• Amed merkezli çalışmalarını sürdüren Kürt PEN Eşbaşkanı Ömer Fidan, “Tutsak yazarlar için duyarlılık oluşturmak istiyoruz" dedi. 

Kürt PEN (PENa Kurd), 1980’de PEN International'ın bir şubesi olarak çalışmalarına başladı. Kürt PEN'in kuruluşu ise 1988’de İngiltere'de düzenlenen PEN International'ın konferansında karar altına alındı. Kürt PEN, 2013’te gerçekleştirdiği 8. kongresinde çalışmaların merkezi olarak Amed’i belirledi. Kürt PEN 10. Kurultayı’ndaki tüzük değişikliğiyle merkez ve karar alma yetkisinin Amed olduğuna karar verildi. Kürt PEN, söz konusu tarihten bu yana faaliyetlerini dört ana komite altında Amed’de sürdürüyor; Cezaevlerindeki Yazarlar Komitesi, Dil ve Çeviri Hakları Komitesi, Barış İçin Yazarlar Komitesi ve Kadın Yazarlar Komitesi. Bu süreçte iki önemli kitap yayımlandı; Kürtçenin tüm lehçelerinde "Dije Dej" ile 16 öykü ve 139 şiirden oluşan "Rabûna Berî Li Gulberojan” kitapları.  

Kurdistan’ın bir resmi

Kürt PEN'in Eşbaşkanlığı görevini Temmuz 2022'den bu yana yürüten Ömer Fidan, çalışmalarına dair MA’dan Bazid Evren ve Şilan Çil’e konuştu. Kurdistan'ın dört parçasında farklı lehçelerle yazılmış tüm eserleri bütün dünyaya tanıtmayı ve böylece Kurdistan’ın bir resmini çizmek istediklerini belirten Fidan, "Kurdistan’ın her alanında oluşturulan parçalanmayı sonlandırıp birlik olmayı hedefliyoruz" dedi. Bu yenilikçi eserleri diğer PEN’lerin olduğu dillere; özellikle İngilizce, Fransızca ve İspanyolcaya çevirip tanıtmak istediklerini kaydeden Fidan,  “Bunun için 6 lehçe ve Kürtlerin yoğunluklu olarak kullandığı iki alfabeyle yazılan hikayelerden oluşan ‘Dije Dej’ kitabını yayınladık. Yayın Komitesi sorumlusu Jiyar Cehanferd ve şimdiki Eşbaşkanımız Anisa Caferi Mêhr’in emekleriyle, 54 yazarın yazdığı hikâyelerden oluşan bu eserle Kurdistan’ın resmini çizmek istedik" şeklinde konuştu. 

Tutsak 39 yazara ulaşıldı

Birçok yazarın tutsak olmasından kaynaklı Cezaevlerindeki Yazarlar Komitesi'nin yoğun bir çalışma içerisinde olduğuna dikkat çeken Fidan, "Elimizden geldiğince zindandaki yazarların sesini dışarı duyurmaya çalışıyoruz. ‘Dije Dej’ oluşmaya başladığında Yazarlar Komitesi, imkanlar dahilinde çok güçlü bir çalışma yürüttü. Hem zindandakilerin yazdıklarının ve eserlerinin tanıtımı hem de imza çalışmaları gibi farklı çalışmalar” dedi.

Fidan, cezaevlerinde yüzlerce Kürt yazarın tehlike altında olduğuna işaret ederek, "Rabûna Berî Li Gulberojan" kitabının derlenme sürecini şöyle anlattı: “Büyük uğraşlarla sadece 39 tutuklu yazara ulaşabildik. Kitabın arkasında da yer alan ‘Bazen bir hikâyenin, hikâyesi anlatılan hikâyeden de daha ağır ve zahmetli olabiliyor. Daha fazla şey anlatabiliyor' yazısında olduğu gibi zorlu bir süreçti. Bu hikayelerin cezaevinden çıkış süreci hepsi başlı başına bir hikayedir. Maalesef tüm tutsaklara ulaşıp eserlerini yayınlamak mümkün değil ama elimizden geldiğince bu konuda duyarlılık yaratıp bir gündem oluşturmak istiyoruz. Önemli olan bu sesin dünyaya ulaşması. Birçok kişi zindanlarda okuma, yazmayı öğrendi ve zindanlarda onlarca eser yarattı. Zindanlar, dışardakinden çok daha büyük direnişlere ev sahipliği yapıyor. Şimdi Kürtlerin bütün yayınevlerinden tutsakların kitapları ve eserleri basılıyor. Edebiyat ve yaratıcılık için zindanlar önemli bir noktadadır."