AKP’nin MHP ve YSK ile kurduğu ortaklıkla İstanbul’da belediye başkanlığını gasp etmesi, Avrupa’da önemli bir gündem maddesini oluşturdu. Üçlü çetenin kepazeliği, “Türk usulü demokrasi”, “Erdoğan kazanana kadar seçim”, “Maske düştü, görülmemiş skandal” şeklinde alay konusu oldu.
AKP-MHP ve YSK’nin üçlü çete olarak İstanbul’da Ekrem İmamoğlu’nun kazandığı Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimlerini iptal etmesi, Avrupa’da karar mekanizmaları tarafından tepkiyle karşılandı. Seçimin iptal edilmesiyle birlikte ortaya çıkacak olan yeni şaibelere vurgu yapıldı.
Batı medyasında Türk Cumhurbaşkanı R.Tayyip Erdoğan’ın kendi lehine durumun ortaya çıkması için seçimlerin yenilendiği, bu durumun ise ekonomik ve siyasi faturalarının olacağı belirtildi.
Almanya’dan tepki
YSK’nin AKP-MHP ile ortaklaşa gerçekleştirdiği hırsızlık ve gasp kararına yabancı devlet düzeyinde ilk tepki Almanya Dışişleri Bakanı’ndan geldi.
Almanya Federal Dışişleri Bakanı Heiko Maas, sosyal medya hesabından, iptal kararının kendileri açısından kabul edilmezliğine işaret eden bir paylaşımda bulundu: “İstanbul’da yerel seçimleri tekrarlama kararı, bizim için şeffaf ve anlaşılabilir değildir. Kimin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı olacağına sadece Türkiye seçmenlerinin iradesi karar verebilir, karar verme yetkisine sahiptir.”
Almanya Dışişleri Bakanı “Demokrasinin temel ilkelerinden şeffaf seçimlerin bizim açımızdan en büyük önceliği var” diye de konuştu. Maas gibi Sosyal Demokrat Partili (SPD) olan Avrupa İşlerinden Sorumlu Devlet Bakanı Michael Roth da iptal kararının Türk demokrasine yönelik yeni bir saldırı olduğunu söyledi.
Maske düştü, emsal görülmemiş skandal
SPD’nin Meclis Grubu İnsan Hakları Politikaları Sözcüsü Frank Schwabe de “İstanbul’da yeni bir seçim yapmak, emsali görülmemiş bir skandal, Türkiye Cumhurbaşkanı’nın maskesinin düşmesidir. Ülke ve iktidardaki AKP için ciddi sonuçlara yol açacaktır” dedi.
Özdemir: AKP panik halinde
Yeşiller Partisi’nin eski Eşbaşkanı, Federal Meclis üyesi Cem Özdemir de şöyle dedi: “Kürt seçmenden oy beklentisinde ve muhalefeti de bölmek istiyor. Ama Kürtler satılık değil. Otoriter Erdoğan ve AKP’nin panik hali hissedilebiliyor.”
Özdemir, Twitter üzerindeki bir başka mesajında ise şunları yazdı: “Demokrasi, sonuç kendi istediğin şekilde çıkıncaya kadar seçimlerin tekrarlanması anlamına gelmez. Erdoğan’ın İstanbul’da hareket alanı kalmadı. Bu tam da ‘tilki ulaşamadığı üzüme koruk der’ deyimine uyuyor.”
Erdoğan kazanan kadar seçim!
Koalisyon hükümetinin büyük ortağı olan Hristiyan Demokrat Birlik (CDU) partisinden Michael Brand, Spiegel dergisine şu yorumu yaptı: “Kendisi kazanana kadar seçimi tekrar edilmesini isteyen biri ancak apaçık bir antidemokrattır... Seçimlerin iptal edilmesi demokrasinin başka yöne evrilmeye çalışılmasında yeni bir adım.”
