Diyarbakır D Tipi Kapalı Cezaevi’nde 12 Eylül’den beri açlık grevinde olan tutsakların durumuna tanık olan bir cezaevi personeli, bazılarının durumunun ağırlaştığını belirterek, revire gitmeyi ve doktor müdahalesini kabul etmediklerini söyledi.
PKK’li ve PAJK’lı tutsakların 12 Eylül’de PKK lideri Abdullah Öcalan’ın sağlık, güvenlik ve özgürlük koşullarının sağlanması ile anadil önündeki engellerin kaldırılması talepleriyle başlattıkları süresiz dönüşümsüz açlık grevi 43’üncü gününde devam ediyor. Açlık grevine giren ilk gruptaki tutsakların 40. gününden sonra yaşamlarının kritik eşiğe girdiği şeklindeki uyarılar, AKP Hükümeti tarafından görmezden gelinirken, cezaevlerindeki personeller de tanık oldukları karşısında artık vicdanlarının sızladığını belirtiyor. Diyarbakır D Tipi Kapalı Cezaevi’nde 12 Eylül’den beri açlık grevinde olan tutsakların durumuna tanık olan bir cezaevi personeli, DİHA’ya konuştu.

Sessiz kalırsanız ölebilirler!

Cezaevi personeli, açlık grevine girmiş olan tutuklu ve hükümlülerden bazılarının durumunun ağırlaştığına, revire gitmeyi ve doktor müdahalesini kabul etmediklerine şahit olduğunu belirterek, şunları anlattı: “Tayyip Temel, Sami Geylani, Engin Demir ve Osman (Ötün) diye bildiğim bir tutuklunun da aralarında bulunduğu açlık grevine girenler tedaviyi ve sağlık müdahalesini kabul etmediler. Tayip Temel’de göz kararması, mide rahatsızlığı, idrarda kırmızılaşma, ani kanama, baş dönmesi ve son olarak da ayakta duramama şikayeti baş gösterdi. Şu an ise durumu aciliyetini koruyor. Ayrıca Mazlum Tekdağ’da ise burun kanaması, mide bulantısı, baş dönmesi; diğer eylemcilerde ise tansiyon düşmesi görülüyordu. Ayrıca durumları gittikçe kötüleşiyor ve hiç bir tedaviyi de kabul etmiyorlar.”
Demokratik kamuoyuna seslenerek, “Lütfen bu duruma sessiz kalmayın, sesiz kalırsanız Tayyip Temel ve diğer arkadaşları her an ölebilirler” dedi.

Vekiller grevcilerle görüştü
DTK Eşbaşkanları da dün Van F Tipi Cezaevi önünde yaptıkları açıklamayla kamuoyuna “sesinizi yükseltin, sessizlik felakete yol açar” uyarısında bulundu. DTK Eşbaşkanları Ahmet Türk ve Aysel Tuğluk ile BDP Muş Milletvekili Sırrı Sakık, Van F Tipi Cezaevi’nde açlık grevine katılan tutsakları ziyaret etti. Vekiller, Van Belediye Başkanı Bekir Kaya’nın da aralarında bulunduğu açlık grevi eylemcileriyle görüştü. Ziyaret ardından açıklama yapan Türk, “Cezaevinde özellikle açlık grevinde bulunan arkadaşlarımızı ziyaret ettik. Şu anda binlerce Kürt halen cezaevlerinde bulunuyor. Cezaevlerinde 12 Eylül’ü aratan uygulamalar var. Bugün yaşanan açlık grevleri 12 Eylül’ü bize hatırlatıyor. 12 Eylül’de yüzlerce kişi hayatını kaybetti. Birçok insan yaşam fonksiyonlarını kaybetti” diye konuştu. Açlık grevlerinin giderek kritik bir hal aldığını belirten Türk, bu durum karşısındaki suskunluğa tepki göstererek, şöyle konuştu: “Çok iyi biliyoruz ki, bu suskunluk devam ederse, bir felakete yol açacaktır. Tüm sivil toplum örgütlerini, aydınları ve yaşam hakkının kutsal olduğuna inananlara çağrıda bulunuyoruz. Söyleyecekleri ne varsa söylemelerini ve bu duruma ses çıkarmalarını bekliyoruz. Yine halkımıza çağrımız artık suskunluklarını bozmaları seslerini gür bir şekilde dile getirmelidir. Halkımız açlık grevindekilere sahip çıkmalı, sesini çok güçlü bir şekilde yükseltmelidir.”

 HABER MERKEZİ 






TKP/ML'den destek

TKP/ML davasından tutsaklar, açlık grevindeki PKK ve PAJK'lı tutsaklarla dayanışma için tüm cezaevlerinde 3 günlük açlık grevi yapıyor. Tutsaklar adına açıklama yapan İsmail Yılmaz, "Tutsakların PKK Lideri Abdullah Öcalan'ın sağlık, güvenlik ve özgürlük koşullarının sağlanması ile Kürt ulusunun demokratik taleplerinin kabul edilmesi talebiyle başlatmış oldukları süresiz-dönüşümsüz açlık grevi eyleminin taleplerini destekliyoruz. Bu talepler doğrultusunda 22-23-24 Ekim tarihleri arasında üç günlük destek açlık grevi yapıyoruz" dedi. Beş gün süreyle açık ve kapalı görüşe çıkmayacaklarını belirten tutsaklar, halka da sesini yükseltme çağrısı yaptı.

AB izliyormuş
Avrupa Birliği(AB) cezaevlerindeki 43'üncü giren açlık grevine ilişkin, "süreci izliyoruz" demekle yetindi.
AB yetkilileri, Türk cezaevlerindeki PKK ve PAJK'lı tutsakların 12 Eylül'den itibaren devam eden ve kritik bir aşamaya gelen açlık grevine ilişkin ANF'nin "harekete geçecek misiniz" sorusuna yanıt verdi. AB Komisyonu'nun Genişlemeden Sorumlu Komiseri Stefan Füle adına Sözcü Peter Stano, "Gelişmeleri yakından izliyoruz, cezaevlerindeki durum karşısında duyarsız değiliz ve Türkiye'deki yetkili mercilerle de görüşme halindeyiz" dedi. Başta Kürt meselesi olmak üzere Türkiye'nin belli başlı sorunlarının Ekim ayı başında açıklanan AB 2012 İlerleme Raporu'nda iyice tahlil edildiğini belirten sözcü Stano, ancak bunun dışında Brüksel'in Ankara'ya karşı tavrını değiştirecek bir gelişmenin kayda değer olmadığını öne sürdü.
AB yetkilisi, Avrupa Komisyonu'nun Kürt meselesi karşısında var olan pozisyonuna ilişkin ise şu yazılı açıklamayı yaptı: " Güneydoğu bölgesi barış, demokrasi ve istikrarın yanı sıra, sosyal, ekonomik ve kültürel alanda da gelişmeli. Bu bölgede yaşayan insanların sosyal, ekonomik ve kültürel haklara da ihtiyacı vardır...  Çözüm açık toplumsal tartışma, temel özgürlüklere tam saygı içerisinde gerçekleştirerek yapılmalıdır."

Af Örgütü Türkiye’yi uyardı


Uluslararası Af Örgütü(AI), tutsaklara yönelik kötü muameleye son verilmesini, haklarının güvence altına alınmasını istedi.
AI, cezaevlerinde yüzlerce tutsağın katıldığı süresiz dönüşümsüz açlık grevine ilişkin açıklama yaptı. AI, "Açlık grevleri barışçıl bir protesto şeklidir ve Türkiye yetkililerinin, bu yöntemle protesto etme hakkı dahil olmak üzere, mahkumların ifade özgürlüğü hakkına saygı duyma yükümlülüğü bulunmaktadır" dedi. Devletin açlık grevindeki tutsakların haklarına saygı göstermediği ve zor kullandığı yönündeki haberlerin endişe verici olduğunu belirtilen açıklamada, Silivri ve Şakran cezaevlerinde açlık grevinde olan tutsakların hücrelere konulduğu, Tekirdağ'da gardiyanların kötü muamelesine maruz kaldıklarına dikkat çekildi. "Cezaevi yetkililerinin, kimi zaman, mahkumların içme suyuna ve bu suya eklenen şeker, tuz, vitamin ve diğer takviyelere erişimini kısıtladığı yönünde haberler bulunmaktadır" diyen AI, Türk devlet yetkililerine şu çağrıda bulundu: "Uluslararası Af Örgütü, Türkiye yetkililerine açlık grevindeki mahkumlara yönelik cezalandırıcı hiçbir tedbirin alınmaması ve işkence ile diğer kötü muamelelerin mutlak bir şekilde yasaklandığının güvence altına alınması çağrısında bulunuyor. Açlık grevindeki mahkumlara, nitelikli sağlık görevlilerine yeterli erişim ve ihtiyaç duydukları her türlü tedavi sağlanmalı. Türkiye yetkilileri Silivri, Şakran ve Tekirdağ cezaevlerindeki mahkumların kötü muamele gördükleri ya da açlık grevine katıldıkları için cezalandırıldıkları iddialarını hızlı, derinlemesine, bağımsız ve etkili bir şekilde soruşturmalı."