Türkiye’de hukuk ve adalet çirkinleşmiş ve aşılmıştır. Bunun en bariz göstergesi dünyadaki bütün demokrasilerde yapılabilen etkinliklerde bulundukları için kız ve erkek öğrencilerin cezaevine konuluyor olmasıdır.
Bunlardan biri sevil sevimli. Sevil pırıl pırıl genç bir kız.
Sevil 21 yaşında. Fransa vatandaşı.
Fransa, Lyon Üniversitesi 2. sınıf öğrencisi.
Avrupa birliği Erasmus öğrenci değişim programı çerçevesinde geçtiğimiz yıl Fransa’dan Türkiye’ye geldi.
Anadolu Üniversitesi İletişim Bilimleri Fakültesinde okurken 9 Mayıs 2012 tarihinde sabaha karşı kaldığı eve yapılan polis baskınında gözaltına alındı. Çıkarıldığı mahkemede tutuklandı.
Sevil Sevimli’nin suçu “sol içerikli kitaplar okumak”, “grup yorum konserine katılmak”, “konserin biletlerini satmak”, “1 mayıs kutlamalarına katılmak”, “1 mayıs pikniğine katılmak”, “Damında Şahan-Güler Zere belgeseli izlemek” ve “parasız eğitim istiyoruz” afişlerini taşımak!
Sevil Sevimli olayının duyulması üzerine Fransa’da sivil toplum kuruluşları, medya ve siyasi bazı partilerin milletvekilleri ayaklandı. Ardı ardına açıklama ve yayınlar yapıldı. Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu’nun Elysee Sarayını ziyaret etmesi sırasında patlayan bu olay, iyileşme havasına giren ilişkileri bir anda ters yöne çevirdi. Ailesinin, Fransız Dışişleri Bakanlığının ve arkadaşlarının Sevil’in bırakılması için yaptıkları girişimler tahliyesini sağladı.
Ancak Sevil gibi yüzlerce genç erkek ve kız hala cezaevinde tutuluyorlar. Adalet bakanı Sadullah Ergin:” 31 Ocak 2012 tarihi itibariyle toplam 2 bin 824 öğrenci cezaevlerinde” dedi. Bunlardan yaklaşık 750 kişi siyasi nedenlerle cezaevinde tutuluyorlar
Tutuklu Öğrencilerle Dayanışma İnisiyatifi, gençlerin ailelerinin ve arkadaşlarının çabaları sanki bir duvara çarpıyor. Hükümet yüzlerce genç kız ve erkeği cezaevinde tutmakta kararlı sanki! Bu öğrencilerin ne sevil gibi bir başka devleti var, ne de başka bir ülkeleri!
Sesleri Sevil’in ki gibi çıkmıyor, çıkamıyor! Türkiye’de yargının, siyasetin kulakları sağır!
Sevil Sevimli 86 gün cezaevinde kaldıktan sonra tahliye oldu. Fransız basınına yaptığı açıklamada: “her şey film gibiydi, senaryo önceden yazılmış gibi” diyor. Cezaevinde bulunan herkesin yaşadığı sevilin ki gibi bir senaryo. “Kindar ve dindar” olmayan gençleri yıldırmak ve korkutmak maksadı ile yüzlerce öğrenci cezaevinde aylarca tutuluyorlar. Yıllarca hapis cezasına çarptırılan ve tutulan genç öğrenciler var.
Sevil’in duruşması 26 Eylül’de ve duruşma gününe kadar Türkiye dışına çıkma yasağı konmuş. Sevil ülkesine gidemiyor.
Avukatı Sami Kahraman:” duruşmanın yapılacağı 26 Eylül tarihine kadar, yurt dışına çıkamayacak; yani evine dönemeyecek. Her hafta polis karakoluna gidip imza verecek” diyor.
Sevil Sevimli:”cezaevinden çıktım ama Türkiye’ye hapsedildim” diyor. Sevil Türkiye’ye hapis, Sevil gibi yüzlerce genç kız ve erkek demir kapılara, beton duvarlara hapis!
Devlet böyle Kemalist ve sağcı oldukça sanıyorum “kindar ve dindar” olmamanın cezasını öğrenci kız ve erkekler daha çok çekecekler!
Hukuk ve adalet “kindar ve dindar” olmayan genç kız ve erkekleri de hapsetmediğinde özgür ve adil olur!
Oda uzak gibi!