Hür Demokrat Parti’nin (FDP) Meclis Grubu Dış Politika Sözcüsü Bijan Djir-Sarai de “AKP’nin başvurusu üzerine İstanbul’daki seçimler iptal ediliyor ve tekararlanacak. Türk demokrasisinden geriye kalanlar da artık tamamen gömülmüş oldu” tepkisini gösterdi.
Mogherini, Hahn ve Jagland’dan tepkiler
Almanya dışında AKP - MHP rejiminin YSK eliyle iptal ettirdiği İstanbul seçimlerine Avrupa’dan farklı tepkiler de var.
AB Dışişleri ve Güvenlik Politikaları Yüksek Temsilcisi Federica Mogherini ve AB Komisyonu’nun Genişlemeden Sorumlu Üyesi Johannes Hahn, karara tepki gösterdi.
Hahn ile ortak açıklama yapan Mogherini, YSK kararının gerekçesini sorguladı, uluslararası gözlemci talebinde bulundu.
Mogherini, “Özgür adil ve şeffaf bir seçim süreci sağlamanın hem demokrasiler hem de Avrupa Birliği - Türkiye ilişikleri için merkezi öneme sahip olduğunu” kaydetti.
Hahn ve Mogherini, “İstanbul seçim kurullarının çalışmalarını bağımsız, açık ve şeffaf bir şekilde ve uluslararası seçim standartlarına uygun olarak yapması ve seçim sürecinin güvenilirliğini garanti etmesinin önemli” olduğunun altını çizdi. Yeni seçim için uluslararası gözlemci talebinde bulunan AB’li yetkililer, “Yeniden yapılan seçimleri gözlemlemek için Avrupa Konseyi Yerel ve Bölgesel Yönetimler Kongresi’nin yanı sıra uluslararası gözlemcilerin de davet edilmelerini” istedi.
Jagland: Seçmen güvenine ciddi zarar
Avrupa Konseyi’nin Genel Sekreteri Thorbjorn Jagland da Sözcüsü aracılığı ile yaptığı açıklamada, YSK kararının “Seçmenlerin güvenine ciddi şekilde zarar verecek potansiyele sahip olduğunu” belirtti. Jagland’ın Sözcüsu Daniel Holtgen, “Özgür ve adil seçimler için gerekli şartlardan seçim gününden önce emin olunmalı, sonra değil” dedi.
Piri: Seçim yoluyla el değiştirmeye güven bitti
Avrupa Parlamentosu’nun Türkiye Raportörü Kati Piri de Twitter üzerinde yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı: “Erdoğan yenilgiyi kabul etmiyor ve halkın iradesine karşı çıkıyor. AKP YSK’ya İstanbul’daki yerel seçimlerin tekrarlanması için baskı uyguladı. Bu durum Türkiye’de iktidarın seçim yoluyla demokratik olarak el değiştirmesine duyulan güveni sona erdirdi.”
Avrupa Parlamentosu Yeşiller Grubu Eşbaşkanı Ska Keller de, Twitter’dan bir mesaj paylaşarak “Bir zamanlar Türkiye’de seçimler iktidarın demokratik olarak el değiştirmesiyle sonuçlanırdı. Anlaşılan artık öyle olmuyor” ifadelerini kullandı.
Fitch: Ekstra belirsizlik olacak
Üçlü çetenin Türkiye en büyük metropolü ve dünyanın da önemli bir şehri durumundaki İstanbul’daki seçimleri iptal etmesi yabancı devletleri ve siyasi karar mekanizmalarını endişelendirdiği kadar ekonomik çevreleri de etkiliyor. Kredi derecelendirme kurumu Fitch Ratings’in Türkiye analisti, İstanbul seçimlerinin yenilenmesinin “ekstra belirsizlik” anlamına geldiği değerlendirmesini yaptı.
Fitch Türkiye analisti Edward Parker, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçiminin yenilenmesi kararının ekonomiyi yeniden dengeleme ve istikrara kavuşturma planında yaklaşık iki ay daha belirsizlik anlamına geldiğini belirtti.
Parker Reuters’a yaptığı açıklamada “Seçimlerin yenilenecek olmasıyla yaklaşık iki ay daha ekstra belirsizlik olacak” dedi.
Fitch, geçen hafta yaptığı değerlendirmede Türkiye’nin BB olan kredi notunu teyit ederken, negatif olan not görünümü değiştirmemişti. Ancak Parker “Türkiye ekonomisi ve para birimindeki oynaklık dikkate alındığında mevcut zayıflıkların artması” durumunda kredi notunun düşürülebileceğini söyledi.
Bu arada seçimin yenilenmesi kararının ardından dolar/TL 6.1985’e kadar yükseldikten sonra 6.15’ler civarına geriledi. Euro da 6.9530’u sonra dün gün içinde 6.88 seviyesinde seyretti.
Seçimler anlamını yitirdi, Kürtlere mazbata verilmedi
Bu arada İstanbul seçimlerine ilişkin haber ve analizler batı medyasında da geniş yer buluyor.
DW Türkçe’nin aktarımına göre Berlin’de yayınlanan Tagesspiegel gazetesi şu yorumu sayfalarına taşıdı: “Seçimlerin yenilenmesiyle Türkiye özgür seçim ve seçmenin tercihini kabul etmek gibi demokrasinin önemli prensiplerine veda ediyor. Bu şimdiye kadar her şeyin yolunda olduğu anlamına da gelmiyor. Erdoğan hükümeti demokrasilerde iktidar sahiplerinden bağımsız olması gereken kurumları geçen yıllarda adım adım kontrolü altına aldı. Yargı ve medya hizaya getirildi, parlamentonun gücü elinden alındı, seçilmiş siyasetçiler hapse atıldı ve son olarak seçilen Kürt belediye başkanlarına mazbata verilmedi. Bu Türkiye’nin iç politikası açısından bir felaket olmasının yanı sıra ekonomik krizi de kötüleştirecek. Çünkü bu keyfilik yatırımcıları korkutuyor. Dış politikada da bir dönem yıkılıyor. Türkiye artık bir demokrasi olarak kabul edilemez. Batı Ankara ile ilişkilerini gözden geçirmeli.”
Rant inandırıcılıktan önemli
Frankfurt Allgemine Zeitung (FAZ) gazetesinin yorumu ise şöyle: “Bu Türk usulü demokrasi: İstenilen sonuç alınana kadar seçim yapmak. Bu yöntem Erdoğan’ın partisi AKP parlamentoda çoğunluğu kaybettiği ve seçimlerin yenilenmesiyle seçimleri yeniden kazandığı 2015’te de işe yaramıştı… 31 Mart seçimleri öncesinde AKP’ye yakın çevreler AKP’nin kaybedemeyeceğini ve muhalif CHP’nin kazanamayacağını dile getiriyordu. Bu Yüksek Seçim Kurulu üzerinde baskı yapmış olmalı ki bu acı cümle gerçeğe dönüştü… Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın isteğini yerine getirmemeye kim cüret edebilir ki? Yandaşları açısından önemli bir rüşvet kaynağı olan İstanbul’un geri alınması, inandırıcılığından daha önemli.
Hollanda’da ise üçlü çetenin skandalını ülkenin önde gelen gazetelerinden Volkskrant, De Telegraaf ve AD Gazetesi sayfalarına taşıdı. Gazeteler, seçimin iptali ile birlikte Türkiye’deki seçimlerin artık meşruiyetini yitirdiği şeklinde yorumladı. NRC gazetesi ise “AKP’nin baskısı ile İstanbul yeniden seçime gidecek” başlığıyla verdiği haberde, muhalefetin “boykot ya da umut” ikileminde olduğunu yazdı”
HABER MERKEZİ