ”Çözüm değil müzakere”, ”Savaş değil diyalog” yazılı önlükler giydi.
BDP Urfa il örgütü de dün iki günlük açlık grevi eylemi başlattı.
Barış Anneleri de katılıyor
Batman'da ise Barış Anneleri, Cumartesi gününden itibaren süresiz dönüşümsüz açlık grevine başlayacaklarını duyurdu. Barış Annesi Mayaser Akdağ, Batman M Tipi Kapalı Cezaevi önünde oturma eylemi yapacaklarını ve açlık grevine başlayacaklarını açıkladı. Tutsaklara sahip çıkılmasını isteyen Akdağ, "Buradan sesleniyorum, tüm şerefli, vicdanlı insanlara, kadınlara, çocuklara; elele verip alanlara çıkalım, çocuklarımıza sahip çıkalım. Yoksa çocuklarımızın hepsi şehit olacak" dedi.
ESP'lilerden dayanışma
İzmir'de ise Ezilenlerin Sosyalist Partisi(ESP) üyeleri eski Sümerbank önünde açlık grevine girdi. "Halkların eşitliği için açlık grevindeyiz", "Hapishanelerdeki açlık grevi 37. gününde tüm talepler kabul edilsin" dövizleri açan ESP'lilerin eylemi bugün basın açıklamasıyla sona erecek.
Ege ve Dokuz Eylül Üniversitesi öğrencileri de dün Ege Üniversitesi Bornova Kampusu'nda basın açıklaması ve yürüyüş yaptı. "Açlık grevinizi selamlıyoruz" pankartı açan öğrenciler, "Devrimci tutsaklar onurumuzdur", "Bijî Serok Apo" sloganları attı. Edebiyat Fakültesi'nden Öğrenci Çarşısı'na doğru yürüyüşe geçen öğrencilerin ise etrafı TOMA araçları ve yüzlerce polis tarafından sarıldı. Oturma eylemi yapan öğrenciler açıklama ardından sloganlarla dağıldı.
Tutsaklara güç verin
Amed ve Adana'da ise cezaevleri önünde eylemler vardı. BDP Amed İl binası önünde biraraya gelen kitle, Diyarbakır E Tipi Cezaevi önüne kadar yürüdü. "Tecride hayır, tutsaklara özgürlük" pankartı taşınan ve "Zindanlar boşalsın tutsaklara özgürlük" sloganı atılan eyleme BDP'li vekiller Özdal Üçer ve Nursel Aydoğan da katıldı.
Cezaevi önünde açıklama yapan Milletvekili Üçer, "Onların çığlıkları kulaklara ulaşıncaya kadar onların sesine ses olacağız. Kürt halkını tutsaklara güç vermeye çağıyoruz. Her hangi birinin cezaevinde yaşacağı şahadetten AKP Hükümeti ve Erdoğan sorumludur" dedi.
Adana'da Kürkçüler F Tipi Kapalı Cezaevi önünde yapılan açıklamada ise "Yaşamı uğruna ölecek kadar sevenlerin direnişini selamlıyoruz taleplerini sahipleniyoruz" pankartı açan kitle sık sık, "Bijî Serok Apo", "Baskılar bizi yıldıramaz", "Bê Serok jiyan nabe" ve "Zindanlar boşalsın tutsaklara özgürlük" sloganı attı.
'Direniş bizim direnişimizdir'
Mardin'de BDP binasında basın açıklaması yapılarak, "AKP Hükümeti'nin kayıtsızlığı, tutsakların yaşamlarını yitirmesini isteyen bir tutumdur" denildi. Urfa'nın Viranşehir İlçesi'nde yapılan açıklamada da "Anneler barış istiyor", "Anadil haktır engellenemez" yazılı dövizler açıldı. "Bu direniş bizim direnişimizdir. Ölümlerin önüne geçmek kararındayız" mesajı verildi.
Van, Özalp, Suruç, Mardin, Derik, Kayapınar ve Batman'da dün gerçekleştirilen Kara Perşembe eylemlerinde de tutsakların Kürt sorununun çözümü için direndikleri belirtildi.
HABER MERKEZİ
PSAKD: Neden dikkate alınmıyor?
Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) "Demokratik çözüm ve toplumsal barış için süresiz açlık grevi yapan canların talepleri neden dikkate alınmıyor" diye sordu.
Açlık grevlerine ilişkin yazılı açıklama yapan PSAKD Genel Başkanı Kemal Bülbül, hükümetin "tek kimlik, tek dil, tek din" diyerek Türkiye'yi karanlık bir yola sürüklediğini belirterek, "Anadilde savunma hakkı, Kürt sorununun demokratik çözümü gibi taleplerle açlık grevi yürüten canlar insani değerlerine ve onurlarına sahip çıkmaktan başka bir amaç gütmemektedir. Bu taleplere ve canların açlık grevi için yaşamlarını ortaya koymalarına sessiz kalınamaz" dedi. Türk Başbakan Recep T. Erdoğan'ın, "yeni Oslo görüşmeleri olabilir" açıklamasına işaret eden Bülbül, "İşte fırsat. Oslo'ya kadar gitmeye gerek yok. Cezaevlerindeki tutuklu ve hükümlülerin 'ellerinde silah' da yok. Mevcut tabloda insan sağlığı ve yaşamı söz konusudur. Ancak bu acı tablo toplumsal barış ve demokratik çözüm için fırsattır. Hiç zaman kaybetmeden, gerekçe üretmeden, savsaklamadan, süresiz açlık grevi yapan canlarla görüşülmeli, talepleri dikkate alınmalı, demokratik çözümün ve toplumsal barışın yolu açılmalıdır" çağrısında bulundu.
DİHA/İSTANBUL
Türkiye'ye baskı yapın
Alman parlamenterler ve insan hakları savunucuları, PKK ve PJAK'lı tutsakların taleplerinin yerine getirilmesi için Alman Hükümeti'ne "Türkiye'yi siyasi baskı yapın" çağrısında bulundu.
Sol Parti'nin Federal Meclis üyeleri Heidrun Dittrich, Ulla Jelpke ve Harald Weinberg'in öncülük ettiği çağrıya, Hamburg Eyaleti Meclis Üyesi Cansu Özdemir, Nürnberg Şehir Meclis Üyesi Marion Padua, Aşağı Saksonya Eyaleti Sol Parti Yönetim Kurulu Üyesi Yılmaz Kaba, Sol Parti eski NRW Meclis Üyesi Hamide Akbayır, tarihçi Michael Knapp, sosyolog Martin Dolzer ve araştırmacı Dr. Peter Strutynski imza attı.
PKK ve PAJK’lı tutsakların 38 gündür açlık grevinde olduğuna dikkat çeken Alman parlamenter ile insan hakları savunucuları, "40. günden itibaren tutsaklarda izleri kolay kolay silinmeyecek ciddi hastalıklar başgösterebilir, hatta cezaevlerinde ölümler yaşanabilir" uyarısında bulundu.
Talepleri destekliyoruz
Kürt sorununun ancak barışçıl yollarla çözüleceğine dikkat çeken vekiller ile insan hakları savucuları, Alman Hükümeti ile Başbakan Angela Merkel'e şöyle seslendi: "Öcalan, 400 günden fazladır tecrit altında. Türk hükümeti Kürt halkına karşı hukuk, polis ve askeri gücünü kullanarak insan haklarını hiç saymaya devam ediyor. Sadece 2011 yılında bin 555 işkence olayının kayıtlara geçtiğini biliyoruz. Aynı şekilde cezaevlerinde yaşam koşulları gittikçe ağırlaşıyor, tutukluların sağlık ihtiyaçları karşılanmıyor. Bu tablo karşısında Kürt tutukluların açlık grevindeki taleplerini destekliyoruz. Kürt sorunun barışçıl çözümü ancak bütün aktörlerin katılımıyla gerçekleşecektir. Öcalan'ın özgürlüğü ve insan hakları alanında iyileştirmelerin yapılması da bu barış sürecinin parçasıdır. Federal hükümetten ise Kürt halkına yönelik şiddet politikasını sürdüren Türkiye'ye siyasi baskı yapmasını istiyoruz."
BERLİN