Suzan Zengin anısına çıkarılan kitapta, Osmanlı İttihat Terakki rejiminin savaşa girmesindeki asıl amacın, dış güçlerin 'rahatsız' edemeyeceği bir savaş ortamında, yalnızca Ermenilerin değil iç düşman olarak telakki edilen tüm Hıristiyan halkların imhası olduğu, bu amacın da sürgün politikası ile gerçekleştirildiği örneklerle anlatılıyor. Ermeniler dışında kıyıma uğramış Pontus, Süryani ve Arami halklarının tehcir ve imha politikalarına nasıl maruz kaldığını ayrıntılı bir tarih çalışması çerçevesinde veren bu kitap, soykırım kurbanı tüm Anadolu Hıristiyan halklarının acılarını gündeme getiriyor.

Ölümden az önce bırakıldı

Kitabın anlattığı öykülerin yanısıra kendine özgü trajik bir takibat geçmişi bulunuyor. Zira kitabı Almancadan Türkçeye gazeteci Suzan Zengin, 2009 yılından sonra bulunduğu cezaevindeki tutukluluk süresinde gerçekleştirdi. Suzan Zengin, ağır koşullar altındaki tutukluluk sürecini sahip olduğu kalp rahatsızlığı ile birlikte yaşamak zorunda kaldı. Cezaevi yönetiminin tehdit altındaki sağlığını hiçe sayan uygulamaları rahatsızlığının her geçen gün artmasına yol açtı.  Hastalığının oldukça ileri bir safhasında acil ve riskli bir ameliyat için tutukluluğuna son verilen Suzan Zengin ameliyat sırasında komaya girerek 12.10.2011 tarihinde yaşamını yitirdi.

BERLİN