EGİT EREN / ULM
Meşale Tolu ile Dayanışma Komitesi, Almanya’nın Ulm kentinde Türkiye’de tutuklu gazetecilerle dayanışma etkinliğinin 34.haftasında miting ve ‘Basın ve düşünce özgürlüğü’ konulu bir panel düzenledi.
Ulm Münster Kilisesi önündeki mitingte çok sayıda kişi omuzuna, ‘Ordner’ (Görevli) arması takarak daha önceki eylemlerde, ‘görevlilerin az olduğu’ gerekçesiyle bin euroluk para cezasını protesto etti. Mitingten sonra Volkshochschule’de panel başladı.
Türkiye’de bir süre cezaevinde kalan, tahliye olmasına rağmen yurt dışına çıkamayan gazeteci Meşale Tolu’nun öğretmeni Angelika Lanninger, 34 haftadır öğrencisi için sokakta olduğunu söyledi. Lanninger, “Onlar bu savaşta diktatörlerin barbarlığı sonucunda susturuluyor. Öğrencimin özgürlük için mücadele vermesi beni onurlandırıyor” dedi.
Avusturya Gazeteciler Kulubü adına adına panale katılan Prof. Fred Turnheim “Gazetecilerle daha yakından ilgilenmemiz gerekiyor. Onlara sahip çıkmamız ve yaptıkları işe önem vermeliyiz. Gazeteciler haklarından mahrum bırakılıyor. Gazetecilerin özgürlüğü, insani hukukun bir bölümüdür” dedi. Panele telefon bağlantısıyla Meşale Tolu da Türkiye ve komşu ülkelerde gazetecilerin durumunun vahim olduğunu belirtti. Türkiye’de sadece kendisi ve Deniz Yücel’in tutuklanmadığını hatırlatan Tolu, “Bizim gibi 153’ün üzerinden gazeteci şu anda hapishanelerde. Fakat bu günlerde Özgürlükçü Demokrasi Gazetesi’ne yönelik baskında 20 gazete çalışanı tutuklandı” dedi. Tolu, “İsteğim, uluslararası kamuoyunun gazetecilere sahip çıkmasıdır. Biz her koşulda gerçekleri halka aktaracağız” şeklinde konuştu.
RSF: Türkiye’de gazeteciler rehin tutuluyor
Sınır Tanımayan Gazeteciler Temsilcisi Uwe Thomas ise, “Türkiye’deki durumların iyileşeceğine dair hiç ümidimiz yok. Türkiye’de artık ifade özgürlüğünden söz etmek zor. Türkiye’de gazetecilerle dayanışmak zorundayız. Türkiye’de gazeteciler, rehin tutuluyor” dedi.
Avrupa Ezilen Göçmenler Konfederasyonu (AvEG-Kon) Eşbaşkanı Baki Selçuk da “Bu haksızlık bitene kadar davamız sürecek” dedi